Özelleştirmede “sendikaya” satış “modeli” (Üç tersane ve Pendik Motor Fabrikası sendikaya devrolundu)

, , Sende yorum yap

Özellestirme Yüksek Kurulu (ÖYK), Gemi Sanayi A.S.’ye ait Pendik, Haliç, Camialti ve Alaybey tersaneleri ile Pendik Motor Fabrikasi’nin isletme, hakkinin, 49 yil süreyle Türk-Is’e bagli Türkiye Liman, Dok ve Gemi Sanayii Isçileri Sendikasi önderliginde kurulan Gemi Sanayi ve Ticaret A.S.’ye (Gestas) devrini onayladi.
DÜNYA Gazetesi, dünkü sayisinin arka sayfasinda bu konuda çok genis bilgi verdi, rakam verdi.
Ben önce olan biteni özetleyeyim, sonra olan biten ile ilgili kisisel düsüncelerimi açiklayacagim.
ÖYK’nin dünkü Resmi Gazete’de yayimlanan kararnameye göre, tersaneler ve motor fabrikasinin isletme hakkini devralacak Gestas’a veya bu sirketin ortak olacagi sirkete, ilgili sendika ve isyeri çalisanlari en az yüzde 51 oraninda hissedar olacak. Hissedar olacak çalisan sayisi ise “en az 500 kisi” olarak belirlendi.
Yerli ve yabanci ortaklarin sirkete hissedar olmasi halinde bun-lann sahip olacaklari sermaye, toplam sermayenin yüzde 49’unu geçemeyecek. Pendik Tersanesi ve Motor Fabrikasi’nin Tuzla tamir ünitesi ile 2 yüzer havuzu da isletme hakki devri kapsaminda olacak.
Pendik Motor Fabrikasi ile tersanesini ve diger üç tersaneyi devralan sendika adina Anadolu Ajansi’na yapilan açiklama söyle:
“Dok Gemi-Is Sendikasi Genel Baskani ve Gestas’in murahhas üyesi Nazim Tur, bu kararla hükümetin, “en isabetli olani” yaptigini söyledi. Kurulan sirkete 2 bin 500 isçinin ortak oldugunu kaydeden Tur, verilen teklifler arasinda en gerçekçinin kendilerine ait oldugunu ifade etti. Tur, “Hükümet isçileri kayirmamistir. Dogru olani yapmistir. Diger teklif sahipleri sadece lop etlere talipti. Biz ise eti ve kemigiyle birlikte talip olduk” dedi.
Sektörün en önemli sorununun finansman oldugunu, bu sorunu çözmek için Türkiye’deki kredi sisteminden yararlanmanin olanaksizligini vurgulayan Tur, “Bu nedenle sirketin hisselerinin yüzde 49’unu yabanci konsorsiyuma verecegiz. Almanlar’in önde gelen kuruluslan ile ön anlasma yaptik” diye konustu. Gestas’in anlasma yaptigi Alman sirketler Blohm Voss ile Lurser.”
“Devir sonrasi yapilacak düzenlemeler hakkinda Anadolu Ajansi”nin bu haberinde küçük ipuçlan var…
Özetle devir sartlanni da vereyim:
1) Isletme hakkini devralacak Gestas’a çalisanlar yüzde 51 oraninda ortak olacak.
2) Pendik Tersanesi, motor fabrikasi, Tuzla tamir ünitesi ile iki yüzme havuzunun isletme hakki için, l ve 2’nci yil için 3 milyon 25 bin dolar, 3 ve 4’üncü yil için 4 milyon 25 bin dolar, izleyen yillar için de 5 milyon 25 bin dolar ödenecek. Gayri safi satis hasilatindan, ilk 3 yil için yüzde 2, 4 ve 5’inci yil için yüzde 4, izleyen yillar için de yüzde 5 oraninda pay alinacak.
3) Alaybey Tersanesi’nin isletme hakki için her yil 40 milyar lira ödenecek. Gayri safi satis hasilatindan da her yil yüzde 1.25 oraninda pay alinacak.
