Eyvah! … Ekonomi sandığımızdan da mı kötü acaba?

, , Sende yorum yap

1 Nisan 1997 tarihinde bu sütun-
da IMKB eski Baskani ve Merkez
Bankasi eski Baskani, eski Devlet Ba-
kani Yaman Törüner kardesimizin
ekonomik durum ile ilgili “olumlu ve
iyimser” degerlemelerine yer vermis-
tim. Kötümserlerin en iyimseri bir eko-
nomi yazari olarak ekonomik durumu
Yaman Törüner gibi iyi yolda göreme-
digim için üzüntülerimi yaziya dökmüs-
tüm.
Benim o yazimin üzerinden bir hafta
geçti geçmedi Yaman Törüner kardesi-
mizin Aksam’daki kösesinde üst üste
iki yazisi yayinlandi. “Bardagin Bos
Bölümü ve Kötülesen Göstergeler…”
Amanin….Inanilir gibi degil… Bu dene-
yimli, bu Tansu Çiller’in yakini, bu
ekonomiyi bilen, bu iyimserlerin iyim-
seri Yaman Törüner kardesimiz bile
ekonominin durumundan endise etme-
ye basladigina, “isler iyidir” diye yazar-
ken on gün içinde “isler kötüye gidi-
yor” diye yazmaya basladigina göre,
“ekonomi sandigimizdan da mi kötü
acaba?”
NESILLER FEDA EDILIYOR
Yaman Törüner kardesimiz “ekono-
minin felakete gittigini” bakiniz nasil
anlatiyor:
“Yasadigimiz enflasyon yedi ülkenin
toplam enflasyonundan fazla.
Hem de 20 yildan beri.
Halen de, enflasyonun düsürülmesi
için ne teknik, ne de siyasi bir çalisma
var.
Üniversitede bize komünist rejimle-
rin, sonraki nesillerin saadeti için, ön-
ceki birkaç nesli feda ettikleri ögretilir-
di. Sonra, bunun bir yutturmaca oldu-
gu anlasildi. Aslinda, bütün nesiller fe-
da edilmisti.
Simdi de Türkiye’de ayni senaryo oy-
naniyor.
Enflasyon ve gelir dagilimi sorunlari-
mizi çözmeye ugrasacagimiza günlük
sorunlarla yapay gündemlerle ugrasi-
yor; hükümetlere ekonominin hesabini
soracagimiza, ekonomik sorunlar yü-
zünden büyüyen sosyal sorunlarin he-
sabini soruyoruz.
Daha kaç nesil feda etmeye hazirlani-
yoruz.
Demokrasi ve ekonomi sinavindan
geçmeden, torpille Avrupa Birligi’ne
girebilecegini mi saniyoruz?
EKONOMIK GÖSTERGELER
REZIL DURUMDA
Simdi sapkamizi önümüze koyalim.
1995 yilinda düzelen birçok önemli
ekonomik gösterge, 1996 yilinda bo-
zuluyor.
Toptan esya fiyatlari endeksi,
yüzde 65.6’dan yüzde 84.9’a yükseli-
yor.
Tüketici Fiyatlari endeksi, yüzde
76’dan yüzde 79.8’e yükseliyor.
Yani, enflasyon artiyor.
Kamu kesimi borçlanma gereginin
Gayri Safi Milli Hasila’ya (GSMH) ora-
ni yüzde 5.4’ten yüzde 8.8’e yükseli-
yor.
Faiz Disi Kamu Kesimi borçlanma
gereginin GSMH’a orani da yüzde –
1.9’dan yüzde -l.l’e yükseliyor.
Isletmeci KIT’lerin borçlanma ge-
reginin GSMH’a orani yüzde -0.7’den
yüzde 0.2’ye yükseliyor.
Yani, kamu kesimi dengesi bozulu-
yor.
Konsolide bütçe açiginin GSMH’a
orani, yüzde 4’ten yüzde 8.1’e yükseli-
yor.
Faiz disi konsolide bütçe açiginin
GSMH’a orani yüzde -3.3’ten yüzde –
1.8’e yükseliyor.
Yani, bütçe açigi artiyor.
Kamunun yaptigi sabit sermaye
yatirimlarinin toplam sabit sermaye ya-
tirimlarina orani yüzde 17.8’den yüzde
19.1’e yükseliyor.
Kamunun yaptigi sabit sermaye
yatirimlarinin GSMH’a orani yüzde
4.2’den yüzde 4.5’e yükseliyor.
KIT’lerin sabit sermaye yatirimlari-
nin GSMH’a orani yüzde 1’den yüzde
l.l’e yükseliyor.
Yani, devletin ekonomik payi artiyor.
