Sabancı Üniversitesi

, , Sende yorum yap

Vaksa (Sabanci Vakfi) çatisi altinda yurdun degisik yörelerinde okullar, ögrenci yurtlari, kütüphaneler, kültür merkezlerinin yapimini sürdüren Sakip Sabanci, vakif imkanlariyla daha büyük, daha kalici bir eser arayisina girmisti. Yurtdisindaki gezilerinde Harvard’i görüp etkilenen Sakip Sabanci, Harvard benzen bir üniversitenin Türkiye’de kurulmasini hayal ediyordu. Prof. Dr. Ihsan Dogramaci’nin Ankara’da ortaya çikardigi Hacettepe Üniversitesi deneyimine dayali olarak vakif statüsü ile gerçeklestirdigi Bilkent Üniversitesi’nden etkileniyordu.
Bir “Sabanci Üniversitesi” kurmanin hayalden gerçege dönüstürülebilecegine inanmaya basladi.
28 Temmuz 1984 Cumartesi günü ihsan Dogramaci’yi Emirgan’daki Atli Köskü’ne davet etti. Prof. Dr. Memduh Yasa ile Güngör Uras’in da katildigi toplantida Sakip Sabanci üniversite kurma fikrini benimsedi.
Sakip Sabanci’nin üniversite kurma niyeti kardeslerince de kabul gördü. Ihsan Dogramaci’nin yardimi ile fizibilite etüdleri yapildi. Kanuni çerçevenin hazirliklarina baslandi.
Kanundaki kisitlamalar, isin boyutu, heyecani söndürür gibi oldu. Ama Sakip Sabanci da ve Sabancı ailesinde üniversite kurma arzusu ölmedi. Tersine yavas yavas güçlendi.
Vaksa Baskani olarak rahmetli Haci Sabanci konuya sahip çikti. Güler Sabanci’nin böyle bir isin sorumlulugunu üstlenebilecegine güvenildi.
Sakip Sabanci’nin Atli Kösk’te yaptigi ilk toplantidan tam 10 yil sonra 1994 Temmuz ayinda Sabanci Holding Yönetim Kurulu “Küresellesme çaginin insan gereksinimlerini karsilamaya yönelik bir üniversitenin kurulmasi”ni kararlastirdi.
Üniversitenin kurulus ve isletme masraftan Sabanci ailesi ve Sabanci kuruluslari tarafindan karsilanacakti.
Yirmiyi askin ülkeden elliyi askin bilim adaminin insani, arastirmaci, ögrenci, aydin ve isadaminin katilmasiyla 1995 Agustos ayinda yapilan toplantilarda üniversitenin felsefesi, ögretim ilkeleri, ögretim plani tartisildi. Belirlendi. Daha sonra komiteler bu fikirleri uygulamaya dönük hale getirdi.
Ortaya konulan model çerçevesinde bir üniversite kampusunun çizimi isi, bu konuda deneyimli bir Amerikan firmasina verildi.
Amerikan firmasinin belirledigi ana çizgilere uygun biçimde detaylan-dirilan projelere dayali olarak 1997 Temmuz ayinin 31’inde temel atildi. Temel atildigi gün üniversitenin yönetimi olusturuldu. Rektörlüge Prof. Dr. Ugur Terzioglu getirildi.
Binalarin yapimi sürerken ögretim kadrolari tamamlandi. Ögretim programlan ve dokümanlari hazirlandi. Kütüphane kuruldu.
Bütün bu hazirliklar Karaköy’de iletisim merkezi haline dönüstürülen Minerva Han’da gerçeklestirildi.
Tesisler, 2001 Nisan ayinda tamamlanacak. Ilk asamada tamamlanan 7 binada ögretime baslanildi. Bu yil seçme sinavinda Sabanci Üni-versitesi’ni tercih eden 300 ögrenci kampusta egitim görüyor. Yatakhanelerde yatiyor, yemekhanelerde yemek yiyor. Dershanelerde okuyor. Kütüphaneden yararlaniyor. Idare binalannda 82 ögretim görevlisi ögrenciler için çaba gösteriyor.
