Şeffaf Banka

, , Sende yorum yap

SEFFAF Banka deyimini Günaydin Gazetesi ortaya atti. ifade edilmek istenen, bankalarin üçer aylik aralarla, bir denetim sirketi tarafindan onaylanmis bilançolarini halka açiklamalaridir. Böylece, bankalann gerçek durumlarinin açiklikla iz-lenebilme imkaninin ortaya çikabilecegine inanilmaktadir.
BILINDIGI gibi, bugünkü uygulamada, bankalar yillik hesap durumlarini Bankalar Birligi’nce tesbit edilen esaslara uy-gun sekilde yillik olarak açiklamaktadirlar. Bankalar Birligi Baskanligi görevinin Merkez Bankasi Baskani tarafindan yürütülmesi, Maliye Bakanligi’nin Merkez Bankasi ve Bankalar Birligi ile yakin iliskisi nedeniyle, tesbit edilen bilanço örnekleri, hem Maliye Bakanligi’nin ve hemde Merkez Bankasi’ntn önerileri dogrultusunda düzenlenmektedir. Bankalar Birligi bu standart bilançolarda her kalemin nasil tesbit edilecegini belirlemektedir. Bunun disinda her bankanin yilin muhtelif tarihlerinde Maliye Bakanligi’na ve Merkez Bankasi’na yüzü askin sayida form gönderdigi ve bu formlarda degisik bilgiler verdigi bir gerçektir. Acaba, bankalardan alinan bu formlar ve yil sonlari yayinlanan standart bilançolar, bankalarin gerçek durumunu yansitmakta midir? Bu soruya da olumlu cevap vermek mümkün degildir. Çünkü, bir bankanin yöneticileri iyi niyetli degil ise veya yetenekden yoksun ise, bankanin gerçek durumunun bu standart bilançolara veya formlara yansimamasi mümkündür. Burada akla bir baska soru gelebilir. Acaba bir dis denetim sirketi, bilgi formlarina ve bilançolara geçen rakkamlarin dogrulugunu denetleyebilir mi?
BANKACILIK islemleri çok yaygin ve karmasik islemlerdir. Bir banka 300-500 subede, onbinlerce müsteriye kredi vermektedir. Bu müsterilerin kredilerinin donmus olup olmadigi- mi, her kredi iliskisinin banka için risk getirip getirmedigini, denetim sirketlerinin ve devletin teftis kadrolarinin dosyalara inerek tesbit etmesi çok güçtür. Bu tip denetim ve teftisler daha çok üst düzeyde, merkezlerde biriken bilgilerin degerlendirilmesine dayandirilabilir. Bankacilikta en büyük sorun, müsteri iliskilerinden kaynaklanir. Müsterilerin ödeme gücünü kaybetmesi, kredilerin donmasi karsisinda, “müdebbir” bankanin yapacagi hemen kanuni takibe geçmek, ve süpheli alacak iç in karsilik ayirmaktir. Banka bunu yapmaz, süpheli alacagi ve hatta tahsil kaabilyetini kaybetmis borcu normal bir kredi islemi seklinde’ kayitlarinda canli tutmaya çalisirsa ne olur? Bir yanda, bu donmus alacak için tahakkuk ettirilen faizler bankanin fiktif kârini olusturur. Öte yanda, banka bu fiktif kâr nedeniyle vergiler öder. Maalesef bu örnekler son zamanlarda sik görülmektedir. Bir banka bu tip fiktif kârlara dayali bilançolar hazirlasa ve merkezi denetim örgütü bunlari görmese, her üç ayda bir yayinlanan bilanço ne ölçüde deger tasiyabilir. 1983’lerin sonuna gelirken yukandaki yorumlarin ne anlam tasidigini anlamak daha kolaylasmistir. Bugün mali durumlari bozuldugu için Ziraat Bankasi yönetimine verilen bankalar, geçmis 3 yil içinde çok parlak bilançolar yayinlamislardir. Bu bankalarin yöneticileri tüm banka sistemini klasik ve çag disi bankacilik yapmakla suçlamis, bankalarinin en kârli, en basarili bankalar oldugunu ileri sürmüs, bu iddialarini kanitlayacak ilanlar, bilançolar yayinlamislardir. Bugün Ziraat Bankasi yönetimine geçen bankalann yöneticilerin geçen 3 yil içinde basina yansiyan açiklamalari ve ilanlari hatirlanacak olursa, bu bankalann bugünkü duruma nasil gelebildiklerine hayret etmek gerekir.
BANKALARDA önemli olan, banka yöneticilerinin hazirladiklari herhangi bir bilginin kamu oyuna açiklanmasi degil, bankalarca kamu oyuna açiklanan her bilginin gerçegi yansit-masidir. Bankalarca kamu kuruluslarina verilen bilgilerle kamu oyuna yansiyan bilgilerin gerçegi yansitmasi nasil saglanabilir.Iste önem tasiyan nokta budur. Bankalarin, banka yöneticilerinin gerçek disi bilgi vermelerini önleyecek tedbirlerin alinmasi, bankalarda güvenirligin saglanmasinin temel noktasidir.

 

Sende yorum yap