4) Haliç Tersanesi’nin isletme hakki devri için her yil l milyar lira, Camialti Tersanesi için 2 milyar lira ödenecek.
Sayin okuyucularim simdi “egri oturup, dogru konusarak” durumu degerlendirelim:
1) Bu motor fabrikasini ve tersaneleri devlet neden özellestiriyor?
– Bunlan özellestirip, parasini almak için degil…Bunlar zarar ettikleri, verimli çalismadiklari için…Hatta devlet satistan ümidi kestiginden bir ara kapatmayi bile düsündü…
2) Bu motor fabrikasi ve tersanelerin devlet defterinden silinip, özellestirilmesi halinde kârli isletmeler olarak yasamasi mümkün mü?
– Önce sermayeye gerek var. Modernlestirme ve isletme sermayesine…
– Sonra güçlü bir yönetime ihtiyaç var…Hem konuyu, hem pazari bilecek. Hem de en son teknolojiyi getirecek…Ve de isletmeye tek basina hakim olacak.
– Nihayet personelin elenmesi gerekiyor. Personel “yaslanmis” Yaslanma, bildigimiz yaslanma degil, moral yaslanmasi…Verim düsük. Çalismayanlar bol…Isin gereginden çok eleman var…Bordrodan maas alip özel tersanelerde çalisanlara rastlaniyor. Falan filan. Yani radikal bir personel tasfiyesi gerekiyor.
Simdi bütün bunlardan sonra, “-Yavuuuu….Bu zarar eden isletmelerden devlet kurtulsun da ne olur ise olsun…” diyemezsiniz. Çünkü bu isletmeler Türkiye Cumhuriyeti’nin “fiziki varligi”. Bunlar “fiziki kapasite”…Bunlar “üretim birimi”…
1) Mevcut kapasitelerin, yatinmlann heba olmasi kabul edilemez.
2) Kurulu kapasitelerin üretim yapmamasi kabul edilemez. Bir baska noktaya atlayayim:
– Isçilerin isletmelere ortak olmasi baska seydir, isletmeleri sen-dikalann satin almasi baska seydir.
Sendika, kurulus amaci geregi “mütesebbis” olamaz.. Sendika “sermaye”dann yerine geçemez. Sermaye ile “emek” üretimin iki farkli unsurudur.
Sendikalann “mütesebbis” fonksiyonunu üstlenmeleri halinde, islerin karismasi bir yana, baslarina gelecek sorunlari özetleyeyim:
1) Sermaye bulacaklar. Hem yatinm, hem isletme sermayesi.
2) Yönetim sorumlulugu üstlenecekler. Yönetim sorumlulugunu üstlenmek demek, isçi ile bir masaya oturamamak demektir. Çünkü masanin bir yanina isveren, öte yanina isçi temsilcisi olarak oturma sansi olamaz.
Bu isin yürümesinin önündeki engelleri de hatirlatayim:
– 500 isçi kurulacak sirkete ortak olacak ve sermayenin yüzde 51’ini olusturacak…500 isçi sermayeye en fazla ne kadar para ile katilabilir…Diyelim ki her bir isçi 100 milyon çikardi. Masaya koydu. Toplarsaniz 50 milyar lira eder…Bu kadar para da disan-dan bulunacak…Toplam sermayenin artmasi isçi payinin yüzde 51’de kalmasina bagli… Isçi para veremezse sermaye artami-yor…
100 milyar lira sermaye ile dört tersane bir motor fabrikasi nasil isler?
Her ise bir sahip gerekir…Eger sendika bu isletmelerde yönetim sorumlulugunu üstlenmeye kalksa, esas isini birakmasi gerekir. Dünyanin en ünlü tersane isletmesi Alman Blohm Voss ile Lurser Türkiye’ye gelip, yüzde 49 ortakliga razi olur ve isletme sorumlulugunu alirlarsa ne ala…Alman veya bir baska yabanci grup, sendikanin yönetiminde olacak bir sirkete ortak olur mu?

 

Sende yorum yap