Perde arkası

, , Sende yorum yap

1983 Mayis ayinda “24 Ocak, Bir Dönemin Perde Arkasi” isimli ki.tap yayinlandi. Bunu. 1984 Nisan ayinda yayinlanan “12 Ey lül. Özal Ekonomisinin Perde Arkasi” ve 1984 Eylül ayinda ya yinlanan “Banker Skandalinin Perde Arkasi isimli kitaplar imledi. Emin Çölasan’in yazdigi bu üç kitap Türkiye’de satis rekorlari kir di.
Emin Çölasan’in kitaplari neden satis rekoru kiriyor? Bunun en önemli nedeni. Emin Çölasan’in neyi. nasil anlatacagini çok iyi bilmesidir. Bir seyi güzel anlatabilmek için. herseyden önce an laticinin. anlatacagi seyi kendinin çokiyi anliyabilmesi gerekir. Emin Çölasan. egitimi kisiligi ve yasam çizgiliyle anlattigi olaylarin için de olan bir yazardir. Ortadogu Tekrar Üniversitesinde iktisat egi timi gördükten sonra Devlet Planlama Teskilimin en güçlü dö nemlerinde bu kurulusda bulunma sansina sahip olmus, daha sonra Devlet, çarkinin dislileri arasina itilmistir. Yetenekleri, egitimi ve de neyini) Türkiye’de olup bitenleri enliyi sekilde izleyebilmesini ve bulgularini, çok genis kitlelerin anliyaeagi sekilde ifade edebilme sini mümkün kilmaktadir.
Emin Çölasan in kitaplari sadece bir (olayi anlatmakla kalmamak ta.Türkiye’ninsorunlarina ilgi duyanlarin devamli sekilde “kaynak ça” olarak kullanabilecekleri doküman niteligini de tasimaktadir. Örnegin “Banker Skandalinin Perde Arkasi” (Milliyet Yayinlari: 39. Sekizinci Baski. Kasim 1984. 464 s.) isimli kitabinda Emin Çölasan. Adnan Baser Kafaoglu’nun Evren’e verdigi. Özal’i eles tiren raporun tam metnini de yayinlamaktadir.
1982 Yilinda Sayin Çumhurbaskani’na raporda diger önemli ko nular arasinda, bankalar ve özellikle yabanci bankalarin Türk banka sistemine muhtemel etkileri konularinda ilgiç ve önemli hu suslara deginilmektedir. (Sayfa 461 462) Kafaoglu. sunlari yaz maktadir:
“Bankalar ekonominin sahdamari niteliginde büyük itibar mües seseleridir. Bunlar durumlarinda gelisigüzel sikâyet edemez ve ger çek durumlarini açiklayamazlar. Zaten bunun yapilmasi, ülke için de büyük bir felâket olabilir. Bu sebeple, Devletin bu konuyu çok yakindan izlemesi, dinamik ve etkin tedbirlerle devreye girmesi, hiç kimseye yarari olmayacak bir felâketi davet eder görünümünden sü ratle çikmasi lâzimdir.
Bütün tehlikelere dikkati çekme namusu içinde, son olarak Türk ekonomisinin, bu gidis devani elligi takdirde, bir yabanci sermaye hâkimiyetine girmesi ihtimali üzerinde de durmak istiyoruz:
a) Ülkemize gelen yabanci bankalar, mali, teknik ve iktisadi güç olarak büyük bir potansiyel içermekledirler. Türk Bankaciligi zayif ladigi zaman, bunlar süratle Türk ekonomisinde agirlikli olarak yer lerini ali/bileceklerdir, kaldi ki, Türkiye’de modern bir bankacilik gelistirilemedigi için, normal sanlarda bile Türk Bankalarinin yabanci bankalarla rekabet sansi bulunmamaktadir. Hele, kambiyo hizmet leri sözkonusu oldugu zaman, bitlim aktivite ve agirlik yabana ban kalara süratle kayabilir.
b) Yabanci bankalara verilen imkânlarin ilk menfi sonuçlari ken dini hissetirmeye baslamistir. Türk-Arap Bankasi, Libya’yla olan ti cari iliskilerde çok büyük paylar almaya baslamis, bir çesit tekel du rumuna gelmistir. Libyaya kendi ülkesinde bir Türk bankasinin su be açmasina müsaade etmemekte ve Türkiye bundan çok sey kay betmekledir. Iran kaynakli “Melal Bank” da ayni sekilde ülkemi zin karsisina çikacaktir.
Diger taraftan, Irak da, sube açmak için Türkiye ‘ye basvurmus bulunmaktadir. Ayni iznin ona da verilmesi halinde Irak ‘la olan dis ticaret iliskileri de bu bankanin tekeline girecektir. Zira, Irak da mü tekabiliyet esasini kabul etmemekte, kendi ülkesinde banka açilma sini istememektedir.
Görülüyor ki, yabanci banka politikasinin tehlikeleri ufukta be lirmeye baslamistir. Kaldi ki, bun/ar büyük bankalar degildir. City Batik gibi dev/er, aktif olmaya baslayinca, dis ticaret faaliyeti Türk bankalarindan hizla yabanci bankalara kayacak, zaten son derece zayif olan Türk bankaciligi çok müskül duruma düsecektir. ,
c) Türk Bankaciliginin yerini sermayeye birakmasini milli sanayi nin temellerinden sarsilmasi olayi izleyebilir. Bu takdirde, henüz mon taj safhasinda bulunan sanayimizin yerini yabanci sermayenin almasi tehlikesinin her zaman gündemde bulundugunu hiçbir zaman akil
dan çikarmaiitak’gerektir.
Emin Çölasan’in kitabindan ögrenildigine göre, Türkiye’de Dev let kademesinde bazi kisiler, bazi önemli konulari sanildigin dan daha ciddi sekilde izlemekte, izlenimlerini raporlar halinde yet kililere ulastirmaya çalismaktadirlar. Önemli olan. bu raporlarin Devlet çarklari arasinda nasil degerlendirilebildigidir. Kafaoglunun 1982 yilinda yazili hale getirdigi endiseleri herhalde “önemsen memis” olsa gerekir ki. daha sonraki uygulama, bu endiseleri ar tirabilecek istikametde devam etmistir.

 

Sende yorum yap