Hep aynı şarkı, aynı şarkıcı… Hep aynı oyun, aynı oyuncu…

, , Sende yorum yap

Türklerin ekonomik bakimindan güçlenmesini gavurlar da iz-temez, Müslümanlar da. Ah bizi bir biraksalar… Dünyaya duman attiririz. Bizi kiskanirlar Abi… Onun için bizim basimiza devamli dert salarlar… Bizi rahat birakmazlar Abi…
—Biktik bu sarkidan artik… Hep ayni sarki…
— Ne sarkisi Abi? Taaa Osmanli döneminden beri bu böyle Abi…
— Taaa Osmanli döneminden beri hep ayni sarki, hep ayni sarkici. Hep ayni oyun, hep ayni oyuncu… “Dizlerine Kapansam, Doya Doya Aglasam…” sahnedeki sarkicilar Safiye ve Müzeyyen hanimlar, “Askin Göz Yaslari..” Rejisör Muhsin Bey. Oynayanlar Canide hanim ve gene Muhsin bey…
— Anlamadim, sen neler söylüyorsun Abi?
— Zaten mesele de burada ya… Kimse anlamiyor… Yillardir söylenen sarkiyi, sahnelenen oyunu bir türlü degistirme becerisini gösterememisiz. Ayni sarkidan, ayni oyundan millet bikmamis…
— Abicim, milletin derdi bugün için demokrasi… Hürriyet mücadelesi veriyoruz Abi…
— 1860 yilindan beri… Yüz yildir ayni sarki.
— Ne demek istiyorsun Abi?
— Ali Suavi, Ziya Pasa, Namik Kemal, Mithat Pasa, Jön Türkler 1860’larda bunu söylemis… 1878 yilinda Birinci Mesrutiyet ilan edilince milletin derdine çare bulundu sanilmis…
— Ama Abicim Ordumuzun “devleti kollama, koruma” sorumlulugu sonucu 1980 yilindaki müdahale… – O da eski sarki… 1908 yilindan bu yana ordu “devleti kollama, koruma” sorumlulugu icabi, arada sirada tatile gönderir. Selanik hareketi, ittihat ve Terakki… 31 Mart… sürüp gider…,
-r Abicim, biz 1946 yilinda çok partili döneme girdikten sonra çok sey degisti…
— Hiçbir sey degismedi. Ayni oyun… Ayni oyuncular. “Bu millet hem nankör, hem cahil… Kimi seçecegini bilmez. Biz iktidara gelseydik… Senaryosu.”
— Ama Abicim, o günden buyana kaç kisi iktidara geldi, gitti.. — O kadar da çok degil. Ayni insanlar geliyor, ayni oyunu oynuyor, Onlar gidiyor, öbürleri geliyor. Isi siraya bindirdiler…
— Abicim inönü, Bayar, Menderes bugün nerede?
” Ikisi yas nedeniyle, biri eskiden beri oynanan oyunun sonucu fani dünyadan ayrildilar. Ogullari kizlari eksikliklerini his-settirmemeye çalisiyor. Dikkat et diger oyuncular hep ayni. Allah uzun ömür versin ama, ölmeden sahneyi terketmeye hiçbirinin niyeti yok. Zar zor bir yeni oyuncu çikip sivrilmeye baslayinca sahneden nasil kaçiririz diye cümlesi ittifak pesinde.
— Abicim “bugün bugündür” sen kalkmis bugünü 1860 ile, 1946 ile mukayese ediyorsun…
—Sarkilarda, oyunlarda, sarkicilarda, oyuncularda hiç fark yok. Hürriyet, uhuvvet, müsavat… Ordunun kollama, koruma sorumlulugu… Türklerin ekonomik bakimdan güçlenmesini gavurlar istemez… Sen yapamazsin, ben yaparim. Benden iyisi yok.
— Abicim, sen hürriyet mücadelesini, demokrasiyi küçümsüyor musun?
—Tam tersine. Bu isin “elif-be’si”… Hürriyet ve demokrasi, “notanin ilk sayfasi.” Biz beceriksizligimizden yillardir hürriyet ve demokrasi sorunlarini çözememisiz. Bunlari çözemedigimiz için de iik sayfayi çevirip, notanin öbür sayfalarina geçemiyoruz. Ah su hürriyet ve demokrasi sarkisini usulüne uygun biçimde söylemeyi becerip baska sarkilara geçebilsek…
— Abicim, o sarki böyle de öbür sarkilar tamam mi?
—Tamam diyen kim . Sosyal konularda, ekonomide de ayni sarkilar, ayni oyunlar içinde sikismisiz. Irtjca hortladi, hortlama-di, egitim-sâglik kötü, millet geçim sikintisindâ, issizlik çig gibi
büyüyor.
—Hiç olmazsa liberal politikalar ekonomiye canlilik getirip…
— LIberalekonomi oyununu da^inirli oyuncu kadrosu ile oynuyoruz. Millet de o kadar sartlandirildi ki, yeni bir oyuncunun ortaya çikmasiyla kafasindaki çürük yumurtalarin patlamasi bir oluyor. “Ey nevzuhur.. Sen hangi cesaret ile ticaret, sanayi sahnesine çikarsin… Sen mutlaka kaçakçisin, sahtekarsin, hayali ihracatçisin in ulan asagi…” Hoppp… Asagida…
— Abi simdi ne olacak…
— Bosver, sen de çocuklarina ögreteceksin… Sarki dediler mi
“Dizlerine Kapansam, Doya Doya Aglasam”i söyleyecek, oyun dediler mi “Askin Gözyaslari”ni oynayacak… Dünya da hergün yeni sarkilar çikiyormus, yeni oyunlar yazilip oynaniyormus… Bosver…
Tevfik GÜNGÖR^

@

 

Sende yorum yap