Sanayi üretiminde aşağıya iniş ciddi boyuta ulaştı

, , Sende yorum yap

Enflasyonu kontrol altina almak için frene basildiginda talebin düsmesi dogaldir. Ekonomide faaliyetlerin yavaslamasi dogaldir. Birtakim mali müesseselerle sinai ve ticari müesseselerin sarsinti geçirmesi dogaldir.
Ama bunun bir süresi ve bir de siniri vardir.
Simdi Türkiye’de olan biten, sinirsiz ve süresiz bir asagiya inis trendine girilmesidir.
Istikrar tedbirlerinin uygulanmasina, enflasyonun asagiya inis egiliminin sürekli kilinmasina kimsenin itirazi yok.
Ama, enflasyon ne zaman asagiya inecek? Ne zamana kadar ve hangi sinira kadar bu daralma sürecek?
Daralma yapisal bir degisime mi, yoksa yapisal bir “yikim”a mi yol açacak?
Ortada bir gerçek var: Yeni yatirim yapilmiyor. Mevcut kapasitesinin kullanimi giderek düsüyor. Yenileme ve modernizasyon harcamalarinin bile yapilamamasi ve eksik kapasite kullanimi nedeniyle mevcut tesisler kalite ve fiyat rekabeti gücünü yitiriyor.
DIE, 1999 yili Subat ayi sanayi üretim endeksini açikladi. 1992 yili 100 esasina göre izlenen imalat sanayii üretimi ocak ayinda 99.5 olarak gerçeklesmisti. Subat ayinda 103.1 olmustu. Demek ki, sanayi üretimi 1992 yilindaki (7 yil önceki) düzeyde seyrediyor. Geçen yilin ayni ayina göre subatta imalat sanayii üretiminde yüzde 5.0 gerileme var.
Üretimdeki düsme, fakirlesme demektir. Yatirimdaki düsme ülkenin gelecek yillarindaki refahin unutulmasi demektir. Issizlik demektir. Bugün Türkiye’de bunlar oluyor. Ama kimse bunlarla ilgilenmiyor. Bunlarin önemini göremiyor. Bunlari kimse tartismiyor.
Üretemeyen, tersine giderek fakirlesen bir ülkede hiçbir sey iyilesemez. Hukuk islemez. Hastahane islemez. Hapishane ise yaramaz. Terör azalmaz, artar. Istikrardan söz edilemez. Can güvenligi, mal güvenligi kalmaz.
Ekmek bulamayan, isi olmayan insanlar birbirini yer. Yemeye basladi bile.
Belki insanlarimiz “bana dokunmayan yilan bin yasasin” veya “gemisini kurtaran kaptan” veya “ben kendi isine bakarim” felsefesine kapilmis, bu nedenle seslerini çikarmiyor… Ama dibe giden bir ülkede kimsenin huzur içinde, varlik içinde yasama sansi olamayacagi da bir gerçek.

 

Sende yorum yap