İMREN AYKUT (BAŞARISIZLIKTA EN BAŞARILI BAKAN OLMAYI NASIL BECERDİ?)

, , Sende yorum yap

“Basarisizlikta en becerili olmak” çok güç bir istir. Örnegin üniversite giris testlerinde en beceriksiz, en tembel ögrencinin bile sifir puan alabilmesi çok çok güçtür. Çünkü tesadüf de olsa cevapladigi yüz veya ikiyüz sorunun birinin dogru çikmasi gerekir.
Görülüyor ki, Sosyal Güvenlik Bakani imren Aykut, bu güç ve hatta imkansiz isi becermekte, bakanlik koltuguna oturdugundan bu yana hep yanlis seyler yapmaktadir. Olan, Devlet’e Oluyor. Yaziktir…
Sosyal Güvenlik Bakanligi çok önemli bir makamdir. Hele Türkiye gibi ülkede, ve hele hele Türkiye’nin içinde bulunulan ekonomik ve sosyal sartlarda, bu bakanligin önemi daha da artmistir. Imren Aykut’a gelinceye kadar Sosyal Güvenlik Bakanligi koltuguna oturanlar genellikle hep iyi seyler yapmistir. Dikkat edilirse bu kisiler geçen zamana ragmen hep hayir ile anilir.
Sosyal Güvenlik Bakanligi, adi üzerinde “Devlet babanin babaligini gösterecegi bir makamdir.” Devlet baba, bu makam araciligiyla, çalisani koruyacak, emekliyi kollayacak, hastaya, güçsüze yardimci olacak, hastasina bakacak… Açikçasi milleti süründürmeyecek.
Tabii ki bütün bunlar devlet babanin gücü ve de kesesi müsaade ettigi ölçüde olacak. Iste bu bakanligin görevi ve sorumlulugu da burada ortaya çikiyor: “Devlet babanin gücü ile sinirli olarak ülkede sosyal güvenligi saglayacak tedbirleri alip, uygulayabilmek,”
Cari islemler Dengesi fazlalik vermis… Döviz rezervleri geçen yilin üzerine çikmis… isçiniz, emekliniz devlet babanin kendisine devamli kazik attigina inanmaya baslar ise… O sözünü ettiginiz alanlardaki basarilar onlara viz gelir, viz gider…
Bankalari soyanlarla, hayali ihracatçilarla, altin döviz kaçakçilari ile millete kazik atanlarla ugrasacak yerde, tam tersine onlarla içli disli olur, dügünlerine derneklerine katilir, sonra da isçiye, emekliye kazik atmayi marifet sayarsaniz, olan size olmaz, devlete olur. Bu devlete yazik olur. Çünkü halkin devlete güveni kaybolur.
Halbuki Sosyal Güvenlik Bakanligi’nin görevi bu güveni ortadan kaldirmak degil güçlendirmektir.
Devlet baba babaligini, güvenini yitirirse, bir baskalari onun yerini alir. Devlet babanin yapmadigi “babaliga soyunur”. Dikkat ediniz, son zamanlarda bu tip “babalarin sayisi artiyor”. Acaba bu neden böyle diye düsünen var mi? Imren Aykut’un Kaçirdigi Firsat
Imren Aykut, yüksek tahsilli bir Türk hanimi. Üniversite tahsilini tamamladiktan sonra profesyonel olarak isçi-isveren iliskileri, toplu sözlesme konularinda çalismis. Bu konularda yetismis kisilerle birlikte olmus. Ortak çalismalar yapmis. Açik anlatimi ile, geçmisi ve tecrübesi bakimindan Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligi koltuguna oturmaya en hazir kisi. Kendinden öncekilerden çok sansli. Ne yazik ki, kendinden öncekilerin tümünden daha basarisiz.
– 1988 yili grevde kaybolan is günü bakimindan çok olumsuz bir yil.
– Imren Aykut döneminde hükümet – Türk-Is iliskileri en kötü dönemini yasadi. Türk-Is’in küçük düsürülmesi, liderinin harcanmasi için her türlü hata yapildi. Ileride Türk-Is içinde sivri uçlarin yönetimi ele geçirmesi ve Türk-Is’e rakip “ideolojik mücadeleye agirlik verecek” sendikalarin sahneye daveti için her sey sahnelendi.
