Hatasıyla, Sevabıyla, yapılan müracaat da hayır vardır

, , Sende yorum yap

AET’ye müracat yapilmistir. Artik “olan olmustur”. Hatasiyla, sevabiyla, yapilan iste “hayir” vardir.
Sevabi Nedir?
Hernekadar Türkiye’de Devlet Planlama Teskilati’nin, Üniver sitelerin ve diger kamu kuruluslarinin AET konusunda “ciddi ve kapsamli çalismalari mevcut degil ise de”, Turgut Özal, “ken dine özgü, kisisel bilgi ve arastirma kaynaklarini” bu ko nuda da isletmis, “müracaat” kararini vermeden “kendi ne göre bazi degerlendirmeler yapmistir.”
Turgut Özal’in kararini etkileyen, ve fakat bugüne kadar basina yansimayan ve içerikleri bilinmeyen iki çalisma vardir:
(1) Disisleri Bakanligi, Turgut Özal için, AET ile iliski lerde ne aliriz-nc veririz envanteri hazirlamistir.
(2) Turgut Özal, yurt disinda yabanci bir arastirma gru buna Türkiye’nin AET’ye tam üyeligi üzerine bir fizibilite raporu hazirlattirmstir.
Bu çalismalar gerçekten mevcut ise ve ciddi çalismalar ise, Tur gut Özal’in müracaat kararini “gözü kapali almadigi” anlasilir.
Burada gündeme bir soru gelebilir: Acaba bu raporlar bu çalis malar Devlet Planlama Teskilatinda, Üniversite çevrelerinde tar tismaya açilamaz mi idi? Devlet Planlama Teskilatinin kadro du rumu ve mevcut kadronun neler ile mesgul oldugu malum. Üni versitelere gelince, otuz yildir AET konusuna giremeyen, bu ko nularda ihtisaslasamayan Üniversitelerin “biz neden devre disin da birakiliyoruz” demeye “haklari olmadigindan” hiç seslerini çi karmadiklari, olup biteni “tevekkül ile izledikleri” görülmektedir.
Hatasi Nedir?
TürkiyeCumhuriyeti Hükümetinin Brükselde her birinin basinda birer Büyükelçi bulunan üç temsilciligi vardir. Halen AET ilis kilerinden sorumlu bir Devlet Bakanligi vardir. Yillardir bunca in san Brüksel’e gelip gitmektedir. AET alti üye iken, alti üye daha katilmis, bu alti üyenin katilmasinda belli formaliteler yerine geti rilmistir. Açik anlatimla Türkiye’nin müracaatina örnek teskil ede cek, alti katilim “tecrübesi” yasarunistir.
Bütün bunlara ragmen Türkiye’nin müracaatini nasil yapacagi ve müracaatdan sonra hangi organlarin ne gibi yetkileri bulundu gu bilinemiyor ise bu büyük bir “hata”dir.
Bu “hata”ya kamu sorumlulari düsmüstür. Ayni “hatayi bu sü tunun yazan” yapmistir.
Üyelik müracaati AET Bakanlar Konseyine yapildiktan sonra, mü racaatin Konsey tarafindan AET Komisyonu’na havale edecegi ve Türkiye ile müzakereleri Komisyon’un yürütecegi saniliyor, hesaplar buna göre yapiliyor, böyle yazilip çiziliyordu.
Halbuki, T.C. Hükümeti’nin Brüksel’deki “AET Daimi Temsilciligi” dahil, bunun böyle olmadigini “Türkler” yeni ögren mislerdir.
Türkiye ile müzakereleri, toplulugun karar organi olan Bakanlar Konseyi yürütecektir. Bu konsey üye devletlerin ba kanlarindan olusmaktadir. Bakanlardan herbiri 6 ay için baskan lik görevini yüklenmektedir. (Halen Baskan Belçikali Tindermans’ dir). Konseye katilan bakanlar gündemin içerigine göre degisir.
Konsey, üye devletlerin yüksek dereceli memurlarinin katildigi toplantilarda yapilan Topluluk kararlarinin hazirlik çalismalarini dü zenleyen bir “Daimi Temsilciler Komitesi”nin ve servislerinde yak lasik 1900 memur bulunan Genel Sekreter’ligin yardimlarindan yararlanir.
Ayrica Komisyon’un uzmanlari (Tas Force) da davet üzerine Konsey’in çalisma ve müzakerelerine katilir.
Türkiye’nin müracaatdan sonraki ilk müzakerelerde muhatabi Konsey olacak, müzakereleri Konsey yönlendirecek, Komisyon bu müzakereleri izleyecektir.
Türkiye’nin yeni yeni farkedebildigi bir gerçek de, Ingiltere’nin müracaatini yaptikdan sonra De Gaulle’ün engellemesinin Kon sey içinde gerçeklestigidir. Konsey Ingiltere ile müzakere masasi na oturdugunda, Fransa temsilcisi “-Biz müzakereden vazgeçtik” diyerek Konsey’i terk edince müzakereler durmustur.
Hayir nerededir?
Top Türkiye’nin elinden çikmistir. Bundan sonra “dert” karsi tarafa düsmektedir. Korkunun “ecele faydasi yoktur”, ne olacaksa olur. Türkiye de “ben Batidamiyim, yoksa Dogudamiyim” tered düdünden kurtulur.

 

Sende yorum yap