Olanları gerçek boyutlarında değerlendirebilmek

, , Sende yorum yap

Tansu Çiller’in Basbakan olarak ABD Baskani ile bulusmasi, görüsmesi, Kongre üyeleriyle temasda bulunmasi iyi bir seydir.
ABD Baskani, açiklamalara göre her hafta bir devlet baskanini kabul etmek üzere bir program yapmis. Bu programa dahil olup, basbakanimizin iki saat Beyazsaray’da Baskan ile birlikte olmasi biribir-lerine “Tansu” ve “Bili” diyecek kadar yakinlasmalari iyi bir seydir.
Olanlari bu boyutlarda degerlendirir ve bu boyutta birakirsak mesele yok.
Ancak, baslangiçtan bu yana Tansu Çiller ve çevresi bu ziyareti “boyutunun disina tasirma” çabasinda görünüyor.
ABD’ye büyük iddialarla gidildi:
—Türkiye-lrak arasinda ekonomik iliskilerin baslatilabilmesi ve öncelikle petrol hattinin kullanilabilmesi için ambargo delinecek.
—Irak savasi nedeniyle Türkiye’nin karsilastigi ekonomik kayiplari dengelemek için mali kaynak aktarimi saglanacak.
-Türkiye-ABD ticari iliskilerinin gelistirilmesi için özel düzenlemelere gidilecek.
Bu ekonomik bekleyislerin yaninda açiklikla ortaya konulamayan bir “dert anlatma fasli vardi”. Güneydogu’da sürdürülen operasyonlarin gerçek boyutlarini ABD Yönetimine anlatarak “insan haklari bahanesiyle” askeri, ekonomik bir ambargo ve politik bir girisim tehlikesini önleme arayisi sözkonusu idi.
* * *
Tansu Çiller’in Washington temaslarinin “magazin” bölümü hariç, acaba “gerçek boyutlarda” sonuçlari nelerdir?
Washington’da Tansu Çiller ile birlikte bulunan (ve Tansu Çiller’i kisi olarak seven, begenen) Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand, Washington temaslarinin gerçek boyutlarini ortaya koyuyorlar.
Ambargoyu Delmek Hayal
Amerika için en kabul edilmez hususlarin basinda, Irak’a karsi uygulanan ambargonun gevsetilmesi geliyor. Amerika’nin Irak’a karsi belirgin bir politikasi yok. Ancak, bu “politikasizlik” politikasinin ihlal edilmesi konusunda çok duyarlilar. Somali ve Haiti’de basi sikisan Clinton yönetiminin su anda en az istedigi sey bir de “Irak dosyasi “ni tartismaya açmak…
Türkiye’nin, Amerika’ya dönük dis politika atagi tam da Amerika’nin en tepki duydugu ve zamanlarinin Somali ve Haiti nedeniyle en kötü oldugu bir döneme denk geliyor.
Tansu Çiller’in üstünde durdugu bir baska husus ise “Rusya’nin imparatorluk hayallerinin önüne set çekilmesi.” Daha bir ay önce, Moskova’da “Türkiye ile Rusya’nindünyaya ayni pencereden baktf-gi”mn ilan edilmesinden hemen sonra, Washington’a gelip “Rusya’yi sikayet etmek”, burada pek anlasilamiyor. Kaldi ki, Clinton dün dis politikasini savunurken Rusya’yi “en önemli mesele” olarak tanimladi ve “Rusya’da istikrar saglanmasinin desteklenmesi”™ kendi dis politikasinin basarisi olarak kaydetti. Dolayisiyla, Türkiye’nin, Rusya konusunda Amerika’dan talep ettigi “hareketlilik”!, Washington’un su anda göstermesi de sözkonusu degil.
Bütün bunlar aitalta toplandiginda, Tansu Çiller’in Amerika ziyaretinin “pek kârli” sonuçlar dogurmayacagi pesinen kabul edilmeli. Yine de Amerikalilar, Tansu Çilier’e karsi mümkün mertebe olumlu bakmaya çabaliyorlar. Bir üst düzey yetkilisi bize, Çiller’le ilgili su niyeti yansitti: “We want her to feel good” yani “Onun kendisini iyi hissetmesini istiyoruz.”
Bu envanterden sonra, Tansu Çiller iç politikaya dönük olarak, Amerika’dan döndükten sonra “kendisini ne kadar iyi hissedebilir” bunu kestiremeyiz.
Lee Hamllton Ne Diyor?
Clinton’in Somali ve Haiti’deki gelismeler karsisinda içine girdigi açmaz, birden bire Kongre’yi Amerikan dis politikasinda büyük ölçüde söz sahibi duruma ve dis politikanin iplerini ele alir konuma getirdi. Temsilciler Meclisi’nin Dis Iliskiler Komitesi Baskani, India-na Demokrat Temsilcisi ünlü Lee Hamilton’u, dis politika açisindan neredeyse Clinton’a esit önemde bir mevkiye yükseltti.
Lee Hamilton’un Tansu Çiller ziyaretine yaklasimi ise, Tûrkler’in pek arzuladigi türden degil… Çiller Washinton’a ayak bastiktan birkaç saat sonra, Kongre’yi ziyaret ederek baslarinda Lee Hamilton’un oldugu 14 kongre üyesiyle görüstü. Toplantida hazir bulunan Amerikali danismanlardan biri bize izlenimlerini söyle aktardi: “Orta yasli ve biyikli Türk erkekleri arasinda Tansu Çiller dikkat çekerek parliyordu…” Yine ayni kaynaktan aktarildigina göre toplantiya katilan Demokrat New Jersey Temsilcisi Toricelli’nin de Tansu Çliler degerlendirmesi ise “Bu kadar fistik oldugunu ummuyordum:..”
