Kılıçbalığı Operasyonu

, , Sende yorum yap

Kılıçbalığı Operasyonu

“Tüm kamu bankalarini politikacilar soyuyor. Tüm özel bankalari sahipleri hortumluyor. Bu bankalarin hepsinde yöneticilik yapanlar “cepçi”. Yönetim kurulu üyeleri ile tepe yöneticiler bankanin parasini ona buna dagitmaktan baska birsey yapmaz. Taksim Meydani’nda daragaci kurarak bunlarin hepsini boyunlarindan salliyacaksin. Ibret olsun!” Banka sistemini böyle bir tabloya oturttuk. Böyle bir tablodaki banka sisteminin “reel ekonomiyi canlandirmasini” bekliyoruz. Kamu bankalarinin dogru dürüst yönetime kavusmasini, bagimsiz olmasini istiyoruz. Özel bankalarin güçlenmesini istiyoruz. Türkiye’de kamu bankalarinda ve özel bankalarda yolsuzluk olmadi mi? Oldu hem de büyük boyutlarda oldu. Bu bankalarin yönetim kurullarindaki üyeler ve tepe yöneticiler su veya bu menfaat karsiligi bankalarin paralarini onun bunun cebine hortumlamadi mi? Hortumladi hem de büyük boyutlarda hortumladi. Bu isleri yapanlar cezasiz mi kalmali? Cezalandirilmali. Hem de gecikmeden cezalandirilmali… Ama geliniz görünüz ki, Türkiye’de hukuk sistemi çalismiyor. Hukuk sistemi çalismayinca suçlu ile suçsuzu ayirmak mümkün olamiyor. Suçlu, cezasiz kaliyor. Suçsuz bos yere suçlaniyor. Kamu vicdani zedeleniyor. Bu durumda kamuoyu yanlis olusum içine girerek, tüm sisteme güvenini yitiriyor. DÜNYA Gazetesi yazari Iktisat Fakültesi eski dekanlarindan Prof. Dr. Erdogan Alkin ve Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekani Prof. Dr. Münevver Turanli, ekonomi ve istatistik hocasi olarak sahip olduklari birikim nedeniyle üniversitenin izini ile bir devlet bankasi olan Emlak Bankasi’nin yönetim kurulunda görevlendirilmisler. 1996 yilinda yönetim kurulundan ayrilmislar. Bankanin 1999 yilinda bir müsterisine kullandirdigi kredi nedeniyle Kiliçbaligi Operasyonu çerçevesinde önceki sabah evlerinden alindilar. Bütün gün radyolar ve televizyonlarda “yargisiz infaz”a tabi tutuldular. Gece yarisi savcilik tarafindan serbest birakilmalarina ragmen ertesi günü gazetelerde resimleriyle, isimleriyle kamuoyuna “suçlu imisçesine teshir edildiler”. Prof. Dr. Erdogan Alkin, bu sorusturma kapsamindaki kredi nedeniyle daha önce de ifadelerine basvuruldugunu ve takipsizlik karari aldiklarini belirtiyor. Burada tartisilan kamu bankalirindaki ve özel bankalardaki yolsuzluklarin sorusturulup sorusturulmamasi degil. Tartisilan suçlarin örtbas edilmesi degil. Tartisilan, her sorusturmada ismi geçenin “yargisiz infaz ile” daha baslangiçta suçlu ilan edilmesi. Suçsuzlarin isimlerinin karalanmasi. Sorusturmalarin yillar boyu sürmesi, sonuçsuz kalmasi nedeniyle suçlularin belirlenememesi. Suçlular cezasiz kalirken, sorusturmaya adi karisanlarin tümünün suçlu durumuna düsürülmesi. Bu gelismeler, Ziraat ve Halk bankalarinin yönetiminden ve Emlak Bankasi’nin eritilmesinden sorumlu Vural Akisik ve arkadaslarinin sürdürdükleri görev nedeniyle “yasal koruma” taleplerini hakli çikariyor. Prof. Dr. Erdogan Alkin ile Prof. Dr. Münevver Turanli’nin, Emlak Bankasi’nin yönetim kurulu üyeligi yapmalari nedeniyle haklarinda açilan 16 davadan bes yildir kurtulma çabalarini, takipsizlik kararina ragmen bes yil sonra Kiliçbaligi Operasyonu ile gündeme getirilme sekillerini gören kamu bankalari yöneticileri, bankalardaki yapisal degisim ile ilgili olarak nasil risk altina girebilir? Nasil cesuz karar alabilir? Kamu bankalari ile özel bankalarin yönetim kurullarina saygin isimlerin girmesi, yönetimde saygin kisilerin yer almasi nasil saglanabilir? Sansasyonu birakarak, hukuk sistemini isletemez isek, gerçek suçluyu cezalandirmayi basaramazsak, banka sisteminin yeniden yapilandirilmasina ve güçlendirilmesini saglayacak kadrolari toparlayamayiz. Bankalar yeteneksiz kisilerin, maceraperestlerin elinde kalir.

 

Sende yorum yap