H.M. Yacht Britannia

, , Sende yorum yap

ingiltere Kraliçesi’nin emri ile Kraliçe’nin özel yati Britannia’ya davet olundum.
Yata bindim. Veliaht Prens Charles ile tanistim. Yemek yedim, Karadeniz’e kadar yat gezintisi yaptim.
Eeeee… Bütün bunlari okuyucularima anlatmam gerekir… Degil mi ya?
* * *
Efendim, bir gün bir davetiye aldim… Davetiye kalin lüks karton bir kagida basilmis. Tepede “ER II” diye, Ingiltere Kraliçesi Elizabeth’in altin yaldizli basilmis armasi ve taci…
Altinda sunlar yazili:
“—The Master of the Household is commanded by Her Majesty ûueen Elizabeth II, to invite Mr. Güngör on board H.M. Yacht Britannia at istanbul… in the presence of His Royal Highness The Prince of Wales.”
“—Ingiltere Kraliçesi Elizabeth, Istanbul’u ziyaret etmekte olan kendi özel yati Britannia’ya beni davet etmesi için gemi sorumlusuna emir vermis. Gemide oglu Veliant^rens, Galler Prensi Charles de olacakmis…” Siz olsaniz, böyle bir davet alinca ne yaparsiniz?… iste ben de onu yaptim, ingiltere Kraliçesi’nin emirlerine uydum.
* * *
Kraliyet yati “Britannia”, 1953 yilinda yapilmis. Boyu 126 metre, eni 16.7 metre. (Bizim Savarona’dan küçük).
Gezilerde kraliçe ve kraliyet ailesinin diger üyelerinin yatili olarak katilabilecekleri resmi ve özel bir yat olarak düzenlenmis. Geleneksel kugu burun ve balkon kiç yerine, ticari gemi tipi kliper burun ve kruvazör kiçi var. ön taraf personele, kiç taraf kraliyet dairelerine ayrilmis. Gemide 21 subay ve 229 çalisan var.
Yat Istanbul’dan sonra Güney Kibris’a gidiyor. Önümüzdeki günlerde yapilacak Ingiliz Milletler Camiasi toplantisina katilmak üzere Kibris’a gelecek olan Kraliçe yatta kalacak.
istanbul’a gelis nedeni ise “is”… Is demek, para demek… Bugün kraliyet ailesi mensuplarindan, diplomatlara, devlet adamlarindan bürokratlara kadar herkes “ülkelerine para kazandirma” çabasinda… Çünkü ülkelerin insanlarin refahini artirmanin tek yolu daha fazla para kazanmak.
Kraliyet ailesi de kendilerine ait özel yati ingiltere’nin ticari iliskilerinin gelistirilmesine tahsis etmisler. Sadece o kadarla kalmiyor… Çagirilirlarsa bu toplantilara katiliyorlar… Bizim Türkiye’de bu tip iliskileri “küçümsemek” için kullandigimiz deyim ile “is bitiriyorlar!…”
Londra’nin finans merkezi “City”nin yöneticileri Britannia yatinda, degisik ülkelerde bugüne kadar on “Deniz Günü” düzenlemisler. “Deniz Günleri”ne ziyaret edilen ülkenin üst düzey kamu yöneticileri, is adamlari, etkili kisileri, aydinlari davet ediliyor. Onlara “isbirligi” imkanlari açiklaniyor. Görüs alisverisinde bulunuluyor.
Deniz Günleri’ni düzenleyenlerin amaci, ingiltere’nin degisik ülkelerle ticaretini artirmak, önde gelen ingiliz sanayi ve finans uzmanlarinin bu ülkelerin ayni konuma sahip meslektaslari ile farkli bir ortamda tanismalarini, tartismalarini saglamak.
Bugüne kadar gerçeklestirilen on Deniz Günü, Ingilizler’e yüzlerce milyonluk is olanagi yaratmis.
* **
Yafa ayak basinca gemi kumandani ve subaylari karsiladi. Ellerini siktim. Geminin kiçinda, üzeri brandali güvertede kahve ikram ettiler.
Sonra toplanti salonu olarak düzenlenen, Kraliçe’nin oturma odasina geçtik.
Yerlerimize otururken, Veliaht Prens Charles geldi. Resimlerindeki görünümünden daha genç, “mektep talebesi” görünümünde, müte-vazi giyinmis, güler yüzlü “saf ve bakir bir Anadolu çocugu…” Lacivert bir elbisesi var. Pantolunu kisa kalmis. Makosan ayakkabilari ile pantolon arasindaki boslugu lacivert yün çoraplari dolduruyor. Ense Irasini gemide bir asker yapmis olsa gerek. Dümdüz ve yüksek bir ense trasi…
