“Herkesi sollamak isteyen” müteşebbisin yükselişi

, , Sende yorum yap

Türkiye “firsatlar” ülkesi. Bu ülkede bir ögretmenin oglu (Turgut Özal) basbakan ve cumhurbaskani olabiliyor. Bir köylünün oglu (Süleyman Demirel) ülkenin kaderine hakim olabiliyor. Yirmi yil önce insaat sektöründe ise baslayan bir genç mütesebbis bir yilda 800 milyon dolarlik alisveris yapabiliyor. 800 milyon dolar çok para…Bu para ile 3 otomobil fabrikasi kurulabilir.
Bir yilda 800 milyon dolarlik alisveris
Yigit, bankacilik sektörüne 1997 yilinda Dogus Grubu’nun patronu Ayhan Sahenk’ten Bank Ekspres’i 100 milyon dolara (27.2 trilyon lira) satin alarak girdi. Daha sonra Kanal E televizyonunu 24 milyon dolara (6.5 milyon lira) satin alan Yigit, böylece medya alanindaki ilk yatirimini da gerçeklestirdi. Kanal E’nin satin alinmasindan kisa süre sonra Yigit, Raks Grubu’nun sahibi oldugu Genç TV’yi de 42 milyon dolara (11.4 trilyon lira) bünyesine katti. Ancak, Genç TV’yi aldiktan bir kaç hafta sonra bu televiz-yon kanalini Bayindir Holding’in patro-nu Kamuran Çörtük’e devretti. Kork-maz Yigit, bir süre önce de Deniz Nakliyat Anonim Ortakligi’nin Üsküdar Pasa-limani’nda bulunan binasini 16 milyon 250 bin dolara (4.4 trilyon lira) satin almisti.
Korkmaz Yigit’in lüks konut yapip satarak kaynak yarattigi belirtiliyor. En son lüks konutunu da 1.2 milyon dolara Hülya Avsar’a sattigi anlatiliyor.
Korkmaz Yigit her lüks konut satisindan 500 bin dolar net kazanç sagliyor ise 800 milyon dolarlik alisveris için bugüne kadar 1.200 adet lüks konutu yapip, herbirini 1.2 milyon dolara satmis demektir.
Yigit: Herkesi sollamak istiyorum
Hürriyet Gazetesi’nde “Herkesi sollamak istiyorum” basligi ile yayinlanan haberde sunlar yaziyor:
Yigit, Bank Ekspres’i satin aldiktan sonra, kendisiyle yapilan bir röportajda, neden banka sahibi oldugunu, “Bankacilari zengin etmekten biktim. Onlari zengin edecegime, kendi islerimi kendi bankamdan geçiririm” sözleriyle açikliyordu. “Otobanda yol aliyorsunuz. Sürat yapmak zorundasiniz. Eger yavaslayacak olursaniz size çarparlar, tökezlersi-niz. Ben degil yavaslamak, daha hizli gitmek istiyorum, sollamak istiyorum” diyen Yigit, turizm alanina da yatirim yapmaya hazirlandigini belirterek, söyle devam etti: “Tarabya Oteli’ni de, Maçka Oteli’ni de, Ankara Stad’i da, Izmir Efes’i de almak istiyorum. Istanbul’da kumarhane olmadan bes yildizli otelin kâr etmesi mümkün degil. Bu otelleri apart otel yapmayi planliyorum.”
Yüzde yüz sans
Sabah Gazetesinde yer alan bir haber ise Yüzde yüz sansliyim” basligini tasiyor. Ve basligin altinda sunlar yaziyor:
Yigit, “Basarida sir aranmaz” diyor. Yine de üç ön sarti var:”Birincisi azicik kafaniz çalisiyorsa ve gelir gider hesabi
yapabiliyorsaniz, ikincisi ne sartlarda olursa olsun dogruluktan ayrilmiyorsa niz, üçüncü sü de çok çalisiyorsaniz basa-
