IMF ile ilişkiler bozulur mu?

, , Sende yorum yap

TÜRKiYE IMF’e bir niyet mektubu vermis ve bu mektupda belli parasal limitlere uyma taahhüdünde bulunmustur. Ayrica uygulanacak politikalari da belirtmistir. Örnegin, serbest piyasa ekonomisi, ithalat tahditlerinin kaldirilmasi, KiT’lerin ekonomi içindeki agirliginin azaltilmasina iliskin niyetlerini açiklamistir. Politikalar konusunda belirlenen hedeflere ulasilip ulasilamadigi konusundaki degerlemeler her zaman tartisilabilir. Fakat parasal limitlere uyulmamasi halinde durumu saklama sansi yoktur.
Hükümet parasal limitleri asmistir. Parasal limitler zorunlu olarak asilmistir, isin Ilginç yani, Hükümet israfçi bir uygulama-ya yöneldiginden, yatirimlari artirdigindan maas ve ücretlere zam yaptigindan degil, tam tersine bütün bu konulardaki zorlamalara ragmen, parasal limitleri asmaktadir. Çünkü Hükümet, normal kamu gelirlerini toparliyamamaktadir.
ANLASILAMAYAN bir nedenle Hükümet bu durumu umursamaz görünmekte, vergi gelirlerini artirmaya yönelik ciddi tedbirler alacak yerde, saglam olmayan kaynaklardan para teminine çalismaktadir. Iste bu nedenledir ki, öncelikle Merkez Bankasi kaynaklan zorlanmis, Hazine Avansi olarak IMF limitlerini asacak sekilde Merkez Bankasina borçlanilmistir.
MERKEZ Bankasi avanslari tükenince, mecburen Banknot Basimina hiz verilmistir. Burada da IMF limitleri asilmistir. Ayni banknot miktari ile daha fazla parasal imkana kavusmak amaciyla bu kere dolasimdaki para miktari artirilmistir. Bu limitler de sonuna kadar kullanilinca, yüksek faizli Hazine Bonolari piyasaya sürülmüstür.
Bir yandan siki para politikasindan söz edilirken öte yanda IMF parasal limitlerinin asildigini Türkiye’deki iktisatçilarin tenkitleri söz canbazligi ile bastirilabilirse de IMF’in uyarilarini ayni sekilde cevaplama sansi bulunmamaktadir. Ancak unutulmamalidir ki, Hükümet bu yola bazi zorunluluklar nedeniyle itilmistir. Simdi IMF’den uyari geldi diyerek, ters yüz geri dönmek, para musluklarini hemen kismak mümkün degildir. Kaldi ki, önümüzdeki dönem, mahsul amaciyla Türkiye’de mahsulün önemli bölümünü Devlet Baba satin alir. Bir yildir ailesinin emegini nakde çevirme bekleyisinde olan üreticiye “Hazinede para yok” kusura bakma, ya malini alamam, ya da alirsam parasini veremem.. demeye hiçbir politikacinin gücü yetmez. Açik anlatimiyla Hükümet bir süre daha para basmaya, piyasaya para çikarmaya mecburdur. Bu durumu uzun süredir Türk ekonomisini izleyen IMF uzmanlari da bilmektedir.
GERÇEKÇI olarak degerlendirilirse, IMF uyarisi, Hükümet sorumlularinin üzüntülerini artirmaktan baska ise yara-miyacaktir. Çünkü bu sorumlular, “güle onyana-arzulu-istekli bir sekilde para basmamaktadir.” Mecbur olduklarindan, istemeyerek zorlanarak bu yola girmislerdir. Simdi de dönüs imkani yoktur.
Anlasilamayan, Hazine yönetiminden sorumlu olanlarin ne gibi bir mucize bekleyisinde olduklaridir? Acaba bu yil yetersiz olan vergilerin, birkaç ay sonra kendiliginden artacagini mi beklemektedirler? Acaba neden yeni vergi düzenlemelerini gündeme getirmemektedirler. Çünkü, bu konularda mevzuat degisikligi ile paranin akisi arasinda önemli bir zaman farki vardir.
IMF uyarisi, izlenen para politikasini kisa sürede etkileyemez. Belki, Hükümeti saglam kaynak aramalarina itmek bakimindan etkili olabilir.
p>

 

Sende yorum yap