Madenler özel sektöre açılmalıdır

, , Sende yorum yap

Basbakanlikda bulunan “maden tasarisi” üzerindeki tartis malar nedeniyle, madenlerin “özel sektöre açilip, açilma masi” tekrar gündeme gelmistir.
Herkes kendi ülkesini sever. Ama bu sevgi hiçbir zaman “gerçekleri göremiyecek. hayal aleminde yasayacak hale gel memelidir…” Maalesef “maden gibi bilinmeyen konularda’ gönüllerde sicak tutulmak istenen ümitlere dayali olarak, “sa hip oldugumuz hazinelerden ve yabancilarin bu hazinelere diktikleri gözlerden” sözedilir.
Türkiye’nin topraklari altinda petrol doludur. Dünyanin en kiymetli madenleri doludur. Bunlari özel sektör belli hesaplar la çikarmaz. Hele yabancilar, bu madenlerin bulunmasini ve isletilmesini hiç mi hiç istemezler.
Bugün maden arama ve gelistirme konusundaki gelisen teknoloji sayesinde, dünyanin her kösesinde, hangi madenin oldugu, bu madenlerin “zenginlik dereceleri” bilinirken,Türki; ye için özel tarife uygulanip, sadece Türkiye’deki madenlerin “bilinmemezlikten” geldigini saymak, “ileri derecede kusçu culuk olur.”
Bir yazarin tanimiyla Türkiye “fakir madenler yönünden zengin bir ülkedir.” En basit kömür madeninden. krom made nine kadar “dünya standartlarina göre fakir madenlere” sahi biz. Iste bunun içindir ki. Devlet’de isletse, özel sektör de islet se. maden kaynaklarimiz ve ülkenin iç talebini karsilayabil mekte ve ne de önemli ölçüde döviz geliri saglayabilmektedir.
Madencilik konusunda Türkiye’de devamli olarak yapilan bir hata. Devlet mi isletsin, Özel Sektör mü sahip olsun tartis malarinin bir türlü açikliga kavusamamis olmasi ve madenler de mülkiyet ve isletme haklarinin devamli el degistirmesidir. Bunun sonucu olarak ne Devlet, ne özel sektör ve ne de Ya banci Sermayeli kuruluslar madencilik konusunda, ciddi, uzun vadeli projelere yönelebilmis ve yatirimlar yapabilmistir. Madencilik konusuna ciddi kuruluslar olarak tanimlamaya baslamis ve madencilere bankalar kredi vermez, kamu kuru luslari madencileri tesvik etmez hale gelinmistir.”
Simdi, özel sektöre inanan, serbest piyasa ekonomisinden yana bir hükümet vardir. Kisa sürede verilen kolay kararlarla, Türk Parasi Kiymetini Koruma mevzuatini bile degistirebilen. Köprüyü. Keban’i bile satabilen Hükümet, aylardir “maden tasarisi”ni çikarmamaktadir.
Çünkü Hükümet’de ve bürokraside. “Devletin madenleri ni, özel sektöre ve hele yabanci sermayeye kaptirmama savasini, sonuna kadar vermeye azimli” kisiler mevcuttur.
Basina yansiyan haberlere göre. DPT temsilcilerinin agirlik da oldugu komisyonca hazirlanan tasariya göre, daha önce özel sektör tarafindan isletilen, ancak halen devletlestirilmis bulunan madenlerin tannaninin ve hele isletilmekte olanlarin Özel Sektöre sadece yeni maden arama izinleri verecek ve devletlestirilen madenlerden isletilemiyenler özel sektöre iade edilebilecektir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi bünyesinde hazirlanan ikinci tasariya göre ise, daha önce özel sektör tarafindan isleti len ancak 1978 yilinda çikarilan 2172 Sayili Kanun ile Eti bank’a devredilmis bütün madenlerin özel sektöre iadesi ön görülmektedir.
Anlasildigi kadar iki tasari arasindaki fark. adindan açikça söz edilmemesine ragmen “bor madenlerinin” devlet tarafin dan mi, yoksa özel sektör’tarafindan mi isletilecegi konusun da ortaya çikmaktadir.
Eger Devlet, ülkenin çikarlarini koruyabilecek denetim gü cüne sahip ise birakmalidir ;da “var ise” su madenleri birileri bulsun ve de isletsin. Bulunacak maden isletilecek maden de ekonomiye katki sagliyacaktir. Yoksa iddia edildigi gibi Türki ye’nin “zengin madenlere” sahip bulundugu gerçek olsa bile, bu zenginlikden yararlanamayip, üzerinde oturmak neye yarar?

 

Sende yorum yap