ri kendiliginden gelir. Ama bunlarin d i-sinda sans da çok önemli. Ben hep bam çeyrek bilet almis. O zaman ögretmen maasi 30-35 lira. Bilete 5 bin lira çikmis» Böyle de devam etti. Emir-gan’da 10 tane villa yaptim. Bir tanesi var ki, herkesin gözü onda. En güzeli, en degerlisi o. Digerlerinin manzarasi yok, onunki sahane…Ben o an sans faktörümü kullandim. Kura çekilecekti. Biliyorum bana çikar. Elimi attim. Villa çikti. Adamlar “kagitlara isaret koydun” diye yan çizdiler. “Bir daha çekelim” dedim. Ortaklarim “Bir daha çikmasi mümkün degil” deyip ortaligi birbirine kattilar. Çünkü arada muazzam fiyat farki var. “Ben disari çikiyorum. Çekilisi siz hazirlayin” dedim. Ortaklara da “Bes kere tekrarlansin. Yine aynisini çekecegim” dedim. Elimi soktum ayni yeri çektim… l0 kisi esit sartlarda bir yere gideyim, o an sans faktörümü çalistiririm. Her istedigim olur. Beni yukaridan birinin gözettigine kesinlikle eminim. Her açidan yüzde 100 sansli adamim.”
Türkbank’in kaderi
Bir mütesebbisin insaat isinde hata yapmasi, bir otomobil fabrikasini batirmasi baska seydir, en küçügünden de olsa bir bankayi (birakiniz batirmayi) sarsmasi çok baska seydir.
Sadece kendini degil tüm banka sistemini ve tüm ekonomiyi” ilgilendirir. Iste bu nedenledir ki, bankalann alinip satilmasi önem tasimaktadir.
Bankacilik konusunda deneyimi olmayan bir mütesebbisin bir yil içinde iki bankaya sahip olmasi onu büyük sorumluluk altina itmistir. Insallah sansi devam eder, herkesi sollar, hem kendi kazanir, hem ülkeye kazandirir.
Gelelim Türkbank ile ilgili bir iki ufak noktaya.. .Türkbank’in 1997 yili sonunda aktif toplami 252 trilyon lira. Mevduati 237 trilyon lira. Mevduat karsiliklari “sifir”. Çünkü bu bankaya “Tasarruf Mevduati Sigorta Fonu”nun hastanesinde tedavi görmesi nedeniyle ayricalik taninmis.
1996 yilinda bankanin kanuni karsilik olarak ayirdigi para 11.1 trilyon lira olduguna göre banka yeni sahibine 20 trilyon lira kanuni karsilik avantajiyla satilmis demektir.
Bu avantajin bir süre daha devam edecegi bildiriliyor. Etmese de olur. Bankanin yüzde 84.5 hissesine 600 milyar dolar ödeyen yeni sahibi 20 trilyon mevduat karsiligi mükellefiyetini de yerine getirip, bankayi “hastaneden tam olarak çikarir”.
Tartisilmasi gereken ve önemli olan kamu tarafindan gerçeklestirilen banka satislarinda, satilan bankalara önemli ödeme yapan yeni sahiplerinden banka-lari kamu gözetiminden çikaracak tüm ödemelerin talep edilmemesi. Bankala-rin tabelasinin satisi ötesinde satilan bankalarin tam sagliga kavusturulmasi için, tüm mükellefiyetlerinin karsilanmasini saglayacak biçimde fonlandinlrnasi-nin da sart kosulmasi zorunludur.
Nihayet ümit edilir ki, bankanin 1997 yili bilançosu gerçek zarari yansitmakta-dir.Çünkü banka “batiyor” diye tedaviye alindiginda , bilançosu kar gösteriyordu.Sadece 1997 yili bilançosunda 4.9 trilyon liralik bir zarar belkirtilmis.

 

Sende yorum yap