Bununla birlikte dis politikada giderek ipleri eline geçiren Kongre üyelerinin siyasi degerlendirmeleri, Tansu Çiller hakkindaki “fiziki” degeriendirmeleriyle ayni orantida sayilamaz. Nitekim. Çiller. Irak am-
bargosu konusunda Türkiye’nin ugradigi kayiplardan sözederken, Hamutun aniden sözünü keserek “Ne demek istiyorsunuz? Ambargoyu tek basiniza delecek misiniz?” sorusuyla Çiller’in sözünü kesince; Basbakan, “Hayir. Tek basimiza hareket etmeyecegiz” cevabiyla geri adim atti.
Mâil Destekten Ümit Yok
Çüler’in derdi, Irak ambargosundan Türkiye’nin ugradigi öne sürülen 2,5 milyar dolarlik kaybi bir sekilde Amerika’da karsilamak…
Fakat Amerikan yönetimi, hem iç ekonomik sikintilara para ayirmak, hemde dis politikada Somali ve Haiti’deki gelismelerle doruga tirmanan sikisikliklari nedeniyle: Türkiye’ye bu ihtiyacini karsilayacak bir “cömertlik” gösterecek halde gözükmüyor. Zaten, Amerikalilar’m Türkiye’nin Irak ambargosundan ötürü ugradigi kayiplar konusundaki degerlendirmeleri de farkli. Çiller’den önce, ziyaretin hazirligi için temaslarda bulunmak üzere VVashington’a gelen Disisleri Müstesari Özdem Sanberk’e üst düzey bir yönetim yetkilisi “Bu 2,5 milyar dolar rakkamini nereden çikariyorsunuz? Bizim hesaplarimiza göre size bugüne kadar Amerika’dan Körfez Savasi sirasindaki tutumunuzdan ötürü 4 milyar dolarlik ek yardim aktarildi” degerlendirmesini yapti.
Su bakimdan, Çiller’in gezisinin en önemli hedefi olan “Amerika’dan para elde etmek” hedefine ulasmasi imkansiz gibi görünüyor.
Terör ve Kurtlara Demokratik Haklarin Taninmasi Sorunlari
Türk-Amerikan iliskilerinin gelecekte alacagi seyir açisindan önemli birsinyal Lee Hamilton’un Çiller görüsmesinden sonra gazetecilere söyledigi sözlerle ortaya çikti. Hamilton, “Terörizme karsi mücadele insan haklarini ihlal sinirina getirilmemelidir” diyerek Amerika’nin gelecekte Türkiye’nin Kürt sorununa karsi izledigi politikada “kayitsiz sartsiz Amerikan destegp’ne sahip olamayacagini vurguladi. Nitekim Amerika’nin dis politikada en etkili organlarindan biri plan Milli Güvenlik Konseyi’nin Türkiye’den sorumlu bir yetkilisi bilgi verirken PKK için, Amerikalilardan duyulmasina pek alisik olunmayan bir yaklasim sergiledi. Sözkonusu kisi, “PKK’yi terörist kabul ettiklerinin” altini çizdikten sonra “Bütün Kürtlerin PKK’nin gündemi ve amaçlarini paylasmadigina inaniyoruz.
“PKK Türkiye’de yerlesmis olan demokrasi içinde yer alarak, bu imkani kullanmalidir. Amerika, demokrasinin çok seslilik oldugu düsüncesindedir… PKK için demokrasi sürecinde bulunmak, halkin isteklerine uymak bakimindan kendisi için çok daha verimli bir yoldur” dedi.
Bu sözler, Amerika’nin, pek uzak olmayan bir gelecekte PKK’ya FKÖ gibi davranabileceginin bir isareti olarak algilanabilir. Yeter ki, PKK taktik ve tutum degistirsin…
Hay “Tansu”, Hey “Bill”
Beyaz Saray’in ünlü Oval Office’inde 45 dakika süren ve her iki tarafin da “tam kadro” katildigi görüsmeler, Çiller ve Clinton arasinda 15 dakikalik bir “basbasa” görüsmeyle devam etti.
Zabit tutulmayan ve neler konustuklari, sadece ikisinin “bildigi” bu temas sonrasinda, birbirlerine “Tansu” ve “Bili” diye küçük isimleriyle hitap edecek noktaya geldiklerine göre, “Turgut-George” baglantisinin bir replikasini yasamaya basliyoruz.
Amerikan yetkilileri, “We want her to teel good” (Kendisini iyi hissetmesini istiyoruz) demislerdi. Bunun için ellerinden geleni yaptilar ve Tansu Çiller, “evinde gibi davrandigi” ve son derece rahat oldugu Washington’da, simdi hakli olarak “kendisini çok ama çok iyi hissediyor”
Artik Türkiye’nin, aklina estigi gibi, telefona sarilip “Hey, Bili…” diye Amerika’nin zirvesiyle dogrudan iliski kurabilecek bir basbakani var…
Çiller, Amerika ve Baskani ile iliski düzeyini, Türkiye’de iç politika tüketimi için rahatlikla kullanabilecek konumda..
Hersey “iç Politika” için
Sayin okuyucularim… Lütfen son cümleyi dikkatle okuyunuz… Görüyorsunuz ki, önemli plan ABD’den Türkiye yararina birseylerie dönmek degil, ABD gezisini ve Baskan ile olan bulusmayi “iç politika tüketimi” için kullanmak…
Tansu Çiller gibi’ ‘politika havuzu disindan basbakanlik koltuguna oturmus” biri de bunu yaparsa… Bizim yapabilecek bir seyimiz kalmamis demektir.
p>

 

Sende yorum yap