Durum “hec de fena değil…”

, , Sende yorum yap

Benim çok çok sevdigim, çok çok hürmet ettigim bir “büyügüm” var… 1974 yilinda istanbul’a göç ettigimizden beri iyi iliskilerimizi sürdürürüz… Bu büyügüm ile sadece “vatan millet meselesi” konusulur… Tanidigimdan buyana, onbes yildir her görüsmemizde benim saygideger “büyügüm”, açik ve kesin konusur:
“-Durum hec eyi degil… Çok endise ediyorum… Ne olacak bu memleketin hali?…”
Durum Nasil?
Bakiyorum, benim saygideger “büyügümün”, karamsarligi, simdi tüm ülkeyi sarmis durumda… Hele hele, üç bes gün Türkiye’den uzaklasip tekrar ülkeye döndügünde, insan “karamsarlik çemberinde” kