Japonlar neden davullarını alıp geldiler

, , Sende yorum yap

Japonlar bu defa da Türkiye’ye mal satmaya geldiler… Halbuki U hiç olmazsa artik yatirim yapmaya niyetlendikleri saniliyordu…
Ceplerine paralarini doldurup, ciddi projeleri çantalarina koyup, Türkiye’ye yatirim yapmaya gelmeleri beklenirken, bir de bakil di ki Japonlar “kocaman, kocaman davullari yüklenmisler, çantalannda havayi fisekler”, Türk hanimlarina ikabana ögretmckden Türk halkina Japon müzigi din-letmekden baslça niyetleri yok.
“Atatürkçü oldugu belirtilen “Japon prensinin ise Türkiye’ye ilgisi ise “milyonlarca yillik arkeolojik degerlerden öteye gitmiyor”
Bu son “Japon gürültüleri” de göstermistir ki, kisa ve hatta orta sürede Japonlarin “mal satmak disinda” Türkiye’de yapacaklari birsey yoktur.
Türk tüketim pazarinin uyanmaya baslamasi, sivil ve askeri devlet ihalelerinin cazibesi Japonlari Türkiye’ye getirmistir.
Japonlarin yatinm yapmak için gelmesini Türkiye 20 yildir “ümitle beklemektedir.” Türk Japon ekonomik iliskilerinde ciddi tohumlar bundan 20 yil önce Turgut özal’in Devlet Planlama Teskilati Müstesarligi döneminde atilmistir. Bu iliskiler 20 yildir sicak tutulmaya çalisilmistir. Bugün Turgut özal basbakan olarak gene de “büyük iyi niyetiyle” bir meyvalar toplamaya çalismaktadir.
Iliski denilen sey (ithalat-ihracat) ise Türkiye bundan hep zararli çikmaktadir. Son yillarin dis ticaret rakkamlari ilginçtir: Japonya ile dis ticaret iliskileri (Milyon Dolar)
Ithalat Ihracat
1985 507 43
1984 405 37
1983 349 37
1982 357 43
1981 206 35
Türkiye giderek daha fazla almakta, hiçbirsey satamamaktadir. Japon’larin Türkiye’ye ilgisi (Dünya Gazetesinin 29 Mayis 1986 tarihinde yayinlanan Japonya ekinde görülecegi gibi) istanbul’daki 17 adet temsilcilikden ibaretdis. Bu temsilciliklerden sadece birinde (Chemical Mitsui Bank) az da olsa Japon sermaye katkisi vardir.
Japonlar henüz Türkiye’de dogrudan veya ortaklik seklinde hiçbir yatirima katilmamislardir.
Yillardir Türkiye’de sube açacagi söylenen ve sube açmasi için Türk kamu sorumlularinin büyük destegini gören (The Bank of Tokyo) sonunda istanbul’a bir temsilci tayin etmistir.
Bütün bunlari gördükten sonra “Bakin bu sefer niyetleri herhalde ciddi… Bakin davullarini da getirmisler” diye düsünmek herhalde fazla iyimserlik olurdu.
Prof. Dr. Besim Üstünel, son üç yilda toplam 110 milyar dolar cari islem fazlasi, 135 milyar dolar ticaret bilançosu fazlasi veren Japonlar’in adalar disinda yatirim alani ararken Türkiye’ye de mutlaka geleceklerini yazmaktadir.
Japonlar geçen 20 yil boyunca az sayida da olsa “belli sektörlerde yatirim arastirmasi yapmak üzere belli Türk firmalariyla iliskiye girmislerdir. Aylar ve hatta yillar süren bu iliskiler meyva vermeden kurumus kuruyan fidanlarin bedeli Japonya’dan mal satarak dengelenmeye çalisilmistir.”
Bugün için ciddi Türk firmalariyla, ciddi Japon firmalari arasinda herhangi bir ciddi projede isbirligi için ciddi müzakereler söz-konusu degildir. Belli Türk sanayi kuruluslari “lisans anlasmasi” bazmdaJaponlarla iliski sürdürmekte,belli sanayikuruluslannda” Japon orijinli sanayi ürünlerinin montaji” sürüp gitmekte veya “Japon orijinli parça kullanimina dayali” üretim yapilmaktadir.
Bu gerçekleri bilmek, olan bitenleri görmek, “Japon davullarini dinlerken hayale kapilmayi önlemeye yararli

 

Sende yorum yap