İktisatçı Öztin Akgüç’ün kredi notu konusundaki tereddütleri

, , Sende yorum yap

Dr. Öztin Akgüç, benim okul arkadasimdir. Ciddi bir iktisatçidir. Ekonomiyi yakindan izler, rakkamlari bilir. Görüslerine, degerlendirmelerine saygi duyarim. Iki özelligi vardir (1) Halk Firkali’dir. Dikkat buyurunuz, SHP’li, SDP’li CHP’Ili demiyorum. Eski Halk Firkasi’ndan sözediyorum. (2) Iyimser olamaz. Veya sartlar onun iyimser olmasina imkân vermez.
* * * * *
Dr. Öztün Akgüc, Standart and Poor isimli kurulusun Türkiye’nin kredi notunu BBB’den eksi BBB’ye düsürmesi üzerine bir yazi yazmis.
Iyimser olmayan, ekonomideki gelismeleri begenmeyen bir iktisatçi gözlügüyle konuyu ele almis. Rakkamlari dizmis… Ilginç bir sonuca ulasmis: Mevcut göstergelerin Türkiye’nin kredi degerliligini bir derece indirme konusunda yeterli olup olmadigi tartismaya açik” diyor.
Ben Dr. Öztün Akgüc, gibi düsündügümü okuyucularima daha önce aktarmistim… Genellikle beni “iyimser” bulan arkadasin Dr. Öztin Akgüç’ün de bu konuda bana benzer degerlendirme içinde olmasi “‘ilginç” bir gelisme… Bu nedenle Dr. Öztin Akgüç’ün yazisini size aktariyorum.
*****
KREDI NOTU NASIL BELIRLENIYOR?
Bir ülkenin kredi degerliligi belirlenirken, politik riskler, finansal ve ekonomik riskler dikkate aliniyor. Politik riskin, politik etmenlerin degerlendirilmesi bir ölçüde öznel oldugundan ve teknik anlam üzerinde durulmasi gereken Türkiye’nin ekonomik riskindeki gelismelerdir.
TÜRKIYE’NIN FINANSAL RISKI YOK
Türkiye dis borç anapara ve faiz ödemelerinde herhangi bir sorunla karsilasmadigindan veya sorun yaratmadigindan satici kredilerinin geri ödenmesinde de gecikmeler olmadigindan, kambiyo denetimleri giderek daha esnek hale getirildiginden, özel yabanci yatirimlarin kamulastirilmasi gibi olaylar yasanmadigindan, gerçekten finansal riskin olmadigi söylenebilir.
EKONOMIK RISK NEDIR?
Ekonomik risk degerlendirilirken, dis borç tutarinin GSMH’ya orani, dis borç servisinin (anapara ve faiz ödemelerinin) GSMH’ya orani, toplam dis borcun döviz gelirlerine orani, dis borcun dissatima orani, uluslararasi rezervlerde gelismeler, cari islemler açigi, enflasyon hizi gibi etkenler dikkate aliniyor.
Son yillarda Türkiye’nin ekonomik riskini, dolayisiyla kredi degerliligini etkileyecek baska göstergelerde gelismeler tablo halinde verildi.
Kredi degerliligi ile ilgili göstergeler
Yillar
1989 1990 1991 1992
Dis borç stoku milyon $ 41.751 49.035 50.489 54.706
Orta ve uzun vade (Milyon $) 36.006 39.696 41.372 42.040
Kisa vade 5.745 9.500 9.117 12.660
Disborç servisi (Milyon$) 7.170 7.250 7.525 8.088
Anapara (Milyon $) 4.263 3.088 4.095 2.871
Faiz (Milyon $) 2.907 3.264 3.430 3.217
Toplam döviz gelirleri
(Milyon $) 22.472 26.480 28.111 29.401
Dis satim (FOB) (Milyon$) 11.780 18.026 18.672 14.891
Cari isletmeler (Milyon $) 966 (2.625) 272 (943)
Uluslararasi rezervler(Milyon $) 9.283 11.387 12.250 15,252
Fiyat artisi (Yillik Ort.)
Toptan esya 62.2 53.1 55.3 62.1
Tüketim fiyatlari 63.3 60.3 66.0 70.1
(*) Geçici

