Şan Tiyatrosunu kim yaktı?

, , Sende yorum yap

San Tiyatrosu’nun elektrik tesisatinin eskiliginden, projektörle- rin bilinçsizce yerlestirilmesinden, yanmasina imkan yoktur. San Tiyatrocunu “sagcilar yakmistir”.
Atatürk Kültür Merkezi yöneticilerin ihmalinden yanamazdi. Onu da ‘solcular yakti”
Savarona gemisini, sandal ile gizlice yaklasip, içeriye gazli bez atan “civarin serserileri” yakmisti.
Denizcilik Bankasinin yanan, batan koca koca gemilerini hep anarsistler yakti, batirdi.
Trenleri çarpismasina, isaret lambalarini bozan çobanlar sebep oluyor.
Fabrika yanginlarinin ardinda kötü niyetli isçiler var.
Türkiye’nin hizla gelismesini ne Dogulular, ne Bataklar istiyor. Gelismemizi engelliyorlar. Yoksa biz “dünyaya duman attiririz”.
ihracatimizi, bizim ihracatimizin artisindan korkan Bataklar engelliyor.
Hayali ihracat, vergi kaçakçiligi gibi seyler, özel sektör düsmanlarinin abartmasidir.
Sanayinin kalitesiz mal ürettigi söylentilerini çikaranlar, ihracatimizi sabote etmek isteyenlerdir.
Radyasyondan söz edenler, Türkiye’nin tarim ürünleri ihracatindaki gelismeyi kiskanan kötü niyetlilerdir.
Türkiye’de firmalari bankalar batiriyor. Bankalari batiranlar ise, banka sahibi olamamanin kiskançligindan dedikodu yapan isadamlari. Yoksa, bankalarimizin hepsi saglamdir.
Türkiye’ye yabanci sermaye, muhalif partilerin, saga olmayan yazarlann tehditlerinden korktugu için gelmiyor.
Bati bizi “müslüman oldugumuz” için sevmiyor. Müslüman ülkeler.bize “Batili oldugumuz için düsman”
Yollarin bozuklugu, Belediye’nin çok is yapmasindan. Trafik sikisikligi, herkesin otomobil almasindan.
Elektrikli aletler halk alet kullanmasini bilmediginden sik sik bozuluyor.
Yerli otomobillerin kalite sorunu, yan sanayinin beceriksizligin-den.
önüne bakmayan adam tabii ki sokakta açilan çukura düger.
Anlasilacagi gibi, Türkiye’de hersey gerçek sorumlularin kontrolü disinda olup bitmektedir.
Hiç kimse “kabahati” evinin içinde aramamakta, kabahat hemen bir baskasina atilmaktadir.
Bir binanin yanmasindan, o binanin korunmasindan, güvenliginden sorumlu olanlarin hiç mi kabahati yoktur ki, “mutlaka sabotajdir” diye kesin hüküm verilmektedir.
Türkiye’de sinemalar, lokantalar, oteller, gece kulüpleri atölyeler, fabrikalar, hergün yeni bir elektrikli aleti alip, fisini prize geçirmektedir.
Elli yil, yirmi yil, on yil önceki elektrik tüketimi dikkate alinarak yapilan tesisatlar, devamli gelisen teknolojiyle elektrik kullanim gücü artan aletlerin yokunu kaldiramamaktadir.
Acaba bu gibi yerlerde, sorumlular belli devrelerle yangin ihtimalini artiran tehlikeleri kontrol ettirmekte midirler?
Her ciddi olaya mutlaka bir “sabotaj” gerekçesi bulmak olagan hale geldiginden, yanginlarin gerçek nedeni ve yanginlara ne tip ihmallerin neden oldugu gözden kaçmaktadir.
Türkiye’de bunun içindir ki, her kösede, hergün bir yangin çikmaktadir. Yanginlar sürüp gitmektedir. ‘ Ekonomide yangin vardir. Politik hayatda yangin vardir. Sosyal hayatda yangin vardir.
Enflasyon yangini neden çikti, nasil sönecek, ne zanan sönecek, bunun sorumlusu kimdir?
Yatirimlarin yapilmamasina istihdamin gelismemesine neden olan yangini kim baslatmistir? Kim sürdürmektedir? Yok mudur bu yanginlarin sorumlulari?

 

Sende yorum yap