Eğitimin önemi

, , Sende yorum yap

Garanti Bankasi Egitim Müdürü Hakan Alp, 1998 yilinda Garanti Bankasi’nin egitim faaliyetlerini söyle özetliyor:
milyon $
Bankanin yillik egitim bütçesi : 4.5
Egitime katilan kisi sayisi : 14653
Yurtdisi egitimleri :61
Banka disi yurtiçi egitimler :223
Toplam egitim saati : 392680
Bir yillik is gününün egitime ayrilma yüzdesi : 3.64
Bir yillik is gününün egitime ayrilan bölümü : 13.29
Hakan Alp diyor ki, bu rakamlardan daha önemli olan “dogruluk”, “14653”lük rakamini yaklasik 9.000’i yapilan ihtiyaç analizleri sonucu, organize edilen egitimlere basvuru yolu ile katildi.
Her türlü egitim faaliyetimizde amaç, “ihtiyaçlarin analizi” sonrasinda “dogru kisiye”, “dogru egitime”, “dogru zamanda” vermek. En iyiyi, en hizli ve en düsük maliyette. Dolayisiyla egitim için degil; ihtiyaçlarin karsilanmasi için egitim söz konusu, ihtiyaç saptamada sürekli olarak is alani sahipleri ile birlikte hareket ediyoruz. Bu birliktelik egitimin verilmesi ve sonuçlarin gözlemlenmesi asamasinda devam ediyor. Aslinda yapitgi-miz sey; ihtiyaçlara! nasil karsilanacagi konusunda is alani sahiplerine “danismanlik vermek”. Bu danismanligi bazen “bildiri çikarilmasini saglamak” ya da uygulama degisimi – gelisimi önermeye kadar götürüyoruz. Egitim ihtiyacinin tanimlanmasi sonrasinda; Türkiye’de karsilamamiz mümkün degilse; ilgili grubun büyüklügüne göre yurtdisina katilimci gönderebildigimiz gibi, o egitim programini ihtiyaçlanmiz dogrultusunda yapilandirdiktan sonra, kurumumuza özel olarak da düzenleyebiliyoruz.
Arada belirlenen spesifik egitim taleplerinde de; ihtiyaç konusunda mutabakat saglamamiz halinde, firmala-nn ilan ettikleri egitim programlanna katilimci göndere-biliyoruz.
Garanti Bankasi egitim müdürü, bankanin egitime verdigi önemin ve egitim için harcanan paranin ardindaki iki itici gücün rekabet ve maliyet oldugunu söylüyor. Diyor ki, rekabet ve maliyet, aslinda birbirlerinden çok aynlmayan parçalar. Rekabet unsuru gelisip, müsteriye yönelik yaklasimlarda, farklari ön plana çikarma ya da arada fark olmadigini gösterme çabasi, kaliteyi bir zorunluluk olarak ortaya koyarken, kaliteyi daha hizli ve ucuza saglama zorunlulugunu da beraberinde getirdi. Müsteriye bekledigi hizmeti, bekledigi zamanda ve bekledigi kalitede hatasiz olarak vermek. Öncelikle, su düsünceye hak vermek lazim, insanin ise alinmasi, dogru görevde calistinlmasi, gerekli bilgi – beceri birikimi ile donatilmasini da beraberinde getiriyor. Türkiye’de bu süreç henüz yeni yeni yerine oturuyor. Islem kolay gibi
gözükse de, pek çok degerin “dogru tanimlanmasi”, standardize edilmesi ve degisikliklere hizla reaksiyon gösterecek sekilde sürekli revize edilmesini gerektiriyor. Dogru ise, dogru adami almiyorsaniz, dogru egitimi vermek mümkün olmadigi gibi, gerekli egitimi de vermiyor ya da ihtiyaçlari karsilamayan egitimler veriyorsaniz, yapilan yalnizca para ve zaman harcamaktan ibarettir. Su anda bir kismimiz bu noktadayiz, bir kismimiz dogruyu bulduk, bir kismimiz da yanlislanmizdan ögrenerek dogruya gitmeye çalisiyoruz.
Diger bankalarimizin ve diger büyük sermaye grupla-nnin egitime ayirdiklari bütçeyi ve egitim programlan-nin kapsamini bilemiyoruz.
Fakat Garanti Bankasi’nin rakamlan bir gösterge. Demek ki, kuruluslanmiz egitime giderek daha fazla önem veriyor.
Tabii ki bütçenin büyüklügü, egitime aynlan zaman önemli ama daha önemlisi egitim programlannin içerigi ve bu programlarin çalisanlann üretimine, verimine, hizmet ve üretim kalitesine etkisi. Herhalde bunun ölçümü de giderek önem kazanacak.

 

Sende yorum yap