HÜKÜMET VE MERKEZ BANKASI BİRBİRİYLE ÇATIŞAMAZ

, , Sende yorum yap

HÜKÜMET VE MERKEZ BANKASI BİRBİRİYLE ÇATIŞAMAZ

Şu günlerde ABD ekonomisinin en büyük sorunu, faizlerin aşağıya çekilmesine ve de vergi indirimine rağmen ekonominin harekete geçememesi.
Federal Reserve (Merkez Bankası) faiz oranlarını son üç yılda 12 defa düşürdü. Yüzde 1.25 faiz son kırk yılın en düşük faiz oranı. Ama ABD ekonomisi bir türlü canlanamıyor. Öte yanda bugüne kadar devamlı olarak güçlü dolar pesinde olan Federal Reserve, doların Euro karşısında değer kaybına ses çıkarmıyor. Tersine bunun durgun ekonomide sanayinin ihracata dönük çalışmasına imkân vereceğini belirtiyor.
Bütün bunlar olurken Federal Reserve Başkanı Greenspan ile Başkan Bush ve Bush’un yönetimi bir bütünlük içinde hareket ediyor… Federal Reserve Başkanı Greenspan, Clinton döneminde de Merkez Bankası’nın başında idi… Clinton döneminde Demokratlar ‘in ekonomi politikası denk bütçe ve sosyal politikalara dönük harcamalar seklinde idi. Bush’un başkanlığında Cumhuriyetçiler ‘in politikası ise açık bütçe, açık cari işlemler hesabi ve bolca harcama… Ama bu farklı politikalara rağmen Federal Reserve ile hükümet arasında çatışma yok. Kavga yok. Tam tersine politika bütünlüğü var.
Merkez bankalarının bağımsızlığı demek, hükümetlerden ayrı, kendi bildikleri politikaları belirleyerek uygulayacakları demek değil… Ekonomi politikalarının ana sorumlusu hükümetlerdir. Merkez bankaları hükümetlerin belirlediği ana politikalar çerçevesinde kendi sorumluluk alanlarında bağımsız hareket ederler.
Merkez bankaları hükümetlerden bağımsız, kendi kendilerine ekonomi politikaları belirlemeye, ekonomik hedefler belirlemeye kalkarlar ise ortalık karışır.
Türkiye’de son yıllarda Merkez Bankası’nın önemi ve ağırlığı arttı. Çünkü Merkez Bankası, IMF programlarını uygulama sorumluluğunu üstlendi. Bu nedenle Merkez Bankası, hükümetlerden çok IMF cephesine yaklaştı. IMF programlarının hükümetler tarafından delinmesini önleme misyonuna soyundu. Bunun yanında enflasyonu aşağıya çekme misyonunu benimsedi… Bunlar iyi şeyler… Ancak IMF’nin desteği ve kamuoyunda oluşan iyi imaj Merkez Bankası yönetiminin, hükümetlerden ayrı, hükümetler üstü bir güç odağı olarak ortaya çıkmasına yol açtı.
Türkiye’de reel faizlerin yüksekliği uzun süredir sorun teşkil ediyor. Hazine yüksek faiz ödüyor. Kredi kullanan özel sektör yüksek faiz ödüyor. Döviz fiyatları devamlı gerilemeye başlayınca faizi indirme konusu gündeme geldi. Merkez Bankası’nın faizi indirmemesi nedeniyle döviz fiyatının normalin altına indiği tartışmaları başladı.
Bunların tartışılması normal de, bu tartışmalarda Merkez Bankası ile hükümetin iki cephe halinde savaş eder duruma gelmesi normal değil. Merkez Bankası ile hükümetin iki cephe halinde savaş eder duruma gelmesi normal değil. Merkez Bankası ile hükümet bu önemli konuyu kamuoyunda tartışarak değil, kendi aralarında müzakere ederek bir noktaya getirebilir. Faiz ve döviz kuru politikası bağımsız politikalar değildir. Ekonomi politikalarının parçasıdır. Zıtlaşarak, kavga ederek, faiz düşürülemez. Ekonomide zaten isler iyi gitmiyor. Durup dururken bir de “emir ve kumanda ile faiz düşürme” sorunu ortaya çıktı… İşin kötüsü bu tartışmalar sonucu Merkez Bankası yönetiminin değişmesi veya faizin beklenmedik şekilde aşağıya çekilmesi nedeniyle ortalığın karışması olasılığıdır.

 

Sende yorum yap