Önümüzdeki dönem ekonominin yönünü MHP belirleyecek

, , Sende yorum yap

Seçim sonu çikan tablo, is çevrelerinin bekleyisini altüst etti. Is çevrelerinin bekleyisi, seçim sonunda DSP-ANAP koalisyonunun hükümet olmasi idi.
DSP-ANAP koalisyonunda, hiçbir sey degismeyecek, ayni düzen sürüp gidecekti. Böyle bir koalisyonda (önce örnegi görüldügü gibi) ANAP’in ekonomi politikalari ve kadrolan hakim durumunu koruyacakti.
Is çevreleri, sistemin parçasi haline gelen isadamlari seçim öncesi bu düsüncelerle “rehavet” içinde idi.
Simdi yeni bir tablo var. Bu tablonun sivri yani: MHP!..
Gerçekte DSP’nin sivri olmasi beklenirdi. Ama, “Bu düzen degisecektir. Su kullananin, toprak isleyenin olacaktir. Isçiler, zincirlerinizden baska kaybedecek neyiniz var? Sendikalar, güçleniniz… Yabanci sermayeye hayir… Bankalar devletlestirilmeli. Enerji, temel sanayi özellestirilemez” gibi sivri söylemlerin sahibi olan eski DSP, zamanla “Düzenin Partisi” oldu. Sagcilarindan sagina geçince, is çevrelerinin sevgilisi haline geldi.
Is çevreleri DSP’yi en kolay diyalog kurulabilen ve sermayenin güvencesi bir parti halinde görmeye basladi. Ama tabloya yeni dahil olan MHP, öyle degil. Acaba MHP ne yapacak?
Simdi is çevrelerini en çok ilgilendiren MHP’nin ekonomi programi. Sadece o kadar mi? MHP’nin ekonomi politikasini belirleyen uygulayacak olan kadrolar da önemli.
Seçim öncesi, çok kisi MHP’nin yüzde 10’luk ülke barajini bile asamayacagini düsündügünden, seçim beyannamesindeki ekonomi politikalariyla ilgili bölüm gözden kaçmisti.
Seçim beyannamesine göre MHP, özel sektörcü bir görüse sahip. Özellestirmeden yana. Yabanci sermayenin tesvikini zorunlu görüyor. “Yap-islet-devret” ve hatta “sahip ol” modeline inaniyor. Vergide basitlikten yana. Enflasyonla mücadelede kamu açiginin kapatilmasi gerektigini biliyor. Para programini benimsiyor.
Açik anlatimiyla is çevrelerinin MHP’nin seçim beyannamesinde açiklanan ekonomik görüslerinden endise duymamalan gerekiyor.
MHP’nin baslica konularda ortaya konulan görüsleri söyle:
• Uzun dönemli hedef 2023 yilinda (Cumhuriyet’in 100’üncü yili da) Türkiye’yi lider ülke konumuna getirmektir.
• 2000-2002 yillarini içeren orta vadeli “toparlanma ve dönüsüm programi”nin hedefi enflasyonu yüzde 5’e indirirken hizli büyümenin saglanmasi ve gelir dagiliminin düzeltilmesidir.
• Kamu yatinmlannda öncelikler degistirilerek, yanm kalan projeler hizla tamamlanacaktir.
• Millevekili lojmanlarindan baslanarak kamuya ait 260 bin lojman 3 yil içinde satilacaktir.
• Özellestirmeye 1999 yili sonuna kadar ara verilecek, bu arada hukuki düzenlemeler tamamlanacak, 3 yil içinde Ziraat Bankasi, Toprak Mahsulleri Ofisi, Posta Idaresi hariç tüm KIT’ler borsada halka arz yoluyla özellestirilecektir.
• Esas olan borsanin isletilmesi, sermayenin tabana yayilmasi:
• Enerji, ulastirma, haberlesme gibi sektörlerde, yabanci sermayeli sirketlerin yap-islet-devret veya yap-is-let-sahip ol modelinde yapacaklan yatirimlar tesvik edi-
lecektir.
• Yabanci sermaye tesvik olunacak, ancak yabancilara, Türkler taninan haklarin ötesinde hak taninmayacaktir.
• Kamu harcamalannda denetim düzeni yeniden yapilandirilacak, yolsuzluklar öncelenecektir.
• Emlak ve Halk Bankalari özellestirilecek, Halk Bankasi’nin satisinda meslek kuruluslarina öncelik verilecek. Halk Bankasi’nin KOBI finansmanina yönelmesi saglanacaktir.
• KOBI’lerin dis pazara yönelmesi için düzenlemeler yapilacak, Esnaf ve Sanatkarlar Bakanligi kurulacaktir.
• Herkesin mali gücüne göre vergilendirilmesi saglanacak, vergilemede basitlik getirilecek, vergi tabana yayilacak, vergilemedeki her türlü istisna ve muafiyetler kaldirilacak, temizlik harcamalan vergi iadesi kapsamina alinacak, çalisanlara yilda dört defa vergi iadesi saglanacak, asgari ücret vergi disi birakilacak, KDV’de temel gida maddelerinden vergi alinmayacak, diger mal ve hizmetlerde ek oran yüzde 10 KDV uygulanacaktir.
• Üç yillik toparlanma ve dönüsüm programi süresi sonunda, Türk Liralan’ndan sifirlar atilarak “yeni lira” tedavüle çikarilacaktir.
• Iç borcun vadesi uzatilacak, faizi düsürülecektir.
• Merkez Bankasi bagimsiz ve seffaf olacak, para programi uygulayacaktir.
• Tanmda fiyat destekleme politikasi terk edilecek, 2001 yilindan itibaren çiftçiye “dogrudan gelir transferi” yoluyla destek saglanacak, üretici birlikleri kurulacak, sözlesmeli çiftçiler sistemi getirilecek, ürün borsa-lan faaliyete geçecektir. Acaba, MHP’nin ekonomi politikalarinin yönünü bundan sonra kimler belirleyecek, kimler uygulayacak?
Iste bilinmeyenler bunlar. Tek bilinen Prof. Dr. Tunca Toskay, baskanliginda otuz kisilik bir akademisyen kadronun çalistigi.

 

Sende yorum yap