HAYALİ İHRACAT İŞİ NEDEN ALEVLENDİ?

, , Sende yorum yap

Maliye ve Gümrük Bakanligi bir zamanlar “hayali ihracat diye bir sey yoktur…” derken birden fikir degistirdi.
Hayali ihracat yapan 346 firmaya, Hazine’den ödenen 121 milyar lirayi geri almak için harekete geçti.
Takibe ugrayan 346 firmanin üç yüzü askininin ne adresi belli, ne sorumlulari ortada…
Kala kala, adresi, sorumlusu belli firmalar kaliyor. Bunlar ise, “ihracatçi Sermaye Sirketi” diye bilinen ve toplam ihracatin önemli bölümünü gerçeklestiren, su veya bu sekilde “hayali ihracat isine bulasan” kuruluslar.
Belli bir dönemde hayali ihracat isine bulasmislar ve toplam ihracatlarinin belli “hayali sayilan biçimde” gerçeklesmis. Daha sonra gerekli düzeltmeleri yapmislar.
Ama su anda “hayalcilerin pesine düsülünce…” 346 firmanin 343’ü unutulup, kalan 3’ü “sahneye çikarildi”.
Adalet Komisyonunda Brifing
Geçen hatta 12 Ocak 1989 tarihinde TBMM’de adalet komisyonunda hayali ihracat ile ilgili yasal düzenlemeler konusundaki oturuma, Dis Ticaret Dernegi üyesi olarak ENKA, RAM ve Penta sirketlerinin temsilcileri katildilar.
Bu konuda 13.1.1989 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayinlanan Canan Gedik’in haberinde su bilgiler veriliyor:
‘”Büyük ihracat firmalarinin temsilcileri, hayali ihracatla ilgili yasa düzenlenirken “ihracati baltalayacak bir yol” bulunmasini önerdiler. ENKA, RAM ve Penta sirketlerinin hukuk danismanlarinin katildiklari toplantida, sirketlerin önerileri su noktalarda toplandi:
– Hayali ihracatin tanimi yapilmali ve hayali ihracat suçlari siniflandirilmali: Bazi evraklarda yapilan hatalardan kaynaklanan ihracatlar da “hayali ihracat” olarak niteleniyor ve bu suçlara çok büyük cezalar uygulaniyor. Bu cezalar gerçek ihracatçi firmalari tedirgin etmektedir. Ihracatçi firmalarin genel müdürleri, evraklari imzalamaktan kaçinir olmuslardir.
– Bazi evrak hatalarinda hapis cezasi degil, para cezasi uygulanmali: iyiniyetle yapilan bazi hatalarda hapis cezasi getirilmesi, ihracat için çok büyük bir tehdit olabilir. Bu nedenle bu tip suçlar için para cezasi uygulanilmasiyla yetinilmelidir. Yasa tasarisi yeniden görüsülürken, bu düzenlemeye yer verilmelidir.
– Hayali ihracatta vergi iadelerinin geri ödetilmesinde gecikme faizi istenilmemeli Hayali ihracat nedeniyle firmalarin aldiklari vergi iadelerinin geri istenmesinde gecikme faizi uygulanmakta, bu faiz katlanarak büyüdügü için firma ödeyemez duruma gelmektedir.
Firmalarin temsilcileri, kendi durumlarini örnek olarak vererek ENKA ve RAM’in ihracata aracilik yaptigini, 1984 yilinda ENKA ‘nin 3 milyar 200 milyon liralik vergi iadesini gen ödemesinin istendigini, RAM’-in da 2.2 milyar liralik vergi iadesi geri ödeme durumunda kaldigini anlattilar. Sirket temsilcileri, ENKA ‘nin bu borcunun faiziyle birlikte 15 milyari astigini ifade ettiler.”
Yildirim Aktürk Neler Anlatiyor?
DPT eski müstesari, halen ENKA üst yöneticisi olarak Yildirim Aktürk ENKA’nin “hayali ihracat isine bulasmasini” 13.1.1989 tarihinde Tercüman Gazetesi’nde Nursun Erel’e söyle anlatiyor:
“Olay, 1983 yilinda bir baska firma tarafindan Hollanda’ya ihraç edilecek derilerin ENKA üzerinden geçirilmesi ile ilgilidir.
Hollanda ‘ya tek kalemde 34 milyon dolarlik deri ihracat edildi. Aslinda, bu durum o tarihte de dikkati çekmis, vergi kontrolörleri kovusturma yapmislar ve bu islemin tamamina (hayalidir) teshisi konulmus. Bu islemden ENKA sorumlu tutuluyor. Tabii burada dis ticaret sermaye sirketlerine taninan tesvikler etkili oluyor, yüzde 1 ugruna böyle bir kusur islenmis. Yüzlerce kisi ile muhatapsiniz, insan sarrafi mi olacaksiniz? Tabii o yüzde 1 ‘lik pay alma hadisesi, (bu arada en büyük firma olmak, en büyük ihracati gerçeklestirmek) yarismasi bu gibi münferit olaylara sebep oluyor.”
Bu gibi durumlarin 1984 baslarinda ortaya çikmasinin ardindan Basbakan Özal, Maliye ve Gümrük Bakani Alptemoçin ve dönemin HDT Müstesari Pakdemirli’ye “Bu bozguncu ihracatçilar görüldükleri yerde ezilsinler” seklinde israrli talepte bulunduklarini belirten Aktürk sunlari söylüyor:
“Bunu o zaman çok tartistik, ihracat gururlu bir is kabul edilmeliydi. Ama herkesin basireti baglandi, dosyalar ya uykuya alindi, ya otoritenin kimde oldugu kararsizligi yasandi. Ayrica, bu konunun muhalefet veya ihracatin gelismesini kiskananlar tarafindan ortaya atildigi zannedildi. Bir (iktidarin altini oyma) hadisesi gibi degerlendirildi ve böyle defansif bir tutum alindi. Eger böyle lüzumsuz bir savunmaya geçilmese idi, herkes saibeli hale gelmeyecekti. Sonuçta birer yorgun savasçiya döndük.”
Istenilen Ne?
Anlasildigi kadari ile ihracatçi Sermaye Sirketlerinden “hayali ihracat isine bulasmis olanlarin” istekleri sunlar:
– Hayali ihracat sayilan islemlerden tahsil edilen vergi iadeleri Ha-zine’ye geri ödenecek ise, bunlar bir ödeme planina baglanarak tak-sitlendirilmelidir.
– Gecikme faizi -istenilmemelidir.
– Bu islemler, Merkez Bankasi’nda tahakkuk etmis, ödeme duru-muna gelmis vergi iadeleri ile karistirilmamali, mahsup yapilmamalidir.
Iste son günlerde tekrar gündeme gelen “ihracatçilara hayali in-, racat karsiligi ödenen vergi iadesi” tartismasinin esasi budur.

 

Sende yorum yap