İstanbul halkının yaşam biçimi ve sorunları

, , Sende yorum yap

İstanbul Ticaret Odasi (ITO) yararli arastirmalar yaptiriyor. “Istanbul Halkinin Yasam Biçimi ve Sorunlari” basligi ile yaptirilan arastirmanin sonuçlari geçen gün açiklandi.
Arastirma konusu çok güzel seçilmis. ITO gibi bir kurum üyelerine bundan iyi hizmet edemez. Çünkü üyelerinin hepsi bu sehirde, bu sehirde yasayan insanlarla is yapan kisiler, kuruluslar.
Istanbul’da yasayan bu sehirdeki halka hizmet veren kisi ve kuruluslarin müsterilerinin gelir ve yasam biçimleri hakkinda bilgi sahibi olmalari gerekir. Sadece bir defalik degil, devamli olarak bilgilerini yenilemeleri gerekir.
Bunun için bu tip arastirmalarin sik sik tekrarlanmasinda yarar vardir.
Arastirma konusu güzel, arastirma için seçilen arastirma grubunda da isabet var. Prof. Emre Kongar arastirmanin sorumlulugunu üstlenmis. Prof. Emre Kongar akademik yetenekleri yaninda, arastirmacilik konusunda da deneyim sahibi bir bilim adamidir. Ayrica sosyal olaylari izleme ve degerlendirme deneyimine sahiptir.
Sonuç olarak: Arastirma konusu çok isabetli. Arastirmaci grup isabetli seçilmis ve de ortaya bir arastirma çikmis.
Bizde bu tip çalismalar ya çok övülür ya da çok elestirilir. Önemli olan çalismanin bir bütünlük içinde degerlendirilmesi, iyi yanlari yaninda hatalarinin da ortaya konulmasidir.
Yasam biçimi ile ilgili arastirmalarin en güç yani, insanlarin gelirleriyle ilgili bilgileri derlemektir, insanlar gerçek gelirlerini ortaya koymak istemezler. Bu nedenle gelir rakamlari ile harcama rakamlarini karsilastirmak gerekir.
ITO arastirmasinda da ailelerin gelirleri ile harcamalan arasindaki çeliski dikkati çekmektedir. ITO arastirmasina göre, Istanbul’da hanelerin (dikkat buyurunuz kisinin degil bir konutta yasayanlarin) toplam ortalama aylik geliri 300 milyon liranin altinda görülmektedir.
Istanbul’da hanelerin ortalama geliri bu rakamda ise, Istanbul çok fakir bir sehirdir. Dünyanin en fakir sehirlerinden biridir. Bu sehirde ticaret yapmanin, is yapmanin imkani yoktur. Çünkü bu kadar düsük hane basi geliri olan sehirde tüketim çok çok düsük olmalidir.
Istanbul’da hanelerde birden fazla kimsenin çalistigi gelire katkida bulundugu bilinmektedir. Özellikle alt gelir gruplarinda, gecekondu semtlerinde tüketimin kaynagi budur. ITO arastirmasinda istanbul’daki hanelerden sadece yüzde 32’sinde esin çalistiginin ortaya çikmasi, es disinda üçüncü çalisanlarin hane sayisi içindeki payinin yüzde 12 olarak gösterilmesi tereddüt yaratmaktadir.
Istanbul’da gelir düzeyi bu kadar düsük ise, bu gelir düzeyi düsük hane halkinin nasil olur da bir numarali sorunu otopark, iki numarali sorunu çarpik kentlesme olabilir. Nasil olur da toplam hanelerin sadece yüzde 3.5’u fakirlikten yakinir?
Istanbul’daki hanelerin yüzde 68’i ekonomik sikintida, yüzde 55’i borçla yasiyor, yüzde 60’i taksitle alisveris yapiyor, yüzde 44’ü parasizliktan esyasini satiyor… Buna karsilik yüzde 95’inin evinde tüm beyaz esyalar var. Yüzde 40’inin otomobili var.
Yüzde 76’si bankamatik karti kullaniyor… Bunlar arastirmayi bütünüyle yaralayacak çarpikliklar degil ama, üzerinde durulmasi gereken konular.
Bu gibi çarpikliklar tartisilir, nedenleri arastirilir ise, hem arastirmadan beklenen sonuç daha iyi alinir hem de bundan sonraki arastirmalarda benzer çeliskilere düsülmez.
Türkiye’de bir aliskanlik vardir. Kurumlar ve kisiler elestiri kabul etmez. Bu elestiriler umulur ki, ITO yönetimini ve arastirmacilari rahatsiz etmez, üzmez. Böyle bir sey olur ve tartisma kapilari kapatilir ise, yanlis yapilmis olur.
Bu tip arastirmalar genis çevrelerde tartisilmali, iyi ve yanlis yanlan ile konu edilmelidir ki, mükemmele ulasilabilsin.

 

Sende yorum yap