Kredi notunu “onlar”mı kırdı “biz” mi kırdırdık?

, , Sende yorum yap

Standard and Poor’s kurulusu 1994 Mart ayindaki (BB) notunu, 1994 Nisan ayinda (B+) düsürdükten sonra hep (B+) da koruyor ama, “mülahazat hanesi”nde “uyarilari” degistirerek, Türkiye’nin durumunu yabancilara duyuruyor.
Bilindigi gibi 1995 Temmuz ayinda (B+) nin yanina (uzun dönemdeki borçlarda pozitif görüs) uyarisini eklemisti. Geçen hafta sonu “mülahazat hanesindeki uyan degistirdi.” (Uzun vadeli borçlarda duragan görüs) diye yazdi.
Standard and Poor’s notumuzu nasil degistirdi?
Yil Not Nota bagli uyari
1991 Subat BBB Ödeme gücü var
1993 Mayis BB- Ödeme gücü zayifliyor
1994 Mart BB Ödemede riski var
1994 Nisan B+ Göstergeler kötü – izleyiniz
1994 Agustos B+ Göstergeler iyi -istikrarli
1995 Temmuz B+ Uzun vadeli borçlarda olumlu
1995 Ekim B+ Uzun vadeli borçlarda olumsuz
Bu not degisikligi içeride üzüntü ile karsilandi. Üzülenler sunlari söylüyor:
1. Bu kadar kisa sürede not degistirilir mi? Temmuzdan bu yana ne degisti?
2. Standard and Poor’s kurulusu Türkiye’ye uzmanm göndermeden uzaktan bu degisikligi yapti. 3. Türkiye’nin temel göstergelerinde asagi inis yok. Durum temmuzdaki gibi. Üstelik rezerv rakamlarinda artis var.
4. Her ülkede hükümet degisir. Koalisyon dagilir. Seçim yapilir. Henüz bunlarin ekonomiye olumsuz etkisi olmadan, henüz herhangi bir olumsuz gelisme ortaya çikmadan not degisir mi? Fakat bunlari söyleyenler de biliyor ki, olusan sartlar karsisinda:
1. 1994 Nisan ayindan bu yana uygulanan istikrar tedbirlerini, sürdürmeye imkan kalmayacak.
2. Hükümet harcamalardaki disiplini kaybedecek. Cari harcamalar artacak.
3. Bu durumda IMF’e verilen döviz kuru, emisyon, enflasyon hedefleri asilacak. Döviz fiyati, faiz fiyati ve enflasyon artabilecek.
Ekonomide beklentiler çok önemlidir… Degisen kosullar olumlu beklentileri yok etti.
Biz Türkiye’de yasayanlar bu duruma alistik… Biz devamli kaybetmeye alistik.
Fakat yabancilar için “risk” çok önemli… Yabancilar “risk” ‘faktörünü yok etmek için bu “kredi notu veren kuruluslari” besliyor, onlara para veriyor, onlarin verdigi rakamlari izliyor.
Bu kuruluslarin da itibari, yasamalari tek bir seye bagli: Müsterilerini riskten korumaya… Onlari zamaninda uyarmaya…
Gereginden fazla, gereginden önce uyarsalar, biraz abartarak uyarsalar birsey kaybetmezler… Ama, uyarida gecikirler ise, o zaman önce itibarlari, sonra kendileri yok olur.
Standard and Poor’s kurulusunun Türkiye’nin durumu konusunda yaptigi uyariyi bu pencereden degerlendirince “hak vermek” gerekir. Suç Standard and Poor’s da degil. Suç bizde. Suç artik Türk ekonomisini, politik gelismelere bu kadar siki biçimde baglayanlarda. Ankara’da bir milletvekilinin istifasinda borsa da fiyatlari düser hale getirenlerde… Her hükümet degisikliginde, tüm istikrar politikalarini sil bastan edenlerde.
Notumuzda kötüye gidisin tabii ki bir faturasi var. Bu faturayi Türk halki ödeyecek. Nedir bu fatura:
– Türkiye daha zor kredi bulacak. Daha pahali kredi bulacak.
– Sicak döviz girisleri yavaslayacak.
– Ellerinde bizim “kagitlari” tutanlar, bu kagitlardan kurtulma arayisina girecek.
– Bütün bunlar dövizi güç ve pahali bulunur hale getirecek.
– Döviz gene kiymetlenecek.
Sakin haaaa… Standard and Poor’s durup dururken ortaya bir “pislik” atti… Durum iyi iken kötü oldu… Diye gene suçu baskalarinda aramayalim. Suçlu biziz.

 

Sende yorum yap