İgor

, , Sende yorum yap

Igor, ünlü kemanci David Oistrach’in oglu. 1931 Yilinda Odes-sa’da dogmus ve babasinin da ögretmeni olan Piyotr Stolyars-ki’den 12 yasindan itibaren keman dersi almis. 1958 Yilinda Moskova Flarmoni Orkestrasi solistligine yükselmis. Ama her ünlü babanin oglu gibi. Bu talihsiz kemanci da “babasinin ününün gölgesi altinda ezilmis”.
Istanbul Festivali
Istanbul Festivali sayesinde Istanbullular Igor Oistrach’i iki ayri konserde dinlemek firsatini buldular. Igor. güzel çaliyordu. Ama Igor’a piyanoda refakat eden Leonid Blok konserlerin sadece yükünü çekmekle kalmiyor zaman zaman, Igor mu solist, yoksa Leonid mi sorusunu akila aetirecek kadar basarili oluyordu.
“Social Gathering”
Ingilizce bir deyim vardir: “Social gathering” Bunu “sosyal bir olay nedeniyle biraraya gelmek” seklinde Türkçeye tercüme etmek mümkündür.
Istanbul Festivali, müzik meraklilarini hem müzige doyuruyor, hem de Istanbul’da belli kisilere “social gathering firsati veriyor.
Istanbul Festivalleri boyunca, belli bir kadro bir ay boyunca orada-burada biraraya geliyor. Sonra bir yil geçiyor. Asina çehreler gene birlikte oluyor.
Biraz Da Gösteris
Konserlere, gösterilere “sanat için” katilanlarin yanisira, “ben de gittim” demek için “veya kendini göstermek için” gidenlerin sayilarinin da az olmadigi görülüyor.
Bunu tabii karsilamak gerekir. Herhalde, dünyanin her ülkesinde bu böyledir.
Belki de gelecegin ‘sanat meraklilari” bu tip insanlar arasindan çikacaktir. Kimse “anadan sanata merakli” dogmadigina göre, bunu bir egitim, aliskanlik süreci kabul etmek gerekir. Hele bizim gibi bu tip sanat gösterilerine yeni yeni alisan toplumlar için…
“Ben de gittim…” demek için veya “gösteris için” gelenler hemen belli oluyor. Bunlar konserlerin, gösterilerin her arasinda iskemlelerinden firlayip, ortalikta dolasiyor, gösteri baslarken zorla yerlerine oturuyorlar. Gözleri ve kulaklari sanatçidan çok etrafta…
Aya Irini
Igor Oistrach konserlerini Aya Irini’de verdi. Topkapi Sarayi bahçesindeki bu eski kilisedeki sanat olaylari izleyenleri gerçekten etkiliyor.
Izleyicileri etkileyen bir baska sey de, Topkapi Sarayi bahçesinin “Köseyi Dönmeye Çalisan Saf ve Bakir Anadolu Insanlari”, tarafindan parsellenisi.
Otomobilinizi park ederken, kosarak biri size yaklasiyor. “Bes yüz lira ver…” “Ne parasi?” “Park parasi…” “Sen necisin, park bekçisimisin?” “Festival görevlisiyim?” “Hani park makbuzun?” (Is-temiye istemiye pantolonu ile göbegi arasindan, birkaç kuponu kullanilmis bir makbuz defteri çikarir) “Makbuz istersen bin lira…” “Neden ooo?” “Çünkü makbuz kesersem para Belediye’ye gidecek… Biz bu festival için çalisiyoruz. Müdüriyet dedi ki, bin lira alip Belediye’ye vereceginize, besyüz toplayip aranizda bölüsün. Zaten biz baska ücret falan almiyoruz ki…” “Kes bir makbuz, al bin lira…” “Sen illa enayilik etmek istiyorsan ben ne yapayim beyim.. .?” (Ve de böylece enayiliginiz tescil edilmis bir sekilde, Aya Irini’de Igor’un çaldigi. Beethoven’in “Kreutzer” sonatini dinleme firsatini elde ediyorsunuz.)
Yesil Konak
Aya Irini’den çikinca, Ayasofya’nin arkasindan ilerlediginizde Yesil Konak karsiniza gelir. Yesil Konak Çelik Gülersoy’un onardigi, hizmete açtigi güzel tesislerden biridir. Güzel havalarda, arka bahçesinde, büyük fiskiyeli mermer havuzun çevresinde, çiçekler içinde oturmanin zevkine doyum olmaz. Aksam bir piyano ve bir keman ile yapilan hafif müzik, insani günün sikintilarinda, dertlerinden (park parasini cebine indiremediginden sizin enayi oldugunuzu çekinmeden yüzünüze vurma cesaretini gösteren Baba Türk gerçe-ginden) uzaklastirir.
Masalarin çogunu dolduran yabanci turistlerin zevk ile sarap içmeleri, beyaz örtüler üzerinde yemek yemeleri moralinizi yükseltir.
Sultanahmet’de Ses ve Isik Gösterisi
Yesil Konak’dan çikiniz. Biraz yürüyüp, sola dönünüz. Sultanahmet Meydaninda dizi dizi tahta siralarda oturan yüzlerce turist göreceksiniz. Bunlar her aksam saat 21.00’de baslayan Ses ve Isik gösterilerini beklemektedir.
Mesela Yunanistan’da Akropol, mesela Misir’da Piramitler için yapilan ses ve isik gösterileri ücretlidir. Profesyonelce hazirlanmistir, izleyenlerin tüylerini “diken diken yapar”. Çünkü bu bir profesyonel istir. Erbabi bilir.
Çelebi Böyle Olur, Bizde Gösteri Dedigin…
Biz geçen Cuma aksami 18.30’da Aya Irini’de Igor’u dinledik. Sonra Yesil Konak’ta çay içtik. Saat 21.00’de, (Cuma aksamlari sadece Türkçe verilen, diger aksamlar Ingilizce, Almanca, Fransizca tekrarlanan) Ses ve Müzik gösterisini izlemek istedik.
Senaryo, “Türklere göre düsünülmüs, hemâsi ve uzun bir senaryo” idi. Anlatim sorumlulugu taninmis tiyatro sanatçilarina verilmis. Onlar ise, sahnede veya radyoda “rol keser” biçimde ruhsuz sekilde konusuyordu. Ses düzeninin ayarsizligindan anlatilanlar anlasilmiyordu. Tempo çok yavasti. Birakin “Tüyler ürpertmeyi”, insani biktiran, kaçirtan bir yavanlikta idi.
Derken sistemin elektriklerinin sigortasi atti. Onbes dakika ona-rilamadi. Türkçe anlatimdan birsey anlamayan, elektrik kesinti-siyle sikilan turistler otobüslerine dolarken, birkaç Türk izleyici hâlâ merakla “filmin sonunu” bekliyordu.
Görülmesi Sart -Yasanmasi Tavsiye Olunan Bir Olay
Olumsuz olaylari, olumsuz anlatimlari “fazla büyütmemek”, bunlara bakarak “caymamak” tavsiye olunur.
Vakti bulup, çoluk, çocuk, bir aksam üzeri, bir tatil günü mutlaka Sultanahmet Meydanina gitmeleri, Yesil Konak bahçesinde bir çay veya kahve içmeleri. Ses ve Isik gösterisini izlemek gerekir. Herseye ragmen hosunuza gidecektir.

 

Sende yorum yap