Kalkınmanın “sol” boyutu ve de “insani” boyutu

, , Sende yorum yap

CHP Genel Merkezi’nde, “Politika Arastirmalari Merkezi” (PAM) ismi ile bir arastirma grubu olusturuldu. Bu grubun baskanligini eski plancilardan Günal Kansu yapiyor.
PAM’daki çalismalarda ilk is olarak, CHP’nin gelecekte izleyecegi politikalarin tartisilmasina zemin hazirlamak için bir “tartisma tebligi” hazirlandi. Bu “tartisma tebligi”ni Günal Kansu ve Prof. Dr. Baran Tuncer ortaklasa yazdi. Teblig uzmanlara dagitildi. Geçtigimiz hafta sonu da Ankara’da tartismaya açildi, ilk tartisma toplantisina uzmanlardan baska parti meclisi üyeleri, CHP Baskani ve Genel Sekreteri katildi.
Atilla Karaosmanoglu’nun baskanlik ettigi, bir gün süren bu toplantiya davetli uzmanlarin çogu “1960’larin planlamacilari” idi. Atilla Karaosmanoglu, Günal Kansu, Baran Tuncer, Merih Celasun, Bilsay Kuruç, Oktay Yenal, Atilla Çandir, Hikmet Çetin, Necat Erdem, Mehmet Kabasakal, Yakup Kepenek, Sevil Korum, Ali Nejat Ölçen, Ok-tar Türel, Enis Tütüncü, Yigit Gülöksüz ve Güngör Uras…
Gene eski plancilardan ve iktisatçilardan Erinç Yeldan, Çetin Hacaloglu, Zekeriya Yildinm, Taner Berksoy, Faik Öztrak, Ali Tigrel, Erol Tuncer, Osman Aro-lat ve Osman Ulagay da katilimci ve panel üyeleri arasinda idi.
Teblig isiginda uzmanlarca ortaya konulan görüsler partinin yetkili organlarinda tartisilip, ol-gunlastirilarak, CHP’nin dünyadaki ve Türkiye’deki gelismeler isiginda yeni politikalari olusturulacak.
Bu toplantida eski plancilar “sol”a dönük sosyal ve ekonomik politikalar konusunda ilginç görüsler ortaya atti.
Bazi uzmanlar sol bir partinin özellestirmeye, küresellesmeye, Avrupa Birligi hareketine karsi olmasi gerektigini söylerken, digerleri, “dünyada olusumlara bir
sol partinin tek basina karsi çikamayacagi, olusumlarin disinda kalmak yerine, olusumlar içinde yer alarak, olusumlari ülke yararina çevirmenin daha yararli olacagini” savundu.
Bilsay Kuruç, dünyadaki olusumlar karsisinda, CHP’nin karsisindaki üç alternatifi söyle açikladi:
(1) Avrupa Birligi’ne katilip, birinci ligdeki Sosyal Demokratlar yaninda yer almak. Bu “dünya nimetlerinden pay alabilme” tercihidir.
(2) Ülkenin kendi kaynaklarina dayali gelisme stratejisini sürdürerek, “öncelikle saglam basmayi becerebilmek”. Bu “moral ve felsefe haklilik iddi-asi”na dayanir. 1920’lerden bu yana CHP’lilerin benimsemedigi yoldur.
(3) Küresellesme hareketinin içinde yer almak. Bu “piyasalarin üstünlügü esasina” dayanir. Türkiye bugün bu yolda “basibos” ilerlemektedir. Küresellesmeye teslim olmus bir ülkede “sosyal demokrasi” diye birsey olamaz.
O halde çözüm, CHP’nin Avrupa Birligi içinde birinci ligde oynama arayisi ile Avrupali Sosyal Demokratlar arasinda yer alma hedefi dogrultusunda “saglam basmayi becerebilme” çabalarina dönük politikalari ihmal etmeyen bir stratejiyi benimsemesidir.
Prof. Dr. Taner Berksoy, sosyal demokrat partinin yelpazedeki konumunu söyle açikladi: Sosyal demokrat parti, sosyal politikalariyla sag/liberallerden, demokrat politikalariyla sol/devletçilerden ayrilir. Liberal politikalari ancak toplum ve ülke yararina “regülasyon” çerçevesinde uygular. Sol politikalarda “demokrasi”yi, kisi özgürlügünü öne çikanr.
Sosyal demokrat parti dayatmaci olamaz. Piyasa ekonomisine sosyal boyut katarak, azgin piyasaciligin karsisinda durur.
Ama sosyal ve siyasi alaninda öncülük ettigi demokrasiyi, serbestiyi, ekonomi alaninda kisitlamamaya da özen gösterir.
Prof. Dr. Merih Celasun ise, günümüzde kalkinma denilen seyin yüksek büyüme hizi ve gelir dagilimini iyilestirmeden ibaret olmadigini, kalkinmanin insani boyutunun öne çiktigini hatirlatti.
Insani kalkinmayi, “dogruyu, iyiyi, güzeli bulmak” ideali olarak özetleyen Merih Celasun, kalkinmanin 3 farkli insani boyutunun önemini vurguldi. (1) inanç ve felsefe, (2) Bilim, (3) Kültür ve sanat.
Merih Celasun, milli gelir içinde KIT’lerin agirliginin yüzde 6.5’e düsmesi karsisinda sosyal demokrat bir partinin özel sektörün üretim ve istihdam yaratma gücüne daha fazla önem vermek zorunda kalacagini da hatirlatti.
Türkiye’nin hizla artan genç nüfusuna, milli gelirdeki katkisi giderek düsen kamu isletmelerinde is bulunamayacagina dikkat çekti.
Prof. Dr. Oktay Yenal ise, küresellesmenin ve degisimin fakir ve gelismekte olan ülkelerin önüne çikardigi firsatlari söyle açikladi:
“Yillar önce agir sanayi kurulmadan, kendi teknolojilerini yaratmadan fakir ülkelerin kalkinma sanslan yoktu.
Otomobil sadece ABD’de Det-roit’te üretilirdi. Bilgisayar Sili-con-Valley’de gelistirilirdi. Önce Japonlar teknolojiyi çalarak, taklit ederek üretime geçti. Sonra bilgi toplumu teknoloji dagilimini mümkün kildi. Bugün Silicon Valley’de üretilen cipin benzeri, küçük bir ülkede hemen kopya edilebiliyor. Türkiye bile otomobil üretebiliyor.
Gözünü açan fakir ve gelisme arzusundaki ülkeler, gelismis teknolojileri hemen ülkelerinde uygulayarak, dünya pazarina dönük üretim sansina sahip. Fakat bunun altyapisinin hazirlanmasi gerek.”
Toplantida daha baska ilginç konular tartisildi. Yer sinirliligi nedeniyle bu kösede sadece birkaçindan söz ettim. Herhalde CHP toplantidaki konusmalari kisa sürede yayin haline getirir. Sadece CHP’liler için degil, herkes bunlarla ilgilenecektir.

 

Sende yorum yap