Enflasyon konusundaki karar dövizin kaderini belirleyecek

, , Sende yorum yap

IMF, Türkiye ile stand-by anlasmasini imzalamak için hükümetin 2000 yili bütçe dengelerini görmek istiyor. Çünkü bütçe dengesi hükümetin istikrar tedbirleri konusundaki niyetini (dikkat buyurunuz sadece niyetini, kararliligini degil, niyetini) ortaya koyacak. Hükümetden beklenen yüzde 25’lik enflasyon hedefi dogrultusunda gelirleri artirmak, giderleri sinirlamak. Ne yazik ki, pazartesi günü hükümetin uzmanlarla yaptigi toplantida hükümet üyelerinin enflasyonu asagiya çekmeye cesaretleri olmadigi görüldü. Demek ki, IMF ile stand-by imzalanamayacak. Hükümet, IMF bagindan kurtulunca belli memur maaslarindaki artisi yüzde 25’den yüzde 35’e tirmandirma, harcamalarda daha cömert davranma sansina kavusacak ama bu ülkenin hali ne olacak? Türkiye, 2000 yilini nasil çikaracak?
• IMF ile anlasma imzalanmayinca, döviz musluklan açilmayacak 1999 yilini, Türk Lirasi borçlanarak ve piyasadan döviz toplayip borç ödeyerek geçiren hükümet ayni seyi 2000 yilinda yapamayacak. Çünkü piyasada (1) döviz bulunmayacak (2) dövizin fiyati pahalilanacak.
• Stand-by’in imzalanmamasi karsisinda Türk Lirasi’ndan dövize yönelme baslayacak. Döviz fiyatlari yükselecek. Dövizde disariya çikis hizlanacak. Sicak döviz girisi duracak. Bunun anlami 2000 yilinda l ABD Dolari’nin , en az 1 milyon Türk Lirasi fiyati görmesidir.
• Dis krediyi bulamayan hükümet, iç borçlanmaya üklenecek. Bunun anlami faiz oranlarinin tirmanisa geçmesidir.
• Dövizde ve faizde hareket baslayinca enflasyonu yüzde 60’lar da muhafaza etmek bile güçlesir. • Vergi gelirleri düsen, harcamalari artan hükümet böyle bir tabloda ne yapacagini sasirir, Sayin okuyucularim, kaçan firsatlara bakiniz: • Eger stand-by anlasmasini imzalayabilse idik, dis kredi imkanlan nedeniyle Hazine rahatlayacak, iç borç faizini 17 katrilyon dolayinda tutabilecektik. Dis kredi musluklan kapanip Hazine iç borca muhtaç duruma düsünce ve üstüne üstlük faizler de tirmanisa geçince iç borç faiz yükü en az 22 katrilyona tirmanacak. Kamu finansman açigi büyüyecek. Borç stoku büyüyecek. • Önümüzdeki aylar Avrupa Birligi’ne üyelik konusunda Türkiye’nin durumunun tartisilacagi günler. Enflasyonu yüzde 25’lere çekme cesareti olmayan, dis kredi musluklari sonuna kadar kapali kalan, kamu finansman açigi milli gelirinin yüzde 15’ini yutan Türkiye’yi Avrupa Birligi’ne kim davet edebilir.
Sanmayiniz ki, hükümetin enflasyonu yüzde 25’e inditmeden caymasi bir seyi degistirmez. Eskisi gibi yüzde 60 enflasyon ile geçinip gideriz… Bu dönem ka- pandi. Deniz bitti. Karaya vurduk… Artik eskisi gibi
yüzde 60 ile enflasyonu sürdürme sansi kalmadi. Ne yazik ki sadece toparlanma firsati kaçmiyor, kötü gidi se kapi açiliyor. Bu durumu is çevrelerinin, bankacilarin görüp hükümeti uyarmasi hatta zorlamasi beklenir. Ama bu çevreler enflasyonun daha rahat sartlar saglayacagi bekleyisi ile tehlikeyi göremiyor.

 

Sende yorum yap