Serbest bölgelerde 10 yılda neler oldu

, , Sende yorum yap

Dünya ticaretinin yüzde 25’i serbest bölgelerden gerçeklesi-
yor. Türkiye 10 yil önce büyük ümitlerle serbest bölge kur-
maya basladi.
Serbest.bölgeler, ülke sinirlari içinde bulunan ancak gümrük
sinirin disinda kalan, yani devlet müdahalelerinin asgariye
indigi ticari ve sinai. faaliyetlerin gerçeklestirildigi özel amaçli
uygulama alanlari olarak tanimlanabilir. Serbest bölgeler,
1929 yilinda Avrupa’nin ve Åmerika’nin derdine derman
olabilmisti. Bu yüzden serbest bölge sayisi da o günden bugü-
ne dünyada hizla artip, boyutlarini da genisleterek bugünkü
düzeyine geldi.
Türkiye’de serbest bölgeler yatirimcilara birçok avantaj sag-
larken, aslinda ülke ekonomisinde de farkli bir soluk olmasi
hedeflenmisti.
Ihracata yönelik sanayii desteklemek, yabanci sermayenin
ülkeye girisini tesvik etmek üretimi artirmak ve uluslararasi
pazarlama zincirine girmek, know-how ve yönetim becerisi .
kazanmak, ihracat gelirlerini artirabilmek için üretim ve pa-
zarlama olanaklarini genisletmek, yeni istihdam olanaklari ya-
ratmak ve sahibi ülkelerleki hammadde ve ara maddelerin
kullanimlarini artirmak, teknik becerilere sahip personeli ye-
tistirmek bunlarin basinda geliyordu:
Türkiye’de bugüne kadar 21 serbest bölge kurulusu öngö-
rüldü.
Bunlann 5’i faaliyete geçti.
Bunlar Mersin, Antalya, Ege, Istanbul ve Trabzon serbest
bölgeleri. 1994 yilinda bu bölgetenin toplam iç hacmi sadece
1 milyar 950 milyon dolar.
Bu is hacmi serbest bölgelerden baska ülkelere ihracati gös-
termiyor. Is hacminin yaridan fazlasi; 1 milyar dolarlik bölü-
mü, Türkiye ile yapilan islemlerden kaynaklaniyor. Açik anla-
timiyla bizim serbest bölgelerimiz Türkiye ile is yapiyor. Bir-
çok ülke buna izin vermiyor.
Tayland, Güney Kore, Pakistan, Hindistan, Irlanda gibi pek
çok ülkede serbest bögelerde üretilen mallarin, o ülke sinirlari
içerisinde satisina izin verilmemesi sözkonusu ülkelerin bu ko-
nudaki duyarliliklarini ortaya koyuyor.
Türkiye’de ise mevzuafaki bosluklardan yararlanan firmala-
nn girdi ve üretim maliyetleri düsük faaliyetleriyle iç pazarda
haksiz rekabet sanslari doguyor.
***
Ankara Sanayi Odasi Aylik Yayin Organi ASOMEDYA’nin
mart sayisinda serbest.bölgelerle ilgili güzel bir arastirma ya-
yinlandi. Bu arastirmadan ögrendigimize göre,
Dünyada ihraçatin itici gücü olarak kullanilan serbest bölge-
ler Türkiye’de halen yeterli islevi üstlenememis görünüyor
Yabanci sermayenin yeterince çekilemedigi serbest bölgeler-
de halen 655’e ulasan sirket sayisinin ancak 114’ünün ya-
banci olmasi bunun en önemli kaniti olarak gösteriliyor,
Bunun yani sira ihracatin hedeflendigi serbest bölgenin su-
andâ agirlikli olarak iç pazara yönelik çalismalan da sistemin
aksayan ikinci ayagini olusturuyor.
Serbest Bölgeler Genel Müdürü Kürsad Tüzmen geçtigimiz
günlerde yaptigi açiklamada sunlan söylüyor:
“Istisnasiz hemen her yerden her bölgeden serbest bölge ta-
lebi gelir. Türkiye’nin her tarafini serbest bölge ilan ettiginiz
zaman ekonomiye tam bir katki .saglanabilir mi? Serbest böl-
ge her derde deva bir ilaç degil. Ancak iyi kullanildigi zaman
yararli olur. Simdiye kadar besi faaliyette 12 alanin serbest
bölge olarak ilan edilmesine karsin 51 alan için daha resmi
basvuru yapildi. Biz öncelikle mevcut kapasitelerin daha iyi
kullanilmasini istiyoruz. Mersin halen yüzde 75 kapasite ile
çalisiyor. Antalya yüzde 10’lardan yüzde 60’lara yükseldi. Is-
tanbul’da ise fiziki kapasite dolu. Uzmanlasmaya agirlik ver-
mek istiyoruz. Halen Ege’de elektronik sanayii yogunlasti.
Mersin’de tekstil ve konfeksiyon Antalya’da ise turizm.”
Serbest bölge temsilcileri ise, basari saglanamamasinda su-
çun kendilerinde degil, tam tersi sistemin iyi islememesinde
`oldugunu söylüyorlar. Özetle mevzuatta kendilerine sagla-
nan haklarin, pratikte islerliginin bulunmadigini belirten ilgili-
ler, bu yüzden firmalardan önemli bir kesiminin ruhsatlarinin
iptal edildigini veya edilmesinin istendigini söylüyorlar. Sonuç-
ta serbest bölgeler ne bu bölgelerde faliyet gösteren sirketle-
ri, ne de büyük beklentileri olan ancak bu beklentilerini karsi-
layamayan devleti su asamada mutlu edebiliyor.
***
Biz bazi seyleri “kurunca”, kendiliginden isleyecegini sani-
yoruz. Kurmak baska “isletmek” daha baska sey. Isleteme-
yince veya yanlis isletince, sadece emekler bosa gitmiyor,
ümitler de yok oluyor.
Her sehire, sehirin blr sagina bir soluna serbest bölge kuru-
lunca is bitmiyor…Herseyden önce bu isin yayilmasini durdur-
mak; sonra da bir veya iki serbest bölgeye agirlik vererek bu
bölgelerin ciddi gelisimini saglamak zorunlulugu var.

 

Sende yorum yap