Koruma ve Kayırma

, , Sende yorum yap

Türkiye’de “koruma” uygulamasi genellikle “kayirma” ya yol açtigindan “koruma”nin çok kötü birsey oldugu dogrultusunda bir kamu oyu olusmustur. Halbuki sanayilesmis ülkelerde bile ka mu oyu “koruma” yanlisidir. Koruma ve kayirma arasindaki çizgi belirlenir ise, Türkiye’de de sorunun gerçek boyutlariyla ele alin masi mümkün olabilir.
Türkiye Koruma’dan Vazgeçebilir mi?
“Koruma” ile “kayirma”yi biribirine karistirmamak gerekir. “Kayirma”, koruma tedbirlerini “istismar ederek”, içe ride “kalitesiz ve pahali üretimi sürdürenlerin normal ol mayan kârlar saglamasina” imkan veren sistemdir.
Koruma ise, ithalatin, kaynagi olan ülkelerdeki “avantajlarin sag ladigi fiyat avantajini” (Hazine’ye gelir kaydederek) milli üretim güçlerinin dogmasina, yasamasina, güçlenmesine ve dünya pa zarlarinda rekabet gücüne erismesine imkan verecek uygulama lari yürütmektir.
“Koruma”da esas olan “fiyat farkinin eliminasyonu”dur. Koru mada kalitede “esitlik saglanmasi sartina” dayanir. Ihtisaslasma varken, neden koruma? Eger bir ülke, belli üretim dallarinda ihtisaslasarak, tüm ithal fa turasini ödeyecek döviz gelirini sagliyabiliyor ise, “koruma” ko nusunda israrli olmayabilir.
Her ülke, her üretim dalini “koruyarak” her üretim ko nusunda rekabete ulasamaz.
Önemli olan, baslangiçta “isabetli seçim” yaparak, ko rumanin hangi üretim dallarinda sürdürülebilecegine ka rar vermektir.
Örnegin, bir ülke süt ve et ürünlerini devamli olarak ithal ede-.bilecek çapta döviz stoguna sahip ise, süt ve et konusunda koru madan vazgeçer.
Ithalati serbest birakir. Ülkedeki süt ve et üreticileri tasfiye olu nur. Daha baska konulara yönlenir veya issiz kalirlar. Tüketici en kaliteli ve en ucuz süt ve eti hangi ülke satiyor ise, onun malini satin alir.
Fakat bu faturayi ödeyebilmek için ülkenin bir baska ürününü dünya pazarinda satarak, döviz saglamasi sarttir. Konu bu açidan incelenirse görülür ki, gelismekte olan ülkele rin kendi üretim kaynaklarini kurup, güçlendirmeden, ithal kapi larini “korumasizca” açmalari imkani bulunmâmaktadir.. Daha önce kurulmus, amorte edilmis, büyük kapasiteli üretim kaynaklariyla basetmesi imkansizdir.
Ayaklari üzerinde duruncaya kadar, bilinçli ve sinirli koruma. Korumanin bilinçli olmasi gerekir. Makul bir koruma ile makul bir süre sonunda dünya pazarinda kalite ve fiyat rekabeti sansi ola cak üretim bilimleri, önceden belirlenen süre içinde, tesbit edilen programa göre korunmalidir. Korumada “açiklik”, kararlilik, istikrar esastir. “Koruma”da ortaya çikacak rant’in Hazineye gitmesini sagliya cak mekanizma Devlet kuruluslarinin elindedir. Korunan her üretim biriminin, tüm koruma miktarini kâr yaz masi imkansizdir. Ithalat rejimleri
(1980-1983) ile (1984-1986) dönemlerinde ithalat rejimleriyle ilgili katarlar önemli farkliliklar gösterir.
(1980-1983) Döneminde “piyasa ekonomisine geçis yolunda” sinirli bir serbesti sözkonusudur.
1984 Ithalat rejimi ve daha sonrakiler ise, çok sayida malin güm-rük vergileri degistirilmis, liberasyon listeleri kaldirilmis, kürk ha-riç birçok tüketim malinin ithali serbest birakilmistir.
Ithalatin serbestisinin yararlari inkar edilemez, görmemezlik-
den gelinemez. Ancak:
– Yapilacak ithalati devamli olarak finanse edebilecek döviz kay naginin mevcudiyeti sarttir.
– Yapilacak ithalati, mevcut üretim yapisini yikmamasi, gelis mesini önlememesi sarttir.
Ancak 1980 yilina kadarki’planli dönemde, mevcut üretim ya piisi “ithalat ikamesi”_hedefine iygun biçimde gerçeklestiginden 1980 ve özellikle 1983 sonrasi dönemde ithalat rekabeti ve koru
manin büyük çlçüde kaldirilmasi mevcut yapida belli sarsintilara ve hatta yikintilara neden olmustur.
Türk ekonomisinde kaynaklarin kit ve pahali olmasi “yi kilan yikilir, kalan ve yasama gücü olanlar yasar” seklin de bir politikanin benimsenmesini imkansiz kilmaktadir.
Üretim birimlerinin henüz ayaga kalkmadan, dünyanin güçlü üretim birimleriyle esit sartlarda rekabet etmek zo runda birakilmalari karsisinda tarim ve sanayi kesimin de üretimde (gerileme olmasa bile) duraklama tehlikesi ortaya çikmistir.
Bu gelismeler yeni üretim kapasitelerinin yaratilma sansini da ortadan kaldirmaktadir.

 

Sende yorum yap