Geçmiş olsun.. İşimize bakalım (mı ?)Oyların rengi belli oldu. Herşey bitti mi? Acaba bundan sonra ekonomide herkes işine bakabilecek mi?

, , Sende yorum yap

Referandum yapildi. Aylardir politikadan baska sey ile mesgul olamiyan hükümet (ve hatta bütünüyle devlet) politika defterini kapayip “ekonomi” ile ugrasmaya vakit bulabilecek mi?
Ne yazik ki “hayir”…
Çünkü dün “referandum” sayfasi kapandi. Bugün “seçim sayfasi” açildi.
Geçen yil “ara seçim” yiliydi. Bu yilin üç çeyregini, “referandum” dönemi olarak geçirdik. Bugün ise “seçim kavgasina” merhaba..
Acaba Türkiye’de insanlar “onu sandalyeden indirlp, bunu sandalyeye bindirmek” için mi yasiyor.
Türk insaninin baska “amaci” yok mu?
Partiler sadece belli adamlari “ikditar koltuguna oturtmak” için mi kurulur, çalisir?
Belli adamlar “koltuga oturup, koltukdan kalkmaktan” baska sey düsünemez mi?
1987 Yilinda “Türkiye’de demokrasi anlayisi, demokrasi savasi”, “o gitsin, ben geleyim, o kötü ben iyiyim” çizgisinin ötesine geçememektedir.
1987 Yilinda Türkiye’de partiler açik biçimde “ekonomi politikalarini ortaya koymak zorundadirlar”
– Iktidara gelince ne yapacaklardir? (Açik anlatimiyla baskalarindan farkli hangi asi pisireceklerdir?)
– Yapacaklan isi nasil finanse edeceklerdir? (Açik anlatimiyla, degirmenin suyu nereden gelecektir?)
– Bu politikalarini uygulama yetenekleri var midir? (Açik anlatimiyla hangi kadro, hangi yetenekli insan gücü ile bunu yapacaklardir?)
Bütün bunlar olmadan, “o kötü, ben iyiyim” tartismalarinin seçime kadar sürecegi yeni bir dönem baslamaktadir.
Hiç merak edilmesin, seçim sonuçlarinin belli oklugu sabah, ayni plagin öbür yüzü çalinmaya’ bâsliyacak ve bu böyle sürüp gidecektir.
insanlar sadece “afyon ile uyutulamaz”.
Ne yazik ki Türk halki yazili, sözlü, görüntülü iletisim organlari araciligiyla yillardir “politika çekismeleriyle uyutulmaktadir.”
Devamli politika tansiyonu Türkiye’de kamu kesiminin ve özel sektörün ciddi projeleri “ele alinmasina” imkan vermemektedir.
Türk ekonomisi, kisa dönemli, günü geçirmeyi hedefleyen, projelerle kurtulamaz.
Bu ortamda Türkiye sadece “al-sat” piyasasi olur.
Özel sektörde acaba hangi mütesebbis grup, Türkiye’nin uzun ve hatta orta dönemli gelecegini tahmin edip, ciddi yatirimlara girisebilir.
Kamu kesiminde hangi sorumlu, Hükümetin ve hükümeti olusturan partinin uzundönemlipolitik gücünü görüp, uzun dönemli ciddi yatirim projelerini ele alabilir.
Bu ortam, kamu kesiminde “kisa dönemde seçmenden alkis toplamaya imkan verecek islerin öncelikle ele alinmasina neden olur.” Bunlann uzun dönemde çok agir faturalari olsa bile uygulayici “benden sonra gelecek düsünsün” diyerek günü kurtarmaya bakar.
özel sektörde mütesebbis “kisa günün kârini hesaplar.”
Acaba bütün bunlar halkin mutlulugunu saglar mi? Acaba Türk halki bütün bunlar olsun diye mi” devamli oy sandigi pesinde dolastiriliyor.”
“Sabah kalk politika, aksam yat politika” sona ermedikçe, Türkiye’nin yerinden kipirdamasina imkan kalmi-yacak.
Hadi bin, onbin, yüzbin politikacinin isi yok, sadece politika yapiyor. Ama ya geri kalan 50-55 Milyon insan?
Acaba politika “istihdam sorununa, gelir dagilimi sorununa çözüm mü getiriyor?” tsi olmayanin, asi olmayanin, o sandik senin bu sandik benim devamli dolastirildikça “düsünmesi ve de düsünen kafalara zararli fikirlerin üsüsmesi önlenmis mi oluyor?”.
Anlasildigi kadari ile biz gene isimize bakamiyacagiz… Hele bu seçim de yapilsin. Türk halkinin sorunlarini daha sonra ele aliriz. Önce su sorunlarin neler oldugunu bir tartisalim (!) Bugün baslayan seçim dönemi Türk halkina hayirli olsun.

 

Sende yorum yap