Holding Medyası ABD’de de Sorun

, , Sende yorum yap

Holding Medyası ABD’de de Sorun

Medya patronluguyla ilgili kisitlamala-rin gevsetilmesi ve bagimsiz yayin konusundaki, sartlarin dikkate alinmamasi
sonucu, ABD’de önemli TV kanallarinin, ticari çikar nedeniyle iktidar yanlisi habercilige yönelmeleri, tartismalara
neden oldu.
The New York Times’in yazan Paul Krugman, 29 Kasim’da yayinlanan makalesinde, konuyu gündeme getirdi. Paul Krugman,
Al Gore’un “medya siyaset konusunda her gün biraz daha yozlasiyor. Cumhuriyetçi Partinin organi gibi sesini
yükselten bazi büyük medya kuru-luslan var” seklindeki yakinmasindan hareketle Fox News’un Bush yönetimine verdigi
destege dikkati çekiyor. Fox News, yönetim kurulu baskaninin Bush yönetimine danismanlik yaptigina, yayin
sorumlularinin ara seçimlerde Kongre ve Senato’yu Cumhuriyetçilerin ele geçirmelerine destek vermekle ögündüklerine
dikkati çekiyor. Cumhuriyetçilerin seçim zaferinden sonra, yayin sorumlularinin ‘bizim yayinimiz nedeniyle
bu sonuç ortaya çikti. Insanlar oy atma konusunda bizi izleyerek fikir aliyorlar, kimse bu konularda Fox
News’un etkinliginden süphe edemez” seklindeki açiklamalarindaki çarpikligi sergiliyor.
Paul Krugman, makalesinde sunlari yaziyor:
Konuyu daha genis bir pencereden bakmamizi gerektiren bir soru yöneltmek istiyorum: “Medyanin ekonomik çi-
karlan objektif haber yayinlama geleneginin önüne mi geçecek?”
Son 50 yilin büyük bölümünde kamuoyu, medyanin yanli davranmasinin büyük bir sorun oldugu gözüyle bakiyordu.
Zaten, sadece üç tane ulusal kanal ardi, birçok kentte ise sayilan kisitli radyo ve birkaç tane radyo vardi.
Ana haber bültenlerinin kontrolünü elinde tutanlar görevlerini kötüye kullanmaktan nasil vaz-geçirilecekti?
Bunun yaniti bazi kanun ve
resmilesmeyen gelenek ve kurallarda gizliydi. “Adil olma doktrini” görsel medya kuruluslarini karsit görüsleri
karsilastirmali sekilde temsil etmeye zorladi. Yayin kurumu sahibi olma konusunda getirilen kisitlamalar da
çok sesliligin garantisi sayiliyordu.
Genel kani ve beklenti, büyük kurumlarin, haber yayimlamayla yorumu birbirinden ayirarak siyasi çekismenin
disinda kalacagi yönündeydi. Bu sistem elbette her zaman mükemmel çalismadi, ama en azindan bazi sinirlamalar
getiriyordu.
Son 15 yilda bu sistem büyük ölçüde yerle bir oldu. Adil olma doktrini 1987de ortadan kaldirildi.
Patronlugun kurallari degisti
Medya kurulusu patronu olmayi zorlastiran yasal kisitlamalar gün geçtikçe azal-tildi, patronluk
kolaylastirildi, siki kurallar yumusatildi. Ve, görünen o ki Federal Iletisim Komisyonu önümüzdeki
yil kalan bir grup kisitlamayi da ortadan kaldiracak. Bu da büyük medya gruplarinin birbirlerini satin
almalarinin önünü açacak. Partizan haberciligin karsisinda olan gazetecilik kurali zaten yok oldu. Dogru
yolda partizanlik yapiyorsaniz sorun çikmiyor. Federal Iletisim Komisyonu eski kisitlama ve kurallann artik
gerekli ve geçerli olmadigini savunuyor. Buna gerekçe olarak da pazann degismis olmasini gösteriyor. Resmi
makamlarin görüsüne göre yeni medya-önce kablolu televizyon sonra da intemet-kamuoyuna çok çesitli haber
kaynaklan sundu. Bu nedenle bu konuda kamuoyuna kilavuzluk etme geregi kalmadi.
Ancak, bu gerçekten dogru mu? Kablolu televizyon eldeki eglence programla-nnin sayisini bir hayli artirdi.
Ancak bana göre haber yayimlama ve haber kaynaklarinin sayisini artirma konusunda pek de etkisi olmadi.
Su anda geçmisteki üç ulusal televizyon haberciligi yapan kanal yerine bes kurum var. Bu artisin
nedeninin birincisi olan yazili basin ise etkinligi konusunda uzun zamandir sürdürdügü düsüsü sürdürüyor.
Ikincisi ise televizyon haberciligi yapan bes ana kurumun büyük holdinglerin parçasi olmasi. Örnegin haberinizi
AOL Time War-ner General Electric Disney Westingho-use “haber anonim ortakligi”ndan almaniz gibi. Intemet
ise haber meraklilari ve politika ürütenler için iyi bir sey. Isteyen herkes Kanada ya da ingiliz gazetelerini
okuyabiliyor. Fikir üreten gruplarin analizlerinden yararlanabiliyor. Ancak, birçok kisinin internette fazla
vakit geçirmeye ne zamani ne de hevesi var. Gerçekçi olmak gerekirse Intemet bu bes ana haber kaynaginin
(bes ulusal TV kanali) etkinligini azaltma konusunda pek de etkin olmadi.
Uzun lafin kisasi çikarlarla çakisan bir durumla karsi karsiyayiz. Kamuoyunun büyük bölümünün ana haber kaynagi
konumunda olan bu televizyon kanallari-nin ticari çikartan, haber içerigindeki tutum ve bakis açilarini
degistirmek konusunda kurumlarin bastan çikmasini kaçinilmaz hale getirdi. Daha da önemlisi iktidardaki
partiye “itaatkâr” davranmaya itti. Yayimlanmayan ilginç haber örnekleri var. Örnegin, geçen ay baskent
Washington’da düzenlenen 100 bin kisilik savas karsiti protesto gösterisi. Görüsünüz ne olursa olsun savasa
iliskin önemli ve haber degeri olan bir olay bazi basin kurulustan tarafindan gözardi edildi. Içinde
bulundugumuz su zaman dilimi zarfinda, medyanin bariz olan yanliligi eski kural ve geleneklerin kisitlamasi
altinda. Ancak, bu kurallar da çok yakinda yok olacak ve eski degerler gözlerimizin önünde eriyip gidecek.
Dikkatini yogun bir sekilde iktidara çevirmis olan medyamizin çikar çatismalari demokrasiye karsi bir tehdit
olusturuyor mu? Ben konuyu irdeledim, siz kararinizi verin.

 

Sende yorum yap