İYİLİK RÜZGARI ESİYOR

, , Sende yorum yap

İYİLİK RÜZGARI ESİYOR

İyilik rüzgârları esiyor ama, kimse bu rüzgârların zevkini çıkaramı-

yor.Devamlı bir "kuşku" var… İnsanlar "kaza-bela-felâket beklenti-

sinden kurtulamadı."

Türk insanı 1994 Nisan’ında yaşadığı kriz şoku ile kendini kötü

günlere hazırlamıştı. "Dolar 100 bin lira olacak; enflasyon yüzde

200'ün üstüne tırmanacak, büyük firmaların ve bankaların çoğu

batacak. Türkiye iç ve dış borçlarını ödeyemediğinden iç ve dış borç

konsolidasyonuna gidecek işsizlik artacak, sosyal huzursuzluk yayı-

lacak, hükümet kontrolü elinden kaçırıp dağılacak….Bu kötü günler bekleyişi sürerken. insanlar ummadıkları şeylerle

karşılaştı… .Dolar tükenmedi. Enflasyon beklenen hızda artmadı.

Firmalar batmadı…

Beklenenden, umulandan önce işler açıldı. Dolara koşanlar Türk Li-

rası'na döndü. Kredi notunun kırık olmasına rağmen, dış kaynaklar

Türkiye'ye kredi vermeye başladı. Hükümet iç ve dış borç ödemelerini

aksatmadı. Döviz kuru yükselmedi. Buna rağmen ihracat artışı durma-

dı. 1995 yazında "iyilik rüzgârları" esişi hissedilir hale geldi.

Ortada bir gerçek var… Gerçek bu.

Geride rakamlar var. Ekonomi bilimi denilen bir şey var.

– Hükümet ve yetkililer, krizden çıkış için yapısal, radikal ve ciddi

Tedbirler alamadı. Eski yapısal bozukluklar olduğu gibi duru-

yor.

– Ekonomi bilimi denilen şey var ise, bu temel rakamların, bu te-

mel göstergelerin böyle iyi sonuçlar vermemesi gerekiyor.

Şimdi rakamlara ve ekonomi bilimine mi inanacağız, yoksa eko-

nominin bugünkü durumuna mı?…

Bizim "felâket bekleyişi" alışkanlığımız nedeniyle, en iyimserlerde

bile bir kuşku var: Acaba bu iyilik rüzgârları geçici, aldatıcı rüzgarlar

mı? Acaba bu canlılık anormal bir gelişme mi? Acaba yeni bir kriz

ile karşılaşabilir miyiz? Bu huzursuzluk, bu düzensizlik, istikrarın yer-

leşmesini önlüyor. İstikrar yerleşmeyince insanlar orta ve uzun dö-

nemli kararlar alamıyor. Ciddi yatırım projelerini hazırlama ve uygu-

lamaya koyma imkânı doğmuyor. Açık ifade ile "biz iyilik rüzgarla-

rı" altında yaşamaya alışmadığımızdan devamlı "kriz fırtınası" bekle-

yişindeyiz: Bu iyilik rüzgârı ne zaman fırtınaya dönüşecek diyerek,

iyilik rüzgârının tadını çıkaramıyoruz.

 

 

Sende yorum yap