“Profesör” ile “Pirefesür”

, , Sende yorum yap

“Günlük, yasamin dar boyutlu, yüzeysel sorunlari arasinda, ki mi zaman gerçek bilimin, gerçek sanatin, gerçek düsünürlügün ne •oldugunu unutur oluyor kisi. Çok sey beklemeyen bir çevrede, bi lim, sanat, düsün fidanlari da kavruk oluyor. Daha önemlisi, böyle alanlarda ugrastiklari için kendilerini “ayricalikli” ya da “üstün” sayanlar, bu kayruklugu görmezlikten geliyorlar .kolayca. Yetinive riyorlar, neyse o kadarcikla!
Azla yetinen bir ortamda, azdan biraz çogu, çok sayilirsa ne de nir? Ama birden, bu alaca karanlikta güçlü isik gibi, bir-iki adam çikiveriyor karsimiza. Gözleri kamasiyor, gözleri gerçeklere açik olanin. Kimden oldugunu kestirmese de, özür dilemek geliyor için den. ”
Profesör Seha L. Mcray, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fa kültesinde bir çok gencin yetismesinde büyük katkisi olan bir ilim adamiydi. Genç yasta öldü. Ölümünden önceki yill?’^» ^”mhuriyet Gazetesinde yayinlanmis yazilarinin bir kismi “Su Baslarini Devlet Tutmus” (Çagdas Yayinlari, istanbul Mayis 1977) isimli kitapda top lanmisti. Prof. Seha L. Meray 11 Agustos 1976 tarihinde yayinlanan “Profesör ile Pirefesür” baslikli yazisina, yukaridaki paragraf ile basli yor.
Yazi, 4acgues Monod isimli bir Fransiz bilim adaminin ölümü nede niyle yazilmis. Monod 1910 yilinda Cannes’de doguyor. Sanatkar bir ailenin oglu. Viyolensel çaliyor. ABD’de moleküler- biyoloji dalinda çalisirken viyolensel konserlerine de devam ediyor, ölümüne dek, bir yayli sazlar üçlüsünün üyeligini sürdürüyor. Ama, Fransiz Komü nist Partisi üyeliginde nçabuk ayriliyor. 1965 Yilinda Nobel Tip ve Bi yoloji Ödülünü paylasiyor. Sorbonne’un, Pasteur Enstitüsünün yö netiminde bulunuyor.
Çocuk felci geçirdiginden askerlik yapamiyan Monod, Danvin fel sefesini babasindan ögreniyor. Bir düzeyden sonra bilimin felse fesiz olamayacagini anladigindan, felsefe yapmaya basliyor. Dünya dil lerine çevrilen yapiti (Rastlandi ve Zorunluluk-La Hasard et la Neces setie) isimli kitabi 1971 yilinda yayinlaniyor. Bu kitabin önsözünde Mo nod sunlari söylüyor: , . .
“Bugün bilim adamlarina, her zamankinden çok, kendi bilim dallarini—yalniz teknik bakimdan önemli bilgilerle degil, ayni za manda insancil açidan anlamli saydiklari düsüncelerle de— daha da zenginlestirmek için, çagdas kültürün bütünü içinde düsünmek öde “i düsmektedir.”
Prof. Seha L. Meray’in Monod ile ilgili makalesi söyle devam edip, nihayete eriyor:
“Askerlikten bagisik olsa da saldirganlara karsi savasa gönüllü ka tilan madalyalar alan; orkestra yönetecek düzeyde bir sanatçi olsa da, bilimsel arastirmaciligi seçen; laboratuvar çalismalari kendisine Nobel ödülü’nü kazandiracak degerde olsa da, sosyal ve siyasal so runlarla, bu sorunlarin —bizdeki kimi sagcilarin akillarina bile getiremeyecekleri— en göze alinmazlarini dile getiren, savunan sol cu düsünce akimlarini benimsemekle Marxsizmi yer yer elestirmeyi kendisiyle tutarlilik sayan JacgueS Monod, baskalarinin dösedigi hazir raylarda gidip-gelme kolayciligi yerine, özgün düsünceden ödün ver meyi sayginligina yakistiramayan, çagdas bir düsünür. Görüsleri pay lasilsin yada paylasilmasin, elestirilsin ya da begenilsin, öldügünde dünya bilim, düsünçevrelerindeövgü ve hayranlik sesleriyle anilir Mo nod.
Bu çapta kisilerden söz edilince, hep o hastaneye kaldirilan adam gelir aklima. Görmeye gelen dostlar, “Ne oldu sana? “diye sormus lar. Anlatmis: “Bende pek anlayamadim dogrusu. Benim külüstür bir otomobilim var; saatte zar zor 30 kilometre yapar. Onunla gidi yordum; birden yanimdan ISO kilometre hizla bir spor araba geçti. Benimki durdu sandim; indim.”
Bilim, sanat, düsün, politika kagnilarinda, tekerleklerin çikardigi iniltili seslere avunanlari, üstelik bu gidisleriyle böbürlenenleri; çag das düsüncelere vakit vakit karsi çikan bir avuç “unvan aydinlari’ ‘ni; her ileri atilisi kösteklemeyi marifet bilen, aydinliktan ürken ki mi okumustan; günün siyasal güçlerine “ulufe” çanaklarini nasil uza ” idcâklarini, toplumun’ mutlulugundan daha çok düsünen o bilir ge çinenleri gördükçe, duydukça, okudukça, o sözleri animsarim. Kim soylernisse söylemis, böyleterini yermek için: “Bizim halk, sözcük lere gerçek anlamlarina yarasir sesler verir. Örnegin, “otobüs” de mez o koskdca-çok yolcu çok yük alan tasit azmanina, agiz dolusu otobosss” der. Oysa, “profesör” demez de çogu zaman, “pirefe sür” der, önemsiz bir sözcükmüsçesine.”
Yalniz üniversite çevrelerinde degil, sanat, bilim, düsün yazin dün yasinda, devlet adamligi, politika, yöneticilik, özel girisim, sendika cilik, spor alanlarinda, unvanlari olsun ya da olmasin, o genis anla minda gerçek “Profesör” olmak da var, o yergili yargiyi hakli çi kartacgk “pirefesür” olmak da Yaramiz varsa, gocunalim bir an önce. Belki bir ise yarar.
(Bu sütunu yazanin açiklamasi: Seha L. Meray, “Profesör” idi. Fa kat hiç bir yazisinda “Profesör” unvanini kullanmamaya özen göste rirdi. Genç yasta ölünce vasiyeti geregi Marmaris’de Armutalan Kö yünde satin aldigi ve üzerinde küçük bir ev yaptirmak için para birik tirmeye çalistigi arsaya gömüldü. Cenaze törenine Marmaris’in yerli lerinin çoga katildi. Allah rahmetini eksik etmesin..:)

 

Sende yorum yap