Görünümü ile asil, kibar, olgun, mütevazi…
Ayakta, çok güzel bir konusma yapti. Güzel konusma ne demektir? Konuya hakimiyet, espri, karsisindakilere deger vermek demektir… Eyüp Sultan’a gitmis. Oradan basladi, ingiltere ile Türkiye arasindaki iliskilerin 200’üncü yilini kutlayacagimizi belirtti. Türkiye’de kaç ingiliz firmasinin ne isler yaptigini anlatti. Bugüne kadar Ingiliz firmalarinin kazandiklari ihalelerden sözetti…
Aaaaa… Koskoca Veliaht Prens isi gücü birakmis “isadamlarina alet oluyor!”… Paradan sözediyor… Kimbilir kimin isini takip ediyor… Yatina hem Ingiliz isadamlarini almis… Hem Türk isadamlarini davet etmis… Mutlaka birileri köseyi dönecek… Bunlar nerede oluyor… Ingiliz Kraliyet yatinda.. Ayip… Ayip!… Allahtan ki Ingiltere’deki bazi “Milliyetçi gazeteciler ve politikalar ve aydinlar” durumdan haberdar degil. Yoksa hem Kraliçeyi hem Velihat Prensi rezil ederlerdi… (Biz olsak bu hataya düsmez, geregini yapardik… Degil mi ya?…)
* * *
Prens Charles konusmasini yaptiktan sonra çekip gitmedi… Oturdu, konusmalari, tartismalari izledi… Saat 12.30’da gene brandali güverteye çiktik.. Gemi bu arada Bo-
gaz’in disina dogru yo| aliyor… Karadeniz’deyiz… Ufak bir dönüs yapti, tekrar Bogaz’a girdik. Veliaht Prens de güvertede bizimle domates suyu içip sohbet ediyor…
Kiç tarafta, bayragin önünde denizci üniformali on müzisyen üfleme çalgilarla müzik yapiyor…
Hava nefis… Birden arkamizdaki Ingiliz Kraliyet Donanmasina ait refakat muhribi hizlandi… Tüm mürettebat bize bakan yana dizilmis… Velihat Prensi selamlama geçiti yaptilar. Vazifelerini tamamlayip, gene pesimize takildilar.
Güverte sohbetinden sonra yemek salonuna geçtik.
Ve de Kraliçe’nin yemek masasinda, Veliaht Prens Charles ile yemek yedik…
Bu yemek bizde olsa ne abartilidir?
Britannia yatinda nasildi?
Önce sofra… Tam bir kraliyet sofrasi… Örtüsü, üzerleri armali gümüs çata! biçagi, üzerleri armali bardaklar, üzerleri armali personel tabaklar medeni bir masa düzeni.
Servis yapanlar Fransiz sarabi ikram ediyor. Önce beyaz, sonra kirmizi.
Yemek çok hafif. Sicak yemek yok.
Birinci tabak deniz ürünleri ponne, domates, basil ve parmesan peyniri ile… Ikinci tabak büfeden soguk salata çesitleri. Üzerine çilek ve vanilyali dondurma ve yaninda meyve salatasi.
* * *
Yemek 13.30’da sona erdi. Tekrar güverteye çiktik. Kahvelerimizi içerken Veliaht Prens Charles geldi. “Allahaismarladik” dedi.
Yattan Dolmabahçe rihtimina götürecek motor hazirlanmisti. Motora merasim ile güvertede iken bindi. Sonra motor askilarla içinde Prens ve yanindakiler denize indirildi. Kraliyet bayraklari açildi. Pesinde refakat botu olmak üzere havaalanina gitmek üzere Prens bizden ayrildi.
* * *
Ben hayatimda yat olarak ilk defa onbesgün önce Savarona’ya bindim. Ardindan geçen hafta dünyanin en lüks yati “The Other Women’-‘da misafir edildim. Onbesgün içinde turumu üçüncü yat olarak Kraliçe’nin yatinda tamamladim.
Bana sorarsaniz, Savarona diger gördüklerimin ikisinden de lüks ve güzel ve zarif…
Britannia mütevazi ve hatta gereginden fazla mütevazi bir tekne…
Britannia’dan ayrilirken, Feyyaz Berker, Asim Kocabiyik ve Halis Komili, Türk isadamlarinin da “Savarona”da benzer etkinlikler düzenle-yebileceklerini tartisiyorlardi.

 

Sende yorum yap