Faizde Risk Puanı Düşmedi

, , Sende yorum yap

Faizde Risk Puanı Düşmedi

Hazine’nin 2002 yilinda iç borçlanma ihalelerinde ortalama yillik bilesik faiz yüzde 63.9 oldu.
2001 yilinda ortalama bilesik faiz yüzde 96.5 idi. Bu yilin bilesik faizi geçen yila göre 32.6 puan
daha asagida. Geçen yil ortalama vade 103 gün idi. Bu yil Hazine ortalama 230 gün vade ile borçlanabildi.
Bunlar 2002 yilinin olumlu gelismeleri. Ancak, yüzde 63.9 ortalama bilesik faiz 2002 yilinin yüzde 30’luk
enflasyon hedefine göre çok büyük ölçüde risk primi içeriyor. Yüzde 30 enflasyon hedefini tutturan hükümetin,
yüzde 63.9 ile borçlanmasi, yüzde 26 dolayinda reel faiz ödemeyi göze almasi demektir.
Hiçbir hükümet bu kadar büyük oranda bir reel faizi gönüllü olarak üstlenemez. Fonlara sahip olanlarin daha
düsük faizle paralarini Hazineye kullandirmak istememeleri, buna karsilik Hazine’nin mutlaka para bulma durumunda
olmasi, reel faizin anormal rakamlara ulasmasina neden oluyor.
Reel faizin yüksekligi hâlâ fon sahiplerini faize çok büyük ölçüde risk primi bindirdiklerini ortaya koyuyor.
Fon sahiplerinin Hazine bonosu faizlerine bindirdikleri risk priminin gerisinde Hazine’nin bu paralari ödeyememe
endisesi var. Çok ilginçtir ki, Hazine’nin ödeyememe riski endisesini tasiyan fon sahipleri, paralarini banka
sistemine kanalize ederken, ayni endiseyi duymuyorlar.
Türkiye’deki mevduatin yaridan fazlasi banka sisteminde döviz mevduati olarak duruyor. Döviz mevduatina bankalar
simdilerde yillik yüzde 3-4 dolayinda faiz ödüyor. Fon sahipleri bankalarin bu kaynaklari geri ödeyememe riskini
hiçbir zaman hatirlarina getirmiyor. Bankalara güven duyuyor.
Halbuki eger Hazine, tahvil ve bono borçlarini ödemede zorlanir ise, ayni sorun banka sistemi için de söz konusu
olacaktir. Açik anlatimiyla, Hazine için söz konusu olan ödeyememe riski, ayni sekilde banka sistemi için de söz
konusudur.
Türkiye’de fon sahipleri çok ilginçtir ki, banka sistemine güvenirken, ayni güveni Hazineye göstermemektedir.
Banka sistemindeki Türk Lirasi ve döviz tasarruflarini bankalar, dolayli biçimde Hazine tahvili ve bonolarina
yatirirken, bu defa bankalar, yatirimci olarak risk primi beklentisi içine girmektedirler.
Ankara Ekonomi Bülteninde yer alan habere göre Hazine kagitlari için 2003 yili bilesik faiz beklentisi yüzde
47.1 düzeyine düsmüstür. Bu beklentiyi ifade edenler, TÜFE artisini yüzde
24.7 olarak tahmin etmektedir. Bu demektir ki, piyasalar 2003 yilinda yüzde 18 dolayinda \ bir reel faiz
beklentisi içindedir.
Demek ki, reel faiz 2003 yilinda düsebilirse de, düsecegi nokta gene yüzde 18 gibi yüksek bir faiz çizgisidir.
Enflasyondaki düsüse, hükümetin enflasyon hedeflerini tutturmadaki basarisina ragmen piyasalarin risk primini
bir baska ifade ile reel faiz üzerindeki yükü düsürmemeleri, güvenin bir türlü saglanamadigini ortaya
koymaktadir.

 

Sende yorum yap