İşadamları üniversitede ders vermeli

, , Sende yorum yap

Alarko Sirketler Grubu Baskani, Istanbul Teknik Üniversitesinde düzenlenen “Teknik Egitim Ulusal Kongresi”ne “Türkiye’de Teknik Egitim Nasil Olmalidir” konulu bir teblig sunmus; bu tebligde isadarnlarinin teknik bilgi ve tecrübelerini teknik üniversitelerde ders vererek gençlere aktarmalarini önermis. Bu haber 26 Ekim 1983 tarihli gazetelerde “isadamlari üniversitede ders yermeli” basligi altinda yer aldi. Alarko Sirketler Grubu Baskani Üze-yir Garih’in egitim konusundaki bu önerisi, son aylarda degisik konularda basin araciligiyla kamuoyuna yansiyan degisik görüslerinden biridir. Daha önce de para politikasindan, bürokrasiye kadar degisik konularda dikkat çekici önerileri olmustur.
Türkiye’de yeni bir akim gelismektedir. Tecrübe sahibi kisiler, kendi ihtisas alanlarinda degil de, baska alanlarda fikir gelistirmeyi, öneride bulunmayi tercih etmektedir. Kamu kesimindekiler özel kesimdeki mütesebbislere, akil vermeye çalismaktadir.
Özkaynaginizi yükseltin; bankadan para alacaginiza, hisse senedi satin; emek yogun projelere yönelin, seklinde kesin görüsler ortaya koymaktadirlar. Üniversite ögretim üyeleri YÖK uygulamasinin etkisinde epey suskun olmalarina ragmen, gene de kamu yönetiminin nasil olmasi gerektigi, özel sektörde yatirimlarin ve üretimin gidisi hakkinda konusmalar yapmakta, yazilar yayinla maktadir.
Is adamlarimiz ve is adamlarimizin saygin kuruluslari ise bürokrasiyi düzenleyecek öneriler gelistirmekte, hükümetin bütçe, para kredi politikalari ile ilgili yorumlar yapmakta, KIT’lerin nasil yöneltilmesi gerekecegini arastirmaktadir.
Acaba herkes öncelikle kendi isine sahip çiksa, herkes kendi uzmanlik alaninda, kendi tecrübe birikimlerini en iyi degerlendirecek bir çaba içinde olsa ülke bundan daha fazla yarar saglamaz mi? Ülkesini seven,ülkesinin tüm sorunlariyla ilgilenen entelektüel bir kisinin ülkenin bütün sorunlari üzerine özel fikirlerinin bulunmasi normaldir.
Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin adi “Mülkiye Mektebi” iken, ve bu mektebe girenler “ülkenin her konusunu en iyi bilen kisi olma iddiasiyla” yetismeye çalisirken, onlari gerçege yöneltmek isteyen hocalarindan biri, rahmetli Fadil Hakki Sur, genç Mülkiyelilerin ayaklariniyere bastirmak için sik sik su cümleyi tekrarlardi: “Her sey hakkinda birseyler bilin, ama bir sey hakinda herseyi bilin…”
Üniversite ögretim üyelerinin . sanayi ile yakin iliski içinde olmalari, sanayideki gelismeleri izlemeleri, kendi alanlarindaki yenilikleri sanayi kesimindekilere aktarmalari normaldir.
Basarili isadamlarinin, Üniversitelerde konferanslar vermeleri, sanayideki gelismeleri, sorunlarini, tecrübelerini gençlere ve ögretim üyelerine aktarmalari yararlidir.
Bürokratlarin, sanayi kesiminde olan biteni yakindan takip etmeleri ve gerçekleri bilerek ekonomi politikalarini olusturmalari zorunludur.
Fakat bürokrat isadamina ne yapmasi gerekecegini söylerse, sanayici kamu kuruluslarini yönlendirmeye kalkarsa, ögretim üyesi sanayi kurulusunun yönetim ve üretim sorumlulugunu üstlenmek için zamaninin önemli bir kismini bu yöne kaydirirsa, sanayici ise isini birakip üniversitede muntazaman ders verip ögrenci yetistirme sorumlulugunu üstlenirse isler arap saçina döner.

 

Sende yorum yap