“Halk yazarı” Medya kuruluşlarının açıkları iki bankayı batırdı

, , Sende yorum yap

Sabah Grubu’ndaki gazeteleri, dergi- leri, TV kanallarini ve radyoyu yasatmak ve gelistirmek için çaba gösterenler “sadece ve sadece” medya sektörü sinirlan içinde kalma arzu ve ka-rarliliklarini koruyamadilar.
Anladilar ki, medya sektörü disindan bir destek olmadan grubu ayakta tutmanin ve yasatmanin imkani yok.
Kisa sürede bu destegi saglayabilecek güçlü yan kuruluslara sahip olmanin zorlugu karsisinda, acil fon ihtiyaçlari-ni, kontrollanna geçen bir bankadan saglamak zorunda kaldilar. .
Fakat destek ihtiyacinin geçici olmamasi, devamlilik göstermesi sonucu
bankanin kaynaklari kurudu. Banka ayakta kalamaz duruma düstü.
Erol Kerim Aksoy olayinda ise bu sistem ters çalisti. Erol Kerim Aksoy, bilançosu saglam bir banka ortaya çikardiktan sonra medyaya ilgi duydu. Bankaciliktaki gelir-gider trafigindeki uzmanligini ve becerisini medya sektöründe de sürdürebilecegine inandi. Güvendi. Fakat medyadaki her tesebbüsü ayakta kalmak ve yasayabilmek için, her gün daha fazla destek ihtiyaci içine girdi. Erol Kerim bu destegi bankasindan saglamak zorunda kaldi. Medya kuruluslarina aktarilan kan, bankanin kanini kuruttu. Banka çöktü.
Gazetelerde isten çikarma ne ölçüde tasarruf sagliyor?
Türkiye’de gazeteler uzun süredir
zarar etmeye baslamisti. Son ekonomik kriz yönetimlerin zarar konusunu ciddiye almalanna yol açti.
Ancak zaran azaltacak tedbir olarak gazeteler hemen personel tasarrufuna yöneldi.
Acaba personel tasarrufu gazeteleri zarardan kurtarabilir mi? Konunun uzmanlari, Bati ülkelerinde gazete maliyetlerinde personel bordrosunun yükünün toplam harcamalarin yüzde 35’ini olusturdugunu, ülkemizde ise en agir personel faturasinin, toplam harcamalar içindeki payinin yüzde 17’i geçmedigini belirtiyorlar.
Demek ki personel tasarrufu ile bordro rakami yanya indirilebilse de gazetelerin zararlanni önlemek mümkün olamayacak.
Zarari önlemenin en saglam yolu geliri artirmaktir. Ekonomik sartlar ilan gelirlerini artirmaya imkan vermiyor. Okuyucu yapisi fiyat artirimina ve tiraj artirimina imkan vermiyor. Bu tabloda zaran önlemek için yapilabilecek tek seyin, personel disi harcamalarda tasarruf oldugu ortaya çikiyor.
Personel disi harcamalar ve maliyet
yükleri ise kisilamayacak biçimde olusmus durumda. Döviz fiyatindaki tirmanis, gazetelerin kagit ve mürekkep masraflarini, ulasim ve haberlesme giderlerini artiracak. Gazetelerin agir bina ve makine yatirimlarinin amortisman yükü yaninda, bu yatiranlar için kullanilan döviz ve Türk Lirasi kredilerin faiz yükleri de maliyeti tirmandiran etkenler oluyor.
Açik anlatimiyla, personel giderleri gazete maliyetlerinde en duragan ve en küçük gider kalemini olusturuyor. Personel giderleri kontrolü en kolay gider kalemi özelligini koruyor.
Halbuki personel giderleri disindaki giderler tamamen kontrol disinda tirmanisi sürdürüyor.
Gelirleri duragan hale gelen buna karsilik giderleri tirmanisi sürdüren gazetelerin isletme açiklarinin büyümesi kaçinilmaz bir durum.
Bu gelismeler Türkiye’de medya ile ilgili faaliyetler disinda hiçbir is yapmayacak isletmelerin yasama sansini ortadan kaldiriyor.