SORUMLULAR NEREDE?
Kamuda önemli görevlerde bulunan,
devlet bakanligi yapan, partisi hükü-
met ortagi olan, Tansu Çiller hanimin
yakin dostu Milletvekili Yaman Törü-
ner kardesimiz soruyor:
Bu bozulan dengelerin hiçbir sorum-
lusu yok!..
Biz her alti ayda bir hükümet degistir-
meye kalkarsak, bundan sonra da ol-
mayacak.
Artik, güçlü bir hükümet olusturmaya
olanak verecek bir seçim sistemine ih-
tiyacimiz var.
1996 yilinda dengeler daha da kötü-
lesti.
1996 yilinda 1995’e göre bozulan
önemli diger göstereler de var:
Iç borç stogu, 22.9 milyar dolar-
dan 29.3 milyar dolara; 1.361 trilyon
liradan 3.149 trilyon liraya’ yükseliyor.
Iç borç stogunun Gayri Safi Milli
Hasila’ya (GSMH) orani yüzde
17.3’den yüzde 20.8’e yükseliyor.
Devlet Iç Borçlanma Senetleri
(DIBS) ortalama faizleri yüzde
98.9’dan yüzde 107.8’e yükseliyor.
Yani, devletin iç borçlari artiyor.
Rant ekonomisi büyüyor.
Dis borç stogu, cari yil paritesiyle
73.3 milyar dolardan 78 milyar dola-
ra; 1991 yili paritesiyle 88.9 milyar
dolardan 76.4 milyar dolara yükseli-
yor.
Dis borç stogunun GSMH’a orani,
yüzde 42.6’dan yüzde 42.9’a yükseli-
yor.
Yillik dis kredi kullanimi, 4.3 mil-
yar dolardan 7.6 milyar dolara yükseli-
yor.
Yillik kullanilan kisa vadeli dis
borçlar 4.1 milyar dolardan 6.2 milyar
dolara yükseliyor.
Yani, kabul edilebilir seviyelerde ol-
makla birlikte dis borçlar artiyor.
Merkez Bankasi döviz rezervleri,
Ekim 1995’teki 17 milyar dolarlik sevi-
yesinden 16.5 milyar dolara düsüyor.
Dis ticaret açigi, 14.1 milyar dolar-
dan 20.5 milyar dolara yükseliyor.
Bavul ticareti dahil dis ticaret açigi,
7 milyar dolardan 9.5 milyar dolara
yükseliyor.
Yani, döviz rezervleri düsüs baskisi al-
tinda.
1994 yilinda 89.6, 1995 yilinda
98.8 olan 1987=100 bazli “Reel Kur
Endeksi”, 100.3’e yükseliyor.
Reel Kur Endeksi baska bir baza
göre hesaplandiginda halen 110.8 w’i
buluyor.
Yâni; Türk Lirasi asiri degerleniyor.
Sicak para girisi tesvik ediliyor.
Döviz krizi baskisi artiyor.
Sanayi üretim endeksindeki artis,
yüzde 12.6 dan yüzde 7.7 ye düsüyor.
Imalat sanayii kapasite kullanim
orani, yüzde 78.6’dan yüzde 78.1’e
düsüyor.
Yani, yatirim artisi azaliyor.
Istihdam düsüyor.
“TEHLIKE ÇANLARI”
ÇALIYOR
Yaman Törüner kardesimiz tehlikeyi
haber veriyor. Halki uyariyor:
Henüz, tehlikeli noktaya gelinmedi.
Ama bilhassa dövizle ilgili göstergeler
tehlike çanlari çaliyor.
En ilginci, hükümet döviz rezervlerin-
deki artisla övünürken, Merkez Banka-
si “Yüksek döviz rezervi lükstür” açikla-
masi yapiyor.
Yaz aylarinda döviz dengelerinde bir
düzelme yasanmazsa, güz aylarinda
ani döviz fiyati artislari kaçinilmaz ola-
bilecek.
Bu yazimdaki verileri Devlet Planla-
ma Teskilati’nin hazirladigi “Yapisal
Dönüsüm” kitabindan aldim ve bu kez
sadece, bardagin bos bölümünden söz
ettim.
Dogal olarak, bardagin dolu bölümü
de var.
Bazi bozulmalarin, politik ve ekono-
mik gelismelere bagli izahi da.
Ama ekonomik istikrar için, önce po-
litik istikrar gerek.
Sonra, ekip çalismasi.
“Iyimserlerin iyimserleri” ekonomiyi
böyle görüyor ise, kötümserler ne yaz-
sin?

 

Sende yorum yap