Seçim ve geçim

, , Sende yorum yap

Istanbul’da veya Ankara’da yasa-
yanlar, medya, kamuda çalisanlar,
büyük kuruluslar, borsa, para ile ug-
rasanlar, aylardir rejim sorunu ile
yatiyor, MGK toplantisi tarihi ile kal-
kiyor, hükümetin dagilmasini bekli-
yor…
Felaket gelecek de, ne zaman ge-
lecek? Bu is böyle gitmez de, ne za-
man biter? .
Bu istikrarsizlikta hiç bir sey yapil-
maz…
Gerçekten de dis dünya bekleme-
ye girmis. Yabanci sermaye gelmi-
yor. Yerli ve yabançi sermaye eko-
nomik ölçekli projeleri gerçeklestir-
miyor. Para yatirima gitmiyor.
Ülkenin ekonomik ve sosyal yapi-
sini güçlendirecek ciddi konular gün-
deme alinamiyor. Terör konusuna,
enflasyona kimse el atamiyor.
Dis iliskiler giderek bozuluyor.
Ama buna ragmen Türkiye’de ha-
yat sürüp gidiyor.
Nasil gidiyor?
***
Bayram tatilinde birkaç küçük yer-
lesim bölgesinde hayati yasadim.
Köylü kahvelerinde çay içtim. Köfte-
cilerde piyaz yedim. Pansiyoncularla
konustum.
Istanbul ve Ankara’dan tamamen
farkli bir dünya var… Anadolu insa-.
ni gazetelerin bas sayfasini, TV ka-
nallarinin haber programlarini izle-
miyor. Rejim sorunu, bes arti üç yil-
lik egitim, MGK toplantilari, hükü-
metin dagilip dagilmayacagi konu-
sulmuyor.
Konusulan, arsa emlak fiyatlari,
hayvan fiyati, bugday fiyati; havala-
rin durumu.
Çok ilginç, Anadolu insani enflas-
yonu, fakirligi, issizligi de konusmu-
yor. Bunlara alismis. Bunlari olagan
görüyor. Bu konulara ilgi duymuyor.
Türkiye’de insanlar iki gruba ayril-
mis.
– Ankara ve Istanbul’da “entelektü-
el masturbasyon”la vakit öldüren-
ler… Hükümet kurup, hükümet bo-
zanlar… Askeri getirip demokrasiyi
götüren, sonra askeri gönderip kur-
tulus türküsü çagiranlar… Laikler;
seriatçilar… Sariklilar, hacilar, hoca-
lar…
– Ankara ve Istanbul disindaki
halkta (Allaha sükürler olsun ki….)
böyle birsey yok. Bu konularla ilgi-
lenmiyorlar bile. Anadolu halki hem
Müslüman; hem Atatürkçü… Ana-
dolu’da dini siyasete alet eden, Ata-
türk’ün adini, belli yerlere ulasmak
için bayrak eden yok. Sokaklarda
sarikla gezenler Istanbul’da ve An-
kara’da.
***
Bu anlattiklarimin iyi tarafi da var,
kötü tarafi da…
Türkiye’de politikaci, entelektüel,
medya halktan kopuyor. Halkin
nabzini tutamiyor. Halkin tercümani
olamiyor. Bambaska bir dünyada
yasiyor.
Halkin dünyasi farkli. Halk geçim
pesinde… Bunun yolunu buluyor.
Aksi halde yasam sansi yok. Ama
sahipsiz kalan halkin da yapabilece-
gi sinirli. Yatirim ve üretim gücünün
bir siniri var. Halk, kendi altyapisini
kuramaz, adalet, saglik, egitim siste-
mini, isletemez. Devletin bu konular-
daki eksikliklerini dengeleyemez.
Burada sorun, politikacinin, ente-
lektüelin ve medyanin birlikte halk-
tan kopmasinda. Bunlardan biri hal-
kin durumunu görse, anlasa, halkin.
tercümani olsa, yanlis dünyalarda
yasayip, yanlis oyunlar pesinde ko-
sanlari uyarabilecek… Ama halk bir
yanda kalmis, digerleri yapay bir
dünyada yasar hale gelmis.
Bunlari sunun için yaziyorum. Bu
durumda bu ülke nasil batmiyor diye
arada sirada konusuluyor ya… Bu
durum, Istanbul’daki, Ankara’daki
durum.
Anadolu’daki durum farkli.
Anadolu insaninin konulari farkli.
Ilgi alanlari farkli. Yasami farkli. Ve
Anadolu insani yasamini sürdür-
mek, daha iyi yasam sartlarina ulas-
mak için üretmenin gerekli oldugu-
nu biliyor. Bunun için bos durmu-
yor. Iste ekonomi de böyle yürüyor.

 

Sende yorum yap