Kamu bankaları zarardan kâra geçecek (miş!…)

, , Sende yorum yap

Devletin iç borcunu artiran nedenlerin basinda, kamu bankalarina verilen kamu kagitlari geliyor. Kamu bankalarina bu kagitlar neden verildi? Çünkü devletin iç borçlarinin bir bölümü bu bankalarin bilançolarinin içine gizlenmisti. Borç sadece bankalarin üzerinde görülmekle kalmiyor. Kamu bankalari bu borçlari yasatabilmek için para piyasasindan yüksek faiz ile, kisa vade ile devamli borçlaniyordu. Bu borçlanma islemi bir yanda kamu bankalarinin zararini büyütürken öte yanda para piyasasinda faiz oranlarini yukariya tirmandiriyordu. Bankalarin bu açiklari kamu kagidi ile kapatildi. Simdi bankalar hem yüksek faiz ile para piyasasina çikma telasindan kurtuldular hem de nakde çevrilme sansi olan kagitlara kavustular. Kisa sürede gerçeklesen tek olumlu gelisme budur. Buna karsilik kamu bankalari yapisal bir degisim sancisi içinde. Bu yapisal degisimin geregi olarak yeni bankacilik islemlerini durdurdular. Piyasadaki durgunluk nedeni ile de eski müsterilerden ana para ve faiz tahsilati yapmakta zorlaniyorlar. Açik anlatimi ile bankacilik islemlerindeki giderleri aynen devam ederken gelirleri düsmüs durumda. Böyle bir tablodaki kamu bankalarinin durup dururken zarardan kâra geçmeleri nasil mümkün olabilir? Bu bankalara verilen kagitlarin bankalarin bilançolarinda yarattigi iyilik nasil bankacilik islemlerindeki bir basari olarak kabul edilebilir? Tabii ki hedef kamu bankalarinin kâra geçmesidir. Iyi yönetim ile bir süre sonra bankacilik islemlerinde kâr saglamalari gerekir. Ama yanlis degerlemelerle, bilanço süslemeleriyle olan biteni çarpitirsak tekrar eskiye döneriz…

 

Sende yorum yap