IMF ve kredi notu veren kuruluşların uzmanları “ağlama duvarı” mı?

, , Sende yorum yap

IMF, Dünya Bankasi OECD, Avrupa Toplulugu gibi kuruluslardan Türkiye’nin genel durumu hakkinda rapor hazirlamak için sik sik uzmanlar gelir. Bunlara Türkiye’ye kredi notu vermek için gelen uzmanlar ve Türkiye’ye yatirim yapan banka ve kurumlarin uzmanlari da eklendi.
Genelde, bir ekonominin durumunu rakamlara bakarak degerlendirme imkâni vardir. Yabancilarin baktiklari rakamlar genelde ülke insanini ilgilendiren rakamlardan da farklidir.
Ülkeye kredi veren “-acaba bu para ve faiz zamaninda ödenir mi?” sorusuna cevap arar…Diger bilgiler de önemlidir ama, esasi degistirmez.
Rakamlara bakan uzmanlar, rakamlari degerlendirmek için, yorumlatmak için, insanlarin bekleyislerini ögrenmek için, belli kisisel temaslar yaparlar.
Ankara’da kamu görevlileri disinda, yabanci büyükelçiliklerin uzmanlariyla, üniversite ögretim üyeleri ile politikacilarla konusurlar.
Sonra Istanbul’a gelirler, TÜSlAD, Sanayi Odasi, Ticaret Odasi yetkilileri, önde gelen isadamlari, belli gazetelerin ekonomi yazarlari, isadamlarina ve kuruluslarina danismanlik eden üniversite ögretim üyeleri, yabanci sermayeli kuruluslarin yöneticileri ve bankacilarla
bir araya gelirler.
***
Bu tip temaslarda bekleyis, kurumlarin ve kisilerin ekonomideki gelismeler karsisindaki durumlari hakkinda bilgi sahibi olmaktir. Ekonomideki gelismeler kisileri ve kurumlari nasil etkiliyor, üretim nasil gelisiyor, talep ne durumda, ekonomide ne gibi dar bogazlar var, ne gibi bekleyisler sözkonusu? Bu sorularla ilgili gerçekleri
dinlemek isterler.
Simdi bize bir “hal oldu”… Karsisinda bir yabanci gören, ekonomideki gelismeler karsisindaki durumunu anlatacak yerde basliyor “aglamaya”…
“-Ah iyi ki geldiniz…Ben de içimi dökecek birisini ariyordum. Bir dertliyiz, bir dertliyiz ki…Anlatamam..Bu
Basbakan kötü…Çok kötü…Amerika’da evi var. Yeni köyde villasi var. Oglu karsida askerlik yapiyor. Cumhurbaskani uçaga atlamis geziyor. Muhalefet liderinde hiç is yok…Parlamento çalismiyor. Yakinda Refah gelir. Basörtüsü örtecegiz. Faiz haram olacak. Bankalar batacak…Kimse yatirim yapmiyor. Halk yakinda ayaklanir. Dogu’da durum kötü. Askere para yetismiyor. Bütçe bu yil çooook açik verir….Enflasyon imkâni yok asagi inmez…Durum 4 Nisan 1994 tarihi öncesinden kötü…Yeni bir kriz kapida…Merkez Bankasi’nin dövizi yakinda eriyecek. Döviz fiyati tirmanacak. Borsa çökecek…Zaten her sey kötü…”
***
Bu anlattiklarim hikâye degil… “Ayni ile vaki…” Geçenlerde IMF heyeti üyeleri istanbul’da isadamlari ve kurulustan ile yaptiklari temaslardan sonra Ankara’ya döndüklerinde son degerlendirme toplantisinda, açik açik konusmuslar:
“-Rakamlara göre Türkiye’nin durumu pek iyi görünmüyor ama, Istanbul’daki temaslardan sonra bizim bu rakamlara da güvenimiz kirildi.
Çünkü Istanbul’da bize bu rakamlann gösterdikleriyle çeliskili seyler anlatildi. Üstelik Türk is âleminin morali sifir. Yanna hiç güvenleri yok. Yatirim yapilmaz, üretim artmaz diyorlar. Türkiye gene karanlik bir döneme giriyormus.. .Acaba bizim göremedigimiz, Istanbul isadamlarinin çok iyi bildikleri birseyler mi var?”
***
Sayin okuyucularim, su günlerde kredi notu veren kurumlarin temsilcileri Istanbul’da dolaniyor. Bunlarin bu ziyaretlerde “gerçegi ögrenmeleri” (dikkat ediniz yalani-dolani degil gerçegi) çok önemli…Ama ne yazik ki, on-lan karsilarinda gören isadamlanmiz, kisisel kirginliklari, kisisel politik tercihleri ve de aliskanliklari depresip basliyorlar “aglasmaya”…
Sonunda da “iste gördünüz kredi notumuzu yükseltmediler” diyerek hep birlikte “kina yakacaklar”!…

 

Sende yorum yap