“Para ve sermaye piyasası” ve melez kredi

, , Sende yorum yap

Tuncay Artun genç bir iktisatçidir. Bankacilik, para-kredi ve sermaye piyasasi konusundaki yazilari ve kitaplariyla ilgi çekmistir. Türkiye’nin önde gelen özel bankalarinin birinin üst yönetiminde bir süre sorumluluk üstlendikden sonra Gen borsa’nin basina geçmistir. Arastirmaya, yayina özel meraki ni, Genborsa’nin imkanlariyla birlestiren Tuncay Artun, “Para ve Sermaye Piyasasi” adi altinda güzel bir aylik derginin ya yinlanmasmi saglamaktadir. 1979 yili Mart ayindan buyana Genborsa’nin yayinladigi bir bülten 70 sayi -onra dergiye dö nüsmüstür. Para ve Sermaye Piyasasfnin Subat sayisinda il ginç yazilar, arastirmalar yer almaktadir. Bunlardan biri. Is tanbul Üniversitesi Isletme Fakültesi ögretim üyelerinden Dr. Ihsan Ersan’in “Melez Finansman” konusundaki yazisidir.
Bilindigi gibi Merkez Bankasi’nin tamamladigi 500 milyon dolarlik yeni dis kredi isleminin “Melez Finansman” niteli gini tasiyacagi açiklanmistir. “Isveç Modeli” olarak da sözedi len “Melez Finansman” nedir?
Türkiye’nin artan kredi itibarinin bir göstergesi olarak belirti len, yalniz birinci sinif borçlularin yararlanabildikleri söylenen “Melez Finansman”in ayricaliklari nelerdir? Dr. Ihsan Ersan bu konuda sunlari yaziyor:
ilk kez Yeni Zelanda adina 1978 yilinda denenen, geçen yil Isveç Kralligi’nin 4 Milyar Dolarlik borçlanmasi ile tüm dikkatleri çeken “Melez Finansman” veya “Senet Ihraç Olanagi” (Note issuance Facilities) borçlulara bir yerde da ha düsük maliyette borçlanabilme firsati vermektedir.
Sistemin temeli üç ya dü alti ay vadeli “Euronote” adi ve rilen borç senetleridir. Borçlu, gerek duydugu araliklarla bu senetleri ihraç etmekte, ajan banka bu tasinir degerleri ya uygun kosullarla pazara ya da maksimum getirisi sabit olma kosuluyla satis ve ihraç garantisi (underwriting) veren bir bankalar grubuna satmaktadir. Bir diger anlatimla, borçlu ya önceden maliyeti belirlenmis orta vadeli bir kredi garanti edilirken, kisa vadeli faiz oranlarinda düsme ve senetlere ilgi durumunda bu maliyeti asagi çekme sansi verilmektedir. Geçtigimiz yil birinci sinif bazi borçlularin bu yola borçlan malarinda yüzde yarim dolaylarinda bir tasarruf saglayabil dikleri gözlenmistir.
Vurgulanmaya çalisildigi gibi kisa vadeli faiz oranlarinda ki düsüslerin yani sira borçlunun kredi degerliligi “Melez Finansman”in basarisinda temel öneme sahiptir. Unutul mamasi gereken bu modeli basari ile uygulayan Isveç’in, kuskusuz, 1984 yilinin en basarili ve profesyonel borçlusu oldugu gerçegidir. Ulusal Borç Ofisi Baskani Lars Kalderin ve Uluslararasi Krediler Bölümü Müdürü Peter Engström ikilisi, yillarin deneyimli bankacilarinin bile izlemekte güç lük çektikleri karmasik yöntemler ile pazarda Isveç adina son derece uygun kosullarla borçlanma olanaklari yaratmis lardir. 40 yil vadeli dalgali faizli tahvil, yatirimcilara yilda bir kez LIBOR ve LIMIEAN baz faiz oranlarindan birinden digerine geçme olanagi veren borçlanma (Flip-Flop Issue) ve Yankee Dalgali Faizli Tahvil/Kredi Melezi, Engström ekibi nin, geçtigimiz yil uluslararasi /inansal pazarlarda gerçek lestirdikleri “seytani” borçlanmalarin belli baslicalaridir.
Melez finansman olgusunu canlandirabilmek için Isveç’in Dalgali Tahvil/Kredi operasyonunu biraz daha yakindan in celemek istiyoruz. 1.5 Milyar Dolar tutarindaki sözkonusu borçlanma, Amerikan Sermaye Pazarinda simdiye dek giri silen en büyük tasinir deger ihracidir. Para ve sermaye paza ri islemlerini bütünlestiren bu girisimde Solomon Brothers ve Chase Manhattan bankalari Isveç adina yilda bir kez kul lanilabilir salma opsiyonlu yedi yil vadeli dalgali faizli tahvil (FRNs) ihracindan anlasmisladir. Isveç’in mali ajani duru mundaki Chase Manhattan tasinir degerleri saklayacak eger yatirimcilar yillik opsiyonlarini kullanip ellerindeki tahville ri satarlarsa, Solomun Brothers önce bunlari pazara tekrar satmaya çalisacak, eger basaramazsa durumu Chase Man hattan bankasina bildirecektir. Söz konusu gelisimi Lond ra’daki Chase Manhattan Ltd’e aktaracak, bu sonuncusu da satilamayan tahviller tutarindaki krediyi tsveç Kralligi’ nin emrine Sunacaktir. Büyük ilgi uyandiran ihracin tutari
satmaya çalisacak, eger basaramazsa durumu Chase Man hattan bankasina bildirecektir. Söz konusu gelisimi Lond ra’daki Chase Manhattan Ltd’e aktaracak, bu sonuncusu da satilamayan tahviller tutarindaki krediyi Isveç Kralligi’ nin emrine sunacaktir. Büyük ilgi uyandiran ihracin tutari, kisa zamanda 800 Milyon Dolardan 1,5 Milyar Dolara yük seltilmistir. Bu olgunun kökeninde de, kuskusuz birinci sinif bir borçlu olan isveç’e ait tahvillerin satma opsiyonunun kolaylikla kullanilmayacagina tüm taraflarin inanci olsa gerekir.
Türkiye, 12 Eylül 1980 sonrasi kredi degerliligi hizla artan bir ülke niteligi kazanmistir. Dissatim cephesindeki olumlu gelismeler ve T. C. Merkez Bankasi’nin düzenli borç ödeme leri yeni ve umut veren bir borçlu olarak dikkatleri Türkiye üzerinde toplamistir. Çok degil üç dört yil öncesine dek ülke risk siralamalarin en sonlarinda yer ulun ülkemiz Euromo ney Dergisi’nin 1984 yili siralamasinda 111 ülke arasinda 42.nci sirada yer almistir. Ulasilan yer, yine de “yabanci bankalar ülkemize kredi vermek için yarisiyor” biçimindeki yorumlara yer verecek nitelikte degildir.
Öte yandan, tümüyle kendine özgü yapisal nitelikleri ye dinamigi olan Euro-pazarlarda ülkemizin geçmise oranla daha basarili ve gerçekçi bir yaklasim içinde oldugu gözlen mektedir. Geçtigimiz Mayis ayinda gerçeklestirilen 150 Mil yon Dolarlik, TUPRAS (Türkiye Petrol Rafinerileri A.S.) kredisinin 1984’ün en basarili borçlanmalari arasinda yer al masi bu savin belirgin bir kanitidir. Yine de, kanimizca Türkiye, Euro-pazarlarda, “acemilik sonrasi ögrenme” sürecini yasamak.

 

Sende yorum yap