İŞİN ÇİVİSİ :DIŞ SERMAYE

, , Sende yorum yap

Basbakan, Persembe aksami TV’de yayinlanan “Icraatin Içinden” Programinda, “Isin çivisi: dis sermaye” olarak yabanci sermayenin öneminden sözetti. “Türkiye’ye 30 yilda l milyar dolar yabanci sermaye gelmisti, halbuki mevzuat ba sitlestirilip, bürokratik engeller kaldirilinca 1984 yilinin üç ayinda Nisan-Haziran aylarinda 356 milyon dolarlik sermaye ye, 30 yilda gelenin üçte biri yabanci sermayeye izin verildi” dedi.
Herseyden önce Basbakan’in “elma ile armutu mukayese” ederek netice çikarmasi hatalidir. 30 Yilda gelen “Türkiye’ye bilfiil giren, nakdi, ayni ve gayri maddi hak olarak giren ya banci sermaye toplamidir. 1984 Yilinin, üç aylik dönemi için verilen rakkam ise “izin verilen yabanci sermaye istemlerinin toplami”dir. Izin verilen yabanci sermaye istemlerinin tamami gerçeklesmez. Gerçeklesen kisim da, projenin niteligine göre, uzun bir sürede gerçeklesebilir.
24 Eylül 1984 Pazartesi bu sütunlarda yayinlanan tablolar ‘da, Türkiye’ye fiilen giren yabanci sermaye ile girmesi ne izin verilen yabanci sermaye hakkinda Devlet Planlama Teskilatindan saglanan rakkamlar yayinlanmistir.
Devlet Planlama Teskilati tarafindan yayinlanan bilgilere göre, 1981-1983 yillarinda izin verilen yabanci sermaye ile fii len gelen yabanci sermaye rakkamlari arasindaki farklilik (mil yon dolar olarak) söyle gelismistir:
Yabanci Sermaye
Gelen Izin Verilen
1980 ……………… 53 ……………………………. 97
1981 ……………… 60 ……………………………. 337
1982 ……………… 55 ……………………………. 167
1983 ……………… 87 ……………………………. 102
1984 (6 aylik)……… 44 ……………………………. 356
Basbakanin isin çivisi olarak niteledigi yabanci sermaye konusunda (fiilen giren yabanci sermaye) ile (izin verilen yabanci sermaye) arasindaki farkliliga ek olarak, açikliga kavusmasi gereken baska tanim farkliliklari da vardir.
Bundan önceki dönemlerde (geçen 26 yillik dönemde) Türkiye’ye nakdi yabanci sermaye girisi (taze para) olarak gerçeklesirdi. Halbuki simdi ortaya bir de (Garantisiz Ticari
Borç) ve (DÇM) kaynagi çikti.
iktisatçi Uluç Gürkan, Anka Ajansi araciligiyla yayinlanan bir arastirmasinda bu konudaki gerçekleri söyle dile getiri yor:
“Türkiye, ertelenmis DÇM borçlarinin “yatirim” amaciyla yabanci sermayeye dönüsmesine ve bu kapsamda yabanci yatirimci ile alacakli arasindaki devir islemine izin veriyor.
Merkez Bankasi yetkililerinden edinilen bilgiye göre, bugü ne degin yabanci sermaye yatirimina dönüsmesine izin veri len DÇM miktari 18 milyon dolarla sinirli. Buna karsin, ya banci sermayeye dönüsmesine izin verilen garantisiz ticari borçlarin toplami 440 milyon dolari bulmus görünüyor. Ga rantisiz borçlar ve DÇM’ler, 1980 sonrasinda haziran 1984’e kadar izin verilen toplam l milyar 60 milyon dolarlik yabanci sermaye yatiriminin yüzde 43’ünü olusturuyor.”
Görülüyor ki, 1980 yilindan buyana yabanci sermaye girisi olarak görülen imkanlarin büyük kismi DÇM ve Garanti siz Ticari Borçlarin kagit üzerinde hesap degistirmesinden kaynaklanmaktadir. Zaten bu böyle olmasi 1980 yilindan bu yana, yabanci sermayede görülen rakkamsal artisin meyvala rinin ortalikta görünmesi, bir takim yatirimlarin gerçeklesmesi, kapasitelerin yaratilmasi gerekirdi. Basbakanin “Icraatin Için den” Programinin yayinlandigi gün, Istanbul’da ABD Büyü kelçisi bir konusma yapti. Bu konusmada, ABD’nin Türkiye’ ye askeri amaçlar disinda da ilgisinin oldugunu belgelemek için, Türkiye’ye gelen 4 Amerikan bankasindan ve gelmek üzere olan 2 Amerikan bankasindan sözetti.
Türkiye’ye gelmekte olan bu 2 Amerikan bankasindan biri nin izin alirken, sagladigi özel ayricaliklar, ABD Büyükelçi sinin konusmasini dinleyen isadamlarinin aralarinda tartistik lari bir konu idi. Bu Amerikan bankasi 6 milyon dolarlik ser maye sartinin yarisinin, 1980 yilindan önce Türkiye’ye verdigi ve mülkiyeti baskalarina ait DÇM hesaplari dikkate alinarak ödenmis gösterilmesi izinin i almisti.
ödenmis gösterilmesi izinin i almisti.
Gerçekte, bu konu Uluç Gürkan’in arastirmasinda açikla nan çarpik uygulamanin devamindan baska birsey degil di. Uluç Gürkan uygulamayi söyle anlatmaktadir:
“Yabanci bankalarin Türkiye’ye ilgisi artarken, bu bankala rin sube açarak faaliyete baslamak konusunda ihtiyaçlari olan sermayeyi ertelenmis “DÇM” borçlarindan karsilamaya özen gösterdikleri izleniyor.
DPT Yabanci Sermaye Baskanligi, yabanci banka subeleri nin DÇM’leri “yatirim” olarak degerlendirilebilecegine hük metmis bulunuyor.
Halen istanbul’da faaliyet gösteren bir yabanci banka, 5 milyon dolarlik sermaye getirme zorunlulugunu, ertelenmis DÇM’lerden karsilamis bulunuyor. Türkiye’de faaliyet göster mek konusunda girisimlerini sürdüren bazi bankalarin da ser maye gereksinimlerini DÇM’ler yoluyla karsilamak arzusunda olduklari gözleniyor.
Yabanci bankalarin sermaye gereklerini karsilamak için kendi portföylerinde bulunan DÇM’leri kullmak yerine piya sadan devir almayi yegledikleri anlasiliyor. Merkez Bankasi’ nin piyasaya uygun kosullarda DÇM’ler için faiz ödemelerini baslatmis bulunmasi, Türkiye ile belli boyutta is yapan banka lar yönünden olayi kârli kiliyor.
Halen piyasada DÇM devirleri 100 dolarlik bir DÇM olana gina 85 dolar ödeyerek yapilabiliyor.
Yabanci sermaye yatirimlarinda, ve özellikle yabanci ser maye mevzuati çerçevesinde bankalarin Türkiye’de faali yete geçmelerinde esas olan, saglikli iliskilerin kurulabilmesi, ufak tefek menfaatler için, ileride rahatsizlik çikaracak dolam baçli yollara sapilmamasidir. Bir süre sonra ufacik bir pirenin ortaya çikaracagi rahatsizlik nedeniyle yorganlarin yakilmasi zorunlulugu ortaya çiktiginda sonuçtan her iki tarafta zararli çikar

 

Sende yorum yap