İhracat iyi gidiyor

, , Sende yorum yap

Türkiye ihracatta iyi gidiyor. Kisa sürede, mevcut potansiyeli degerlendirerek 15 milyar dolarlara siçramak da mümkündür. Vergi iadesi, hayali ihracat, ihracatçi sermaye sirketlerinin telasi falan derken, Türkiye’nin 6-7 milyar dolar ihracat yapabilir hale gelmesi hiç de küçümsenmiyecek bir gelismedir.
Bir memleketin mevcut potansiyeline göre yeterli ihracat yapip yapamadiginin en iyi göstergesi yaptigi ihracatin, o yilin Gayri Safi Milli Hasilasi (GSMH) içindeki payidir. Türkiye’nin 1983 yilindaki 5,7 milyar dolarlik ihracat, ayni yilin GSMH’nin % 11.41 idir. Türkiye, GSMH’nin % 11.41’ini ihraç edebilir çizgiye kolaylikla gelmemistir. Türkiye 1980’lere kadar GSMH’nin sadece % 5’ini ihraç edebilmistir. Yillar itibariyle ihracatin GSMH’ya orani söyledir:
1965-1969 %4.56
1970-1974 %5.13
1975-1979 %4.04
1980 %5.35
1981 %8.09
1982 % 10.92
1983 % 11.41
Türkiye benzeri ülkelerde GSMH’nin % 20’sini, % 25’ini kolaylikla ihraç edebilen ülkeler vardir. Demek ki, “ihraç edecek malimiz mi var” endisesine kapilmadan mevcut 6-7 milyar dolarlik ihracati 12-14 milyar dolara yükseltmek mümkündür.
Unutulmamalidir ki bu 12-14 milyarlik olasilik, bugünkü GSMH çerçevesindeki imkandir. Eger GSMH artirilabilir ise, buna paralel olarak 12-14 milyar dolarlik rakkam da yukarilara çikabilir. Kaldi ki Türkiye’nin ihraç mallari pazarlamasinda biraz akilli davranmayi ögrenip, mallarini yok pahasina satmamasi halinde de, GSMH’nin ayni orani karsiliginda daha çok döviz saglamak mümkündür. Bu fiyatla-ma konusunda henüz el atilmamis büyük bir hazine mevcuttur. Bir ülkenin ithalat fiyatlarindaki artis ile ihracat fiyatlari arasindaki artisin birbirine orani dis ticaret hadlerini verir. Örnegin 1973 yilinda Türkiye ithalatini 100, ihracatinin 100 fiyat birimi ile yaparken, yurt disindaki fiyat artislari sonucu ihraç mallarinin fiyati artmis buna karsilik ithal ettigi mallarin da fiyati artmistir. Fakat Türkiye’nin ihraç ettigi mallarin fiyati daha yavas artarken ithal ettigi mallarin fiyatlari daha hizli artis göstermistir. 1974 yilma gelindiginde ihraç mallan fiyat endeksi 136’ya çikarken, ithal mallari fiyat endeksi 147 olmustur. Baska anlatimiyla dis ticaret haddi 92.0’a düsmüstür. Ihraç fiyati, ithal fiyatim % 92,0 dir. Bu oranin giderek düsmesi Türkiye’nin aleyhine olmustur. Türkiye daha çok satip daha az para kazanmakta, daha az mal ithal edip daha çok ödemektedir. 1983 yilinda dis ticaret haddi % 52.2’ye kadar düsmüstür. 1973’de 100 olan dis ticaret haddinin yillar itibariyle gelismesi söyledi:
Ihraç Ithal Dis Ticaret
Fiyatlari Fiyatlari Haddi
1974 136 149 92
1980 215 369 58
1981 177 373 47
1982 182 359 50
1983 155 304 51
Türkiye’nin ihraç ürünlerinin dünya pazarlarinda fiyatlarinin sanayi ürünleri kadar artmadigi bir gerçek ise de, akilli bir pazarlama politikasiyla daha iyi fiyat elde etmek herzaman mümkündür. Bu el atilmamis kaynak, ihracat gelirlerini arttirma sansini verebilir
Türkiye’nin ihracatinda yapisal bir degisim de vardir. Sanayi ürünlerinin toplam ihracat içindeki payi yillar itibariyle söyle artmistir.
Sanayi Maden Tarim
1965 19.5 4.5 75.9
1969 18.0 6.4 75.4
1970 17.0 7.7 75.2
1974 38.6 5.7 55.6
1975 35.8 7.5 56.5
1979 34.7 5.8 59.4
1980 35.9 6.5 57.5
1983 63.8 3.3 32.8
Tenekelenmis zeytinyagi sanayi ürünü sayiliyor seklindeki küçümsemelere ragmen 1983 yilinda Türkiye’nin 3.6 milyar dolarlik sanayi ürünü satabilmesi bir basaridir.
Tenekelenmis zeytinyagi sanayi ürünü sayiliyor seklindeki küçümsemelere ragmen 1983 yilinda Türkiye’nin 3.6 milyar dolarlik sanayi ürünü satabilmesi bir basaridir.
Sanayi ürünleri ihracatinin artis hizi da gelecek için ümit vermektedir.
Yillar itibariyle, tarim ve sanayi, ürünlerinin ihracat artis hizlari, söyledir:
Sanayi Tarim
1963-1967 3.7 9.9
1967-1972 26.5 7.3
1972-1977 19.3 11.4
1978 6.1 48.1
1979 26.2 -12.9
1980 33.4 24.4
1981 118.7 32.8
1982 49.8 -3.5
1983 6.7 -12.2
iç tüketime dönük, çarpik sanayilesme tenkitlerine ragmen, sanayiin bir ihraç gücü oldugu da bir ortadadir Geçmis dönemlerde ihracat artis hizlarinin orani, önümüzdeki dönem için iyimser bekleyisleri hakli çikarmaktadir. Tarimda ise, büyük ölçüde ihmal edilen ihraç potansiyeli yukaridaki rakkamlarda açiklikla görülmektedir.
Birkaç göstergenin ortaya koydugu gerçek, çok büyük hatalar yapilmaz ise, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin ihracat artisinin devam edebilecegidir. Unutmamak gerekir ki, Türk sanayicisi Türk halki ihracati 1980’lerde ögrenmis, ihracata dönük bir tecrübe birikimi, kapasite, kadro ortaya çikmistir. Bunlarin ileriye dönük çalismalari da ihracati artiracak bir faktördür. Son olarak akla gelebilecek bir endise, dünyadaki durgunluk nedeniyle Türkiye’nin pazar bulma güçlügüdür. Türkiye’nin toplam ihracatinin dünya ihracati içindeki payi o kadar ufaktir ve ihracatdaki artisa ragmen bu pay o kadar sabit kalmaktadir ki, bu faktörün önemli bir engel teskil etmiyecegi görülmektedir.
Türkiye ihracatinin Dünya ihracati içindeki payi 1950-1954 döneminde % 0.47 idi. Bu orani 1960-1964 döneminde % 0.29’a geriledi. 1980 yilinda % 0.16’ya düstü. Bugün gene % 0.29.
Özetle ihracatda iyiye gidisin gerçeklestigi ve daha iyilere gitmenin mümkün oldugu görülmektedir.

 

Sende yorum yap