Herkes konuşuyor (Ama sadece konuşuyor)

, , Sende yorum yap

Kriz basladigindan bu yana herkes konusuyor. Ankara konusuyor, Istanbul konusuyor, isverenler konusuyor, isçi liderleri konusuyor, oda baskanlari konusuyor, TÜSIAD konusuyor… Içeride konusmalar yetmiyor. Yurtdisina çikiliyor. Yurtdisinda konusulup yurtiçine mesaj veriliyor.
Bütün konusmalar elestiri konusmasi ve çaresizlik mesaji… Bütün konusmalarda sistem kötüleni-yor, ümlenin bu krizden çikamayacagi anlatiliyor.
Konusanlar “sorumluluk duygusu “nü unutmus durumda. Her konusma piyasalari sinirlendiriyor. Içeride bir yikintiya neden oluyor.
Unutulan bir sey, küresellesme nedeniyle Türkiye’de olan bitenin disariya yansimasi… Içeride olusturulan olumsuz havayi, yabanci medya kuruluslarinin Türkiye’deki temsilcileri dis medyaya aktariyor. Dis medyada da Türkiye’deki durumun “ümitsizligi” havasi olusturuluyor.
Biz acaba krizden çikmik mi istiyoruz, yoksa bogazimiza kadar krize gömülmek arayisinda miyiz?
Özellikle Ankara’daki kamu sorumlularinin her gün ve de günde birkaç defa konusmalarina ne gerek var! Ne yapacaklar ise yapsalar. Ya ne yapacaklarini bilemiyorlar ya da çok konusmaktan bir sey yapmaya vakitleri kalmiyor.
Olumsuz konusmalar, ümitleri yok ediyor. Güveni giderek yikiyor. Güven ve ümit olmadan bu krizden çikilamaz.

 

Sende yorum yap