Piyasa enflasyonun düşeceğine inanmıyor (… veya enflasyonun düşmesini istemiyor)

, , Sende yorum yap

Önceki gün Hazine ihalesinde birikimli stopajli faiz yüzde 103.39’a, birikimli net faiz yüzde 96.03’e yükseldi.
Hazine 7 Temmuz 1998 tarihinde stopajli yüzde 76.23 faiz ile 4 Agustos 1998 tarihinde stopajli 94.06 faiz ile borçlanabilmisti.
Dokuz günde stopajli faizin 9.33 puan artis göstermesi bu faiz oraninda bile Hazine’nin en az 200 trilyon lira yerine 50.1 trilyon lira borçlanmasi faizlerin tekrar kontrolden çiktiginin göstergesidir.
200 trilyon asgari bono satisi yapilacagi ilan edilen ihaleye 340.1 trilyon liralik nominal talep gelmisti.
Hazine sadece 50.1 trilyon liralik satis yapti.
Demek ki Hazine 50.1 trilyon lira ile yetinmeyip, ihtiyaci olan 200 trilyon lira asgari borçlanmayi gerçeklestirse idi, faizler yüzde 110’larin da üzerine çikacakti.
Burada bir önemli noktayi daha hatirlatmakta yarar var. Yüzde 103.39 stopajli faiz deniliyor ama, gerçekte bu net faizdir. Çünkü, bu borçlanma ile satilan kagitlarin vadesi 12 Mayis 1999 tarihinde doluyor. O tarihte Hazine stopaj kesintisi için faiz ile birlikte bankalara bir “vergi makbuzu” verecek. Bankalarin 20 Mayis 1999 tarihinde, bir hafta sonra pesin vergi ödemeleri var. Bankalar, Hazine’ye ödedikleri stopaj karsiligi aldiklari makbuzu, pesin vergiden düsecekler. O kadar vergi eksik ödeyecekler. Açik anlatimla bankalar stopaj olarak kesilen parayi bir hafta sonra geri alacaklar. Stopajli faiz net faize dönüsecek.
Bunu bildikleri halde acaba bankalar neden faizi tirmandiriyor? Burada, “gelecege ait güvensizlik” söz konusu.
Piyasalar ya enflasyonun düsecegine inanmiyor, ya da enflasyonun asagiya inmesini istemiyor.
Görülüyor ki, enflasyon oranlan 1998 yili sonunda yüzde 50, yüzde 60 arasinda kalacak. Çok büyük degisiklikler olmaz ise 1999 yilinin ilk aylarinda asagilara inmesi de mümkün. Buna karsilik piyasalar o dönemler için yüzde 100 dolayinda net faiz getirisi bekleyisinde.
Acaba faizi yükselten baska etkenler de var mi?
• Bankalararasi islemlere getirilen stopaj uygulamasinin kisa vadeli kâr amaçli alimlari etkiledigi, bankalarin maliyetini artirdigi, uzun vadeli islemlerin önünü tikadigi söyleniyor.
• Yeni vergi yasalariyla getirilen üç ayda bir pesin vergi uygulamasinin, uzun vadeli bonolarin cazibesini ortadan kaldirdigi söyleniyor.
• Yabancilarin, itfa tarihlerinde Türk Lirasi’ni dövize çevirerek piyasadan çekildikleri söyleniyor
Bu söylentiler güzel de, son ihaledeki talep rakami bu söylentilerle çelisiyor. Talep olmadigindan faiz yükselmiyor. Talep, yüksek faizli bir talep oldugundan faiz tirmanisa geçiyor.
Kisa sürede bu yüksek faiz bekleyisini kiracak birseyler yapilmadigi takdirde faiz gene yüzde 110’lara oturabilir. Ve de bu durumda enflasyonu asagiya çekme hayalleri tekrar kaybolabilir.

 

Sende yorum yap