Her medya isletmesinin, medya disi bir kaynaktan desteklenmesi zorunlulugu ortaya çikanyor.
Benim hortumcum, senin hortumcunu döver
Yalçin Peksen, Aksam Gazetesindeki kösesinde, iki basin gru- bunun arasindaki sorunun gazete say-falannda tartisilmasinin ve de bu tar-tismaya iki basin grubundaki çalisanlarin katilmasinin “çarpikligi”ni anlati-yordu.
Yalçin Peksen’in belirttigi gibi bu tür çalismalar bir süre sonra anlasma ile sona eriyor. Taraflar olan biteni unutuyor. Ama kamuoyu unutmuyor. Bu tür çatismalar sadece taraf basin gruplarina ve tartismalara katilanlara degil, tüm medyaya zarar veriyor. Medya, “sayginlik ve güven” yitiriyor.
Yalçin Peksen “Benim hortumcum, senin hortumcunu döver” basligi altin-da sunlari yazdi:
Ortaya iki hortumlama çikti.
Biri Albayrak Grubu’nun…
Öteki, Sabah Grubu’nun…
Simdi taraftar gazeteleri vasitasiyla birbirlerine girdiler ve “Benim hortumcum, senin hortumcunu döver” tarzinda bir kayikçi kavgasina tutustular.
Iki grup birbirlerine “dürüstlük1 dersi veriyorlar. Her iki gazete de kendi du-rumlarina ‘çamur atilmasi’ gözüyle bakarken, birbirlerinin yazarlanna ‘dolarla kiralanmis kalemler’ diyorlar.
Biri öbürünü ‘Atatürk düsmani’ olarak tanimlarken, öteki berikini ‘din düsmani’ olarak niteliyor.
Ünlü yazarlar birbirlerine ‘tetikçi’ sifatini layik görüyorlar.
Hani kovboy kasabalarinda silahsör-ler karsilastiklarinda kozlanni silahla paylasirlar ya.
Durumumuz ona benziyor, çünkü ülke kovboy kasabasina dönmüs bulunuyor.
Halk bir yandan bu” ilginç düelloyu izlerken, bir yandan da gazeteciligi ‘güvenilmeyen meslekler’ siralamasinda politikaciliktan sonra ikinci siraya yerlestirebilmek için oy veriyor.
Telekom zammi, internet ve teknoloji sirketlerini çökertecek
Internet ve teknoloji sirketleri beklenen ilginin ortaya çikmamasi nedeniyle yaptiklari yatirimin yükünü ve isletme masraflarini karsilayamaz durumda iken Telekom, internet ve teknoloji sirketlerine verdigi hizmetlere yüzde 600’e ulasan zamlar yapti.
internet servis saglayicilarini zor durumda birakan zam, düsük ücretli baglanti ve piyasadaki rekabeti tehdit ediyor.
Fahis zammi protesto eden Inter-net Servis Saglayicilari Dernegi (TI-SAD), Türk Telekom’un rekabetçi ortamda fiyatlarin tüketiciler lehine düsürülmesinin önüne geçtigini açikladi. Bu zam nedeniyle, internet kullanma oranlarinin düsecegi ve teknoloji kullaniminin yayginlasmasinin engellenecegi kaydedildi.
TISAD açiklamasinda, Telekom zamminin “çok merkezli, çok sesli ve özgür internet yerine, tek kaynakli tekelci bir internet yaratacagini” ifade etti.
TISAD, Telekom zamminin yol açacagi sorunlari söyle siraladi:
1. Rekabetçi ortamda düsen fiyatlar, azalmasini sürdüremeyecek.
2. Yüksek fiyat daha az kullanima, yavas gelismeye ve teknoloji kullaniminin yayginlasmasina engel olacak.
3. Çok merkezli, çok sesli ve özgür internet yerine, tek kaynakli tekelci bir internet yaratacak.
4. Güçsüz bilisim sirketleri serbest rekabet ortaminda yabanci yatirimcilar ile rekabet edemeyip bu is sahasini tamamen yabancilara terk etmek zorunda kalacak.

 

Sende yorum yap