Reklamcılıkda yeni gelişmeler

, , Sende yorum yap

Talep, gökten zembille iner gibi artmaz. Batili üretici, malina müsteri gelmesini beklemez. Talep yaratmak için sürekli çaba gösterir… Birçok sektör satis zorluklari yüzünden bir yandan üretimini düsük kapasite ile sürdürmeye çalisirken, öte yandan satislarin artmasini beklemektedir… Bankalar disinda diger sektörlerimizin çogu, Bati’nin aksine reklamdan, yâni iletisimin gücünden, iletisimin olanaklarindan maalesef, tam anlamiyla yararlanamiyorlar… Talebi yaratmak ayri bir yatirim konusudur. Gayret gerektirir. Maddi, manevi ter dökmek gerektirir.” Bu satirlar, MAN Ajans’in Türkiye’deki reklam harcamalariyla ilgili olarak on yildir araliksiz yayinladigi raporlarin sonuncusunda yer alan görüslerin özetidir. Raporda 1982 yili için bir degerlendirmeye ve 1983 yili için bir tahmine de yer verilmistir: “Elde edilen rakamsal ilerlemelere ragmen, reklam sektörü 1982 yilini ciddi bir bunalim içerisinde geçirmistir. Ilk aylarin gelismelerine bakarak 1983’ün tümüyle bu çizgide sürecegini söylemek karamsarlik olur. Ekonomimizin özünde yatan potansiyelin ve is dünyamizdaki dinamizmin bu tabloyu degistirecegi inancindayiz.”
MAN Ajans ‘ m 1982 yili Reklam Harcamalari isimli yayininda sergilenen bu tahmin dogru çikmistir. 1983 Yilinda hem reklam harcamalarinda bir artis görülmüs, hem de Türk reklamciligina yeni bir boyut gelmis, reklamin önemini vurgulayan ciddi bir örnek ortaya konulmustur. Reklam politikaya girmis, reklamin seçim sonuçlarini etkileyecek kadar güçlü bir araç oldugu inanci yayilmistir.
1983 Yilinin ilk üç ayinda reklam harcamalari geçen yila göre gerileme göstermis fakat daha sonraki aylarda bu gerilemeyi de telafi eden hizli bir gelisme ortaya çikmistir. Hürriyet, Günes, Günaydin, Tercüman, Milliyet, Cumhuriyet, Yeni Asir ve Dünya gazetelerinin 1983 yilinin ilk 8 ayinda reklamlar için 3 milyon 72 bin sütun/cm ayirdiklari tesbit edilmistir. Bu, geçen yilin ayni dönemine göre % 27.8 lik bir artisi ifade etmektedir. Agustos ayindan sonra gazetelerdeki normal reklamlar yaninda Türk pazari için yeni bir ürünün reklami yer almaya baslamistir: Partilerin ve politikacilarin reklami.
Partilerin ve politikacilarin reklam ajanslari araciligiyle halka takdimi Türkiye için yeni bir konudur. Ancak tekrarda yarar vardir ki, reklam ajanslarinin bu konudaki basarisi, sadece politika pazarina yerlesmelerine neden olmamis, daha önemlisi Türkiye’de reklam’in önemi, reklam ajanslarinin basarili olmasi halinde, kisa sürede yogun kampanyalarla talep yaratma imkaninin bulundugunu ortaya koymus, halkda reklam bilincinin gelismesine yardim etmistir.
ABD’nde politikacilarin seçim kampanyalarinda reklam firmalariyla yakin çalismalari, reklam firmalarinin Amerikan toplumunda “imaj” yaratmadaki etkinligi bilinmektedir. Türkiye’de bir çok konuda oldugu gibi reklam konusunda da, Bati’-daki örneklerin aktarilmasinda ortaya konulan ilk engel “ülkenin kendine özgü sartlari oldugu, disardaki örneklerin uygulanmasinin imkansizligi” gerekçesidir. 1983 Seçim döneminde uygulanan reklam kampanyalari, Bati’daki olumlu örneklerin Türkiye’de uygulanmasinin herzaman mümkün olabilecegini göstermistir. Seçim dönemi reklam kampanyalarinin ortaya koydugu bir baska gerçek, kisa süredede olsa, iyi hazirlanmis, gazete ve televizyonu birlikte düsünen paket reklam programlarinin tanitim yönünden basan sansinin yüksekligidir. Konunun tabii ki gazete ve televizyona yansiyan yönü disinda bir de mutfak kismi vardir. Reklam programlarinin basarisinda, öncelikle müsterinin reklam ajansina tam güveni, neyin nasil yapilacagi hakkinda talimat verecek yerde, ajansin programlarina tam olarak uymayi kabul etmesi, buna karsi ajansin bir bütünlük içinde, ciddi olarak sorumlulugun bilincinde konuya sahip çikmasi, son örneklerde açik sekilde sergilenmistir.

 

Sende yorum yap