Toplam döviz gelirleri, dis satim (FOB)+ görünmeyen gelirler+
karsiliksiz transferlerden olusmaktadir.
Alintilar () içinde gösterilmektedir.
Kaynak (1) TCMB 1992 yillik rapor
(2) HDTM baslica ekonomik göstergeler 1993 Subat Türkiye’nin geçen yil dis borçlari yüzde 8.9, toplam döviz gelirleri yüzde 4.6, dis borç servisi yüzde 7.5 oraninda artti, cari islemler dengesinde 272 milyon dolar fazlalik, 943 milyon dolar açiga dönüstü ekonominin büyüme hizi da dis borçt artis hazmin gerisinde kaldi.
1992 yilindaki bu gelismeler, dis borçlarla ilgili baslica oranlari, etkiledi.
1992 yilinda dis borçlarla ilgili göstergeler, bir önceki yila göre, hafifçe de olsa olumsuz gelismeler gösterdi. Dis borçlarin GSMH’ya orani yüzde 33.8’den yüzde 35.6’ya, dis borçlarin toplam döviz gelirlerine orani yüzde 179.6’dan yüzde 186.5’e, dis borç servisinin toplam döviz gelirlerine orani yüzde 26.8’den yüzde 27.5’e, kisa süreli borçlarin toplam borçlar içindeki payi da yüzde 18.7’den yüzde 23.4’e yükseldi. Cari islemler fazlasinin 943 milyon dolar düzeyinde de olsa açiga dönüsmesi diger bir olumsuz gösterge. Buna karsilik, uluslararasi rezervlerin dis borçlara oranin yüzde 24.3’ten yüzde 27.9’a yükselmesi, dis borç servisinin dissatima oranin da hafifçe de olsa, yüzde 55’ten yüzde 54.3’e gerilemesi, olumlu olarak nitelendirilebilecek gelismeler.
Dis borç göstergelerine 1989-1992 gibi daha genis bir zaman boyutunda bakildiginda, kisa vadeli borçlarin toplam borçlar içindeki payinin yükselmesi disinda, diger gösterlerin belirgin bir degisme göstermedigi gözleniyor.
Dis borç oran ve göstergeler (%)
Göstergeler 1989 1990 1991 1992
Toplam dis borç/GSMH 37.9 32.8 33.8 3576
Toplam dis döviz gelirleri 185.8 185.1 179.6 186.1
Toplam dis
borç/dissatim 354.4 376.4 369.3 367.4
Rezervler/Toplam dis borç 22.2 23.2 24.3 27.9
Dis borç servisi/döviz
gelirleri 21.9 27.4 26.8 27.5
Dis borç servisi dissatim 60.9 55.7 55.0 54.3
Kisa süreli borç/toplam
dis borç 13.7 19.4 18.7 23.4
Orta-uzun süreli
borç/toplam dis borç 58.3 80.6 81.3 76.6
Göstergeler Türkiye’nin dis borcu yüksek bir ülke oldugunu ortaya koyuyor. Dis borçla ilgili bazi göstergeler,
1992’de bir önceki yila göre, sinirli boyutta da kalsa, gelismelerin genelde olumsuz yönde oldugunu gösteriyor. Dis borçlarin GSMH’ya ve toplam döviz gelirlerine oraninin ayrica dis borç servisinin toplam döviz gelirlerine oraninin yükselmesi, kisa süreli borçlarin borçlar içindeki payinin artmasi, cari islemler fazlasinin açiga dönüsmesi, baslica olumsuz gelismeler.
ISLER KÖTÜ AMA, BIR YIL ÖNCEDEN KÖTÜ DEGIL
Ancak dis borç göstergeleri, 1991 öncesi yillarla karsilastirildiginda, belirgin bir kötülesme göstermiyor. Türkiye’nin son yillarda ticaret bankalarindan kisa süreli borçlanmasi, potansiyel bir tehlike olusturuyor. Bir gelismelerin Türkiye’nin kredi degerliligini bir derece indirme konusunda yeterli olup olmadigi ise tartismaya açik.
*****
Ben Dr. Öztin Akgüç’ün yazisini sadece aktarmiyorum. Ayni görüsü paylastigimi da ifade ediyorum.

 

Sende yorum yap