– En son SEKA grevinde örnegi görüldügü gibi, önemli grevlerde Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligi “sahneden çekildi”. Isçi kaderiyle basbasa birakildi.
– Prim alacaklari konusunda kuru sıkı beyanatlari tekrarlamak disinda, “SSK ile ilgili hiçbir iyilestirme yapilmadi.
– En nihayet “Süper Emeklilik” olayi ile müktesep haklari ortadan kaldiran, devlete güveni yikan bir uygulama ortaya konuldu. Süper Emeklilik Fiyaskosu
Zavalli halkimiz her zaman oldugu gibi kösesine büzülmüs, televizyon seyretmekten baska bir sey yapmaz iken, “Süper Emeklilik” konusunu gündeme getiren bu hükümettir.-
Süper Emeklilere, “4 milyon 200 bin lira ver sana su kadar aylik verecegiz” diyen bu hükümettir. Bütçe müzakerelerinde Bütçe Ko-misyonu’nda Süper Emeklilerin 1989 yilinda alacaklari maasin miktarini belirleyen gene bu hükümettir.
Anayasa Mahkemesi’nin karari açiklandiktan sonra “Süper Emeklilerin müktesep haklari korunacaktir” diyen de bu hükümet ve de bu bakandir.
Sonra nasil oluyor da, yilin son günü, imren Aykut, Türkiye Cum-huriyeti’nin ayni hükümetinin Sosyal Güvenlik Bakani olarak, hazirladigi formülü bizzat açikliyor. Ve de diyor ki, “Tüm emekliler ayni duruma gelene kadar Süperler’in maasini sabit tutacagiz…” Siz “Komünizm Nedir?” Biliyor musunuz?
Türkiye’de gelir dagilimi giderek bozuluyor, ister misiniz, günün birinde, Sosyal Güvenlik Bakani olarak Imren Aykut, bu soruna çözüm getirecek bakanlik formülünü de açiklasin… Mesela kanun hükmünde bir kararname hazirlayarak sunu söylesin:
“Türkiye’de gelir dagilimi çok bozulmustur. Gelir dagiliminda esitlik saglanincaya kadar, yillik geliri 12 milyon liranin üzerinde olanlarin geliri dondurulacaktir. Alt gelir grubundakilerin gelirleri enflasyon sayesinde yilda brüt 12 milyon liraya gelinceye kadar bu böyle devam edecek, ve böylece sayemizde, gelir dagiliminda esitlik saglanmis olacaktir.”
Olmaz olmaz demeyin bu Türkiye’de her sey olur.
Ancak, “Devlete, hükümete güven ortadan kalkar ise ne olur?”… Bunu tahmin etmek için de kâhin olmaya gerek yok. Bir Hatirlatma
Basarisizlikta en basarili olma becerisine ulasanlar, yaptiklari kötülükleri kilifina uydurmada bile basarili olamiyorlar. Sosyal adalet sarkisi ile vatandaslarin müktesep hakkini gasp etmek için hazirladiklari “kanun gücündeki kararnameler” Anayasa’ya ve kanunlara aykiri. Bunun bile farkinda degiller. Süper Emeklilerin maasini dondurmak için yayinlanan kanun gücündeki kararnamede 3268 ve 3347 sayili kanunlara dayali olarak maaslarin donduruldugu belirtiliyor.
Halbuki sözü edilen iki kanun, hükümete sadece ve sadece “ka-mu kurum ve kuruluslarinda çalisan ve çalismakta olan kamu görevlileri ile ilgili düzenlemeleri yapma yetkisini vermis. Hangi kanunlarda degisiklik yapilabilecegi bu kanunda tek tek sayilmistir.
Süper emekliler bu kapsama girmemekte, tek tek sayilan kanunlar arasinda 506 Sayili SSK Kanunu’ndan söz edilmemektedir.
Türkiye’de devlet var ise, devlet yasalara ve müktesep haklara saygi gösterecek ise, bu dondurma isleminin iptali gerekir.
Ama eger Türkiye’de devlet. “Babaligini”, hukuk, “adaletini” sadece devlet bankalarini soyanlari, hayali ihracat yoluyla milyarlari vuranlari, döviz kaçakçilarini. Bogaz’i kaçak yapilarla dolduranlari korumak, hapisten çikarmak, af etmek için isletiyor ise, yapacak bir sey kalmamis demektir.

 

Sende yorum yap