Parti kongreleri yaklaşırken hatırlanan “esnaf

, , Sende yorum yap

Basbakan Turgut özal’in yoklugunda, ikinci kez toplanan ANAP’in TBMM grubunda, patlama noktasina varan sert elestiriler yapildi… Bursa Milletvekili ilhan Askin, partinin esnaf kefalet kooperatiflerine ilgisiz kaldigini, kongreler yaklasirken, ANAP’m bu kuruluslarla sicak iliskiler içinde olmasi gerektigini ifade etti” (Milliyet 18.2.1987, S.8)
Esnaf kefalet kooperatifleri, esnafin, küçük sanat erbabinin ve küçük sanayicinin kredi alirken, teminat verme sorununa çözüm getirmek amaciyla meydana getirilmis kuruluslardir. Esnafa ve küçük sanatkarlar ile küçük sanayicilere kredi sagliyan devlet kurulusu Türkiye Halk Bankasi, 1951 yilindan sonra esnaf kefalet kooperatiflerinin kurulmasini ve gelismesini tesvik etmistir. Halen Türkiye’de her ilde, ilçelerin çogunda, bucaklarin bir kisminda bir veya birkaç esnaf kefalet kooperatifi mevcuttur.
Türkiye’de esnaf kefalet kooperatifleri, esnaf dernekleriyle birlikte gelismistir. Hareketin 1950’li yillarin basinda ortaya çikmasi ve gelisme göstermesi, zamanin Cumhurbaskani Celal Bayar’in Halk Bankasi’na özel ilgisi nedeniyle Demokrat Parti gerek esnaf derneklerine ve gerekse esnaf kefalet kooperatiflerine sahip çikmistir. Bu sahip çikmaya bagli olarak esnaf dernekleri ve esnaf kefalet kooperatifleri politize olmus, özellikle ilçelerde ve bucaklarda bu kuruluslar Demokrat Parti teskilatlarinin destekçisi durumuna gelmistir. Esnaf ve sanatkarin gelistirilmesi konusunda Demokrat Partinin “vaatkâr politikalari” nedeniyle esnaf teskilatlari partiyi desteklemis, bu teskilatlar birer okul niteliginde çalistigindan, esnaf teskilatlarinda veya kooperatiflerinde sivrilenler, parti teskilatlarinda sorumluluk üstlenmis, milletvekili, bakan olmuslardir.
Adalet Partisi, esnaf teskilatlarinin ve esnaf kefalet kooperatiflerinin önemini ve gücünü fark ederek, Demokrat Parti ölçüsünde olmasa da bu kuruluslardan yararlanma becerisini göstermistir.
1980 Yilindan sonra esnaf dernekleri ve esnaf kefalet kooperatifleri sahipsiz kalmistir. Degisik ilgi gruplarini, degisik görüsleri bünyesinde toplayan ANAP’m esnaf derneklerinin ve esnaf kefalet kooperatiflerinin önemini umursamamasi ilginç bir yaklasimdir.
Türkiye’de “insanlarin, meslek mensuplarinin” sadece birer oy kaynagi olarak degerlendirilmesi yanlis olur. “Parti kongresi” sorunu olmadigi sürece, “insanlarla, meslek mensuplariyla ilgilenmemek” parti kongreleri yaklasiyor diye, “sun’i sicak iliskiler arayisina girmek” hiçbir sekilde izahi mümkün olmiyan bir davranistir.
Türkiye’de esnaf ve küçük sanatkârlar “gerçek orta sinifi” teskil eder. Ekonomik faaliyetlerinin çapi ne olursa olsun, küçük yerlesim birimlerinde esnaf ve sanatkar, ticari hayatin, üretim faaliyetinin “odak noktasidir”. Esnaf ve küçük sanatkarlar ve aileleri “örfü, gelenegi, yöresel özellikleri” yansitir.
Gerek kendileri ve gerekse aileleri sayi bakimindan azimsana-miyacak bir rakkama ulasir. Bu rakkami sadece “oy potansiyeli olarak” degerlendirenler, politikada uzun süre kalma sansini kaybederler.
Ne yazik ki, esnaf dernekleri, esnaf kefalet kooperatifleri de eski etkinliklerini kaybettiklerinden, kimi temsil ettiklerini, temsil ettikleri insanlarin önemini ve gücünü anlatma görevlerini yerine getirememektedirler.
Iste böyle bir ortamda, “parti kongreleri yaklasiyor” telasi ile de. olsa “esnafin hatirlanmasi, gene de sevinilecek bir gelismedir.

 

Sende yorum yap