Bu yatirim için Sabanci ailesi ve toplulugu 170 milyon dolar harcayacak. Fakat üniversite ayni kaynaktan her yil saglanacak 25 milyon dolarlik destek ile yasayacak.
20 Ekim 1999 tarihinde üniversitenin açilis törenine katilanlar, kisa sürede yapilanlan ve yapilan isin kalitesini görüp etkilendiler. Sabanci Üniversitesi kampusu, binalari Ue, yesillikleri ile, gölü ile, yan tesisleri ile gezilmesi, görülmesi gereken bir tesistir.
Türkiye’de kisa sürede gönül verince nelerin ne kalitede yapilabilecegini görmek için kampusu gezmek gerekir.
Ancak unutulmasin ki 170 milyon dola imkani bulanrherkesin iki yil içinde ayni hizda ve ayni kalitede benzer bir tesisi ortaya koymalari o
kadar kolay degil. Çünkü, bu islerde paranini ‘ötesindeinsan faktörü, uzmanlik çok önemli.
Sabanci Toplulugu’nun Cem Aydemir yönetimindeki insaat bölümünün ilgisi, üniversite santiyesi sefi Sükrü Dökücü ve ekibinin çabalan ve Koray Insaat firmasinin deneyimleri ve gücü bu eserin kisa sürede ve kaliteli biçimde ortaya acikmasini sagladi.
Gönül ister ki, haftanin belli günleri üniversite kampusu isteyenlerin ziyaretine açik tutulsun. Ilgilenenler grup halinde ve rehber refakatinde kampusu gezebilsin. Örnek olarak görsün. Bu güzelliklerden çok kimse ders çikarsin.
Sabana Üniversitesi’nin kabugu çok güzel oldu. Simdi önemli olan bu kabugun içini doldurabilmek. Içi de çagdas bir egitim kurumu olarak gelistirildiginde, bu eser Sabanci ailesinin Türkiye’ye en büyük armagani olacak.
Yakinda Koç ailesinin çabalanyla tamamlanmakta olan Koç Üniversitesi’nin kampusunu da görecegiz. Mutlaka o kampus da Sabanci Üniversitesi kampusu çizgisinde olacak.
Batida bu tip çabalar yüz yil, iki yüz yil önce baslamis. Bizde yeni basliyor. Ama bizim bir avantajimiz Bah’daki deneyimden yararlanmak. Bu tip eserleri ortaya çikaranlardan Allah razi olsun.
Sabanci Üniversitesi Kampusu’nda neler var?
Toplam arazi…………………………………………………………………….:1.360.000 metrekare
Kapali insaat alani……………………………………………………………….:145.000 metrekare
Yesil alan:………………………………………………………………………….20.000 metrekare
Göl………………………………………………………………………….:50.000 metrekare
Amfi-tiyatro…………………………………………………………………………….:3500kisi
Kültür ve Konferans Merkezi……………………………………………………..:5048 metrekare
Stadyum…………………………………………………………………………………..:3000kisi
Yurtlar……………………………………………………………………,…………….1500 ögrenci
Yönetici Gelistirme Merkezi………………………………………………………………….:50 yatak
Kapali Spor Salonu………………………………………………………………………..:1200 kisi
Kafeterya…………………………………………………………………………………..:900kisi
Bilgisayar baglanti noktasi……………………………………………………………………:6751
Intemet baglanti hizi………………………..,…………………………………………..:1.5Mb/sn.
Laboratuvar adedi……………………………………………………………….:100’ün üzerinde
Her ögrenciye dizüstü bilgisayar, açik spor alanlari, merkezi isletme ve enerji merkezi, uydu baglantisi, alisveris merkezi, banka, kulüpler, kafe…

 

Sende yorum yap