Sanayi gelişme ve ihracat teşviksiz olur mu?

, , Sende yorum yap

Sakip Sabanci 8 Mart 1985 Cuma günü Ankara’da Orta Do gu Teknik Üniversitesi Konferans salonunda ögrenciler için bir konusma yapti. Büyük bir ilgi gören konusmasinda Sakip Sabanci. Türkiye’de sanayiinin ve ihracatin gelismesinde “ye tismis insan gücünün” önemini vurguladi. Egitim yetersizligi ne deniyle ülkenin sorunlarini degerlendiremeyenlerin davranis larina örnek vermek için sunlari söyledi: “Tesvik demek, Ha zinenin kaynaklarini ona, buna dagitmak demektir. Tesvikler le zengin, daha fazla zengin edilmektedir.. Bunun için bütün tesvikler kaldirilmalidir. Bir takim kimseler ortaya çikip bu laf lari söylüyor.. Arkasindan bir de bakiyorsunuz, Türkiye’ye gelen yabancilar, IMF. Dünya Bankasi OECD uzmanlari da bütün tesviklerin kaldirilmasini istiyor… Amerikaya tesvikleri kaldi racagiz diye söz veriyoruz. Sonra GATT Anlasmasini imzali yoruz.. Öyle bir havaya kapiliyoruz ki, bütüntesviklerkalkarsa hersey düzelecek… Serin kanlilikla düsünmek gerekir. Eger tes vikler olmasa idi. biz bu sanayii kurabilir, 50 milyon insani bes liyebilirmi idik? Sadece 50 milyon insani beslemekle kalmayip ihracatta bu kadar yol alabilirini idik? Birakin sanayilesmeyi tes vik olmadan tarim ürününü, mercimegi, nohutu dünya paza rinda satabilirmi idik? Kötü olan sanayinin ihracatin tesviki de gildir. Kötü olan tesviklerin yanlis kullanilmasi, hayali ihracat ve benzen sekillerde Devlet Hazinesinin soyulmaya kalkmasi dir…”
Sabancfnin bu konusmasini gerçek anlamiyla ayakta bile duracak yer kalmamis salonu dolduran besyüzü askin dinleyici, gazeteci izledi. Fakat ertesi gün, bazi basin organlari bu konusmanin sadece bir cümlesini (basini ve sonunu keserek) manset yapti: “Tesvikler zengini, daha fazla zengin yapmaktadir”.. Ve, madem ki, Sabanci bile, “Tesvikler aleyhine konusmustur, tesvikler kaldirilmalidir…” çizgisinde bir kamu oyu olusturulmaya basladi.
Sorumluluk sahibi her Türk, kaç yilda, nereden nereye gelindigini hatirlamak zorundadir. Ekonomik ve sosyal gelisme, en iyi yönde, en iyi ölçüde olmamistir. Ama son 35 yilda Türkiye’de çok sey olmustur. Türkiye’de bugün mevcut özel sektör sanayii 1960’li yillardan bu yana uygulanan tesvik tedbirleriyle filizlenmis, büyümüstür, Tesvik tedbirleriyle filizlenen ve büyüyen sanayidirki eskiden ithal edilen hemen her sanayi ürününü Türkiye’de yapar hale gelmistir. Sanayi ürünlerinin bir çogunun kalitesi yetersiz, fiyatlari dünya fiyatlarinin üzerindedir. Belli gümrük tedbirleriyle sanayi himaye edilmektedir ama, eger bunlar olmasa idi, Türkiye’de sanayilesme “bir ucundan” baslayabilir mi idi?
Tngiltere’de Kay Mekigi 1733 yilinda kullanilmaya baslandi. iBüharli iplik ve dokuma tezgahlari 1780-1785 yillarinda üretime geçti. Dünya pazarini 200 yil boyunca elinde tutan ingiltere’nin yaninda Türkiye’nin 1950’li yillarda 15 bin 20 bin iglik iplik fabrikalarindan baslayarak, 1965’lerde 100 bin iglik iplik fabrikalari kurabilmesi, dokudugu ham bezi üzerine renk basilsin diye italya’ya gönderip getirdikten sonra kumas ihraç eder hale gelebilmesi, kendi kendine mi olmustur?
Philips’in Belçika’daki renkli TV fabrikasi yilda 4 milyon adet TV alicisi üretir. Türkiye’de, Türk sermayesiyle ortak tesisi ise geçen yil 70 bin renkli TV alicisi üretmistir. Renkli TV alicisi ithalatinin belli bir koruma ile serbest birakilmasina ragmen Türkiye’deki tesisin ürettigi TV alicisi kalite ve fiyat bakimindan, yillarca önce kurulmus ve kapasitesi 50 kat büyük tesisin ürettigi elektronik ürünle benzer düzeye erisebilmis ise bu Türkiye’de bir sanayi hareketinin oldugunun isaretidir.
Bir konuda açiklik gerekir:
-Her ülke sanayiini tesvik etmektedir.
-Her ülke ihracatini tesvik etmektedir.
Önemli olan en uygun tesvik tedbirlerinin seçimi ve bu sistemin kötü kullaniminin önlenmesidir.
Yillardir dünya pazarlarinda mallarini tanitmis, pazarlama ör gütlerini kurmus devler yaninda Türkiye’nin ihracat yapabilmesi için ya’ satacagi malin fiyati daha ucuz olacak, ya da kalitesi daha iyi olacaktir. Genç bir sanayi ülkesinde kurulan küçük ölçekli tecrübesiz sanayi kuruluslarinin bu nitelikte mallarda dün ya pazarina çikabilmesi kolaymidir?

 

Sende yorum yap