Kanun değişince banka sorunu çözülür mü?

, , Sende yorum yap

Kanunlar degistirilerek enflasyon kontrol altina alinamiya-cagi, ihracat artirilamiyacagi gibi, banka sorununu da kanun degisikligi ile çözmeye imkan yoktur.
Türke ekonomisinde ki gelismeleri gerçekçi bir sekilde izleyen iktisatçilardan Özhan Eroguz’un söyledigi gibi “reel faktörleri çözmeden ekonomiyi düzeltme imkani yoktur.”
Banka subelerinin sayisini azaltirsin, banka sisteminin maliyetleri düser. Bankalari sermaye artirimina zorlarsin, bankalar halka açilir. Bankalarin sanayi yatirimlara yönelmesini önlersin, Holding Bankaciligi sona erer. Bankalari ellerindeki hisse senetlerini satmaya zorlarsin, sermaye piyasasi canlanir. Bankalar personel masraflarini azaltir, lüks sube binalari yapmaktan vazgeçer, krediler ucuzlar. Benzeri parlak fikirlere dayali mevzuat zorlamalarinin hiçbirsey getiremeyecegi anlasilmamis görülmektedir.
Banka sisteminde, nereden nereye gelinmistir. Bugünkü sorunlarin temelinde yatan nedir? Bunlari tahlil etmeden “pansuman” tedbirlerle sorunun çözülemeyecegi, bugüne ka-darki muhtelif mevzuat degisikliklerine ragmen anlasilamamistir ki, bugün benzer degisiklikler gündemdedir.
Türkiye neden bu duruma düstü?
Temel neden, Türkiye’de sanayi kesiminin üzerindeki yükü kaldiramaz hale gelmesidir. Ekonomi gelisirken, “sadece sanayi kesiminin finansmani” gibi bir tercihyapilmistir. Toptan ve perakende ticaretin, tüketicinin kredilendirilmesi önlenmistir. Insaat kesimine kredi verilmemesi, ithalatin finansmanindan kaçinilmasi tercihi yapilmistir. Bu durumda, kredi sisteminin tek muhatabi sanayi kesimi olmustur.
Sanayi kesimi bankadan aldigi kredi ile, toptanciyi perakendeciyi kredilendirmekle yetinmemis, daha sonra tüketiciyi de kredilendirmistir. insaat kesimine dönük üretim yapan sanayi, insaat kesimini, ithalata dayali sanayi ithalatçiyi finanse etmistir. Açik anlatimiyla tüketicinin, perakendeci tüccarin, toptancinin, insaat kesiminin ve ithalatçinin bankalardan dogrudan alacagi krediler, sanayiciden geçmis, bankalara sanayici mu-tatap olmustur. Zamanla sanayicinin bankalara karsi riski büyürken, sanayici bir kredi müessesesi seklinde baska kesimlere kredi açma durumunda kalmistir.
Normal kosullarda bile bir gün tikanmasi mukadder olan sistem, hizli enflasyonun etkisinde ve konjonktüre dalgalanmalar karsisinda çözülemeyecek sorunlar içine girmistir.
Daha önce oldugu gibi önümüzdeki günlerde bankalar kanunu tekrar degisse acaba bu reel faktörler çözüme kavusabilecek midir? Bankalar ve bankalardan kredi kullananlar bunun bilincinde degil rnidir? Bilincindedir. Fakat kredi kullananlar kanun degisince, dolan kredi limitleri belki genisler, belki krediler ucuzlar ümidiyle bekleyislerini mevzuat satirlarina dönüstürmek çabasindan yarar ummaktadir. Mali durumu zayiflayan bazi bankalar ise, bu degisiklik sayesinde, sarsintiyi atlatabilme arayisindadir. Bu arada en önemli ve tehlikeli gelisme, mali durumu güçlü, krizden etkilenmemis birkaç sayili bankaya karsi normal olmayan yaklasim seklidir. Bütün bankalari bu güçlü bankalar düzeyine çikarmaya, gayret göstermek yerine güçlü olmayi basarabilmis bankalara “senin mali bünyen neden kuvvetli kalabildi? Sen de biraz fedakarlik yap bakalim..” benzeri bir arayis sezilmektedir.
Ekonomiyi sadece bankalar finanse edemez. Mali kesimde, bankalar mali araci kuruluslarin sadece birisidir. Sermaye piyasasi, para piyasasi içinde tüm diger araci kuruluslar ortadan kalkmis vaziyette iken, saglikli bir banka sistemi arayisinda olmak ne derecede isabetlidir? Kaldi ki, bankalan ekonominin sorunlarindan soyutlamak da imkansizdir. Ekonomi sagliksiz, ekonominin diger müesseseleri hasta ise, bankalarin da nezle olmalari normaldir. Fakat tekrarda yarar vardir ki, “nisbi ola-
Ekonomiyi sadece bankalar finanse edemez. Mali kesimde, bankalar mali araci kuruluslarin sadece birisidir. Sermaye pi yasasi, para piyasasi içinde tüm diger araci kuruluslar ortadan kalkmis vaziyette iken, saglikli bir banka sistemi arayisinda ol mak ne derecede isabetlidir? Kaldi ki, bankalari ekonominin sorunlarindan soyutlamak da imkansizdir. Ekonomi sagliksiz, ekonominin diger müesseseleri hasta ise, bankalarin da nezle olmalari normaldir. Fakat tekrarda yarar vardir ki, “nisbi ola rak” Türkiye’nin herseye ragmen en güçlü müesseseleri her halde bankalardir ki, sistemin tahribi için bunca gayretlere ragmen itibarlarini korumaya, faaliyetlerini sürdürmeye de vam edebilmekte ve hatta Türkiye’de dis rekabete tam olarak açilan tek sektörde, yabanci rakipleri yaninda faaliyetlerini sürdürebilmektedirler. Kaldi ki, önde gelen ve mali bünyeleri gerçekten güçlü ve yurt içinde oldugu kadar yurt disinda da iti barlari giderek yükselen bazi bankalarin özel sektörde ekono minin finansmanini sürdürmek yaninda, Hazinenin geçici güçlüklerinin atlatilmasindaki katkilarini da görmemezlikten gelmek insafsizlik olur.
p>

 

Sende yorum yap