Prof. Aysan’ın mektubu

, , Sende yorum yap

Prof. Dr. Mustafa Aysan Istanbul Üniversitesi Isletme Fa kültesi ögretim üyelerindendir. Iki ihtisas konusu yar dir (Atatürkçülük ve Iktisadi Devlet Tesekkülleri). 1980 Ön cesi dönemde Iktisadi Devlet Tesekkülleri konusundaki ça lismalari nedeniyle degisik zamanlarda reorganizasyon ça lismalarina katilmis, reorganizasyon komitelerinde görev al mistir. Atatürkçülük konusundaki yayinlari ise. 1980 son rasi yönetimin dikkatini çektiginden önce Atatürkçü bir ög retim üyesi olarak Danisma Meclisi’ne üye seçilmis, sonra da Iktisadi Devlet Tesekküllerini, bilen bir Danisma Meclisi Üyesi olarak Bakanlar Kurulunda görevlendirilmistir. Ikti sadi Devlet Tesekkülleri ile ilgili bir çok degisiklik Prof. Ay san’m Bakanlar Kurulunda bulundugu dönemde yapilmis, fakat ne yazik ki, bu degisiklikler, yillardir Prof. Aysan’m savundugu çizgide olmamistir. O günlerde Prof. Aysan’m, “reorganizasyon çalismalari benim katkim ve bilgim disin da yapiliyor” seklinde yakinmalarinin çikmasindan sonra Bakanlar Kurulundan istifa edecegi sanilmis ise de, böyle bir sey olmamistir. Bakanlar Kurulundaki görevi bitince Prof. Aysan Üniversite’ye dönmüs, eskisi gibi Atatürkçülük ve Ik tisadi Devlet Tesekkülleri üzerine çalismalarini sürdürmüs tür. –
Geçtigimiz hafta içinde yayinlanan Banka ve Ekonomik Yorumlar Dergisinde yer alan, Prof. Aysan’m Iktisadi Devlet Tesekkülleriyle ilgili açik oturumu, basinda büyük yanki uyandirmistir.
Gene geçen hafta Cumartesi günü bu sütunda, Prof. Ay san’m “Ekonomik Görüsüyle Atatürk” isimli kitabindan söz edilmis ve kitapdan alintilar yapilmisti.
Sütunun okurlarindan oldugu anlasilan Prof. Aysan, bu yazi nedeniyle bir mektup göndermistir.
“Sayin Tevfik Bey kardesim,
26 Ocak tarihli yazinizi zevkle okudum. Tesekkür ler ederim. Atatürk’ün ekonomik görüsleri insani heyecanlandiriyor. Sizin aldiginiz bölümde, Atatürk zamanindaki olaganüstü ekonomik sikintilara rag men, devletin temel görevlerinin simdikinden da ha iyi finanse edilmesini saglayan saglam görüsleri vardir. Devlet faaliyetlerinin finansmaninda o sag lam görüsler terkedildigi içindir ki, Nükleer Sant ral yapmaya heveslenen devletimiz, devlet okulunun isitilmasinda sikinti çekmektedir.” seklinde basliyan mektubunda Prof. Aysan… “Son üç yil dir Ankara’da aldigim görevlerin, Atatürk’ü iyi yorumlamak tan baska nedenleri de bulunmaktadir. Bu nedenler ara sinda asil meslegim olan isletmeciligi iyi bilmem de vardir…” diyerek, kendisini ve yeteneklerini taniyanlarin süphe et medikleri bir konuda, ufak bir açiklama yaptikdan sonra, bu sütunlarda üzerinde sik sik durulan bütçe ve para politi kalariyla ilgili görüslerini de özetlemektedir.
“Diger yazilarinizi da sik sik okuyorum. Bütçenin ve para politikalarinin degerlendirilmesiyle ilgili gö rüslerimizin çoguna katiliyorum. Bu iki konu ülke miz aydinlarinca en az bilinen konulardir. Onun için yazmaktan bikmadan gerçekleri anlatmayi sürdür menizi diliyorum.
Bizim devletimiz, maalesef hem vergisini topla yamiyor, hem de çok savurganca harcama yapiyor, l Subat yaziniz meseleyi tani açikliyor: Her ne ka dar Hazine’de temel sorunun, gelir düsüklügü oldu gu izlenimi ediniliyor ise de, harcama tarafindan da büyük sorun bulundugu anlasiliyor. Hazine nakit he sabinin, evlere senlik durumu (bütçe toplaminin % 40’ina ulasan borç) harcama tarafinda da büyük so run oldugunu gösteriyor. Devlet son yillarda harca ma biçimlerini degistirdigi için Ödeneklertoplaminin GSMH’ya oranlarindaki gelismeler, devletin harca ma sorununu tam yansitmiyor. Üstelik Devletimi zin KIT yatirimlarini da çok zorladigi ve toplam ya tirimlarin % 35’i oraninda KIT yatinmi yaptirdigi da gözden uzak tutulmamalidir. T.C.M.B.’na dogrudan yöneltilen (yani Hazine Hesaplarindan geçirilme den) fonlardan yapilan harcamalar da buna eklen melidir. Bu harcamalarin tümünde Devletin kor kunç savurganligi oldugunu biliyorum.
Bu nedenlerle enflasyonun kontrolü açisindan Ha zine gelirlerinin arttirilmasindan daha önemli bir amaç Devlet Harcamalarinin azaltilmasi ve denetim altina alinmasidir.”
Prof. Aysan gibi, olaylara, gelismelere, ülke sorunlarina ve bu konularda yazilanlara duyarlilik gösteren, görüs lerini sözlü ve yazili sekilde açiklamaya üsenmeyen, bun dan çekinmeyen ögretim üyelerinden mektup almak, sü tun yazarlari için bir tesvik unsuru olmaktadir.

 

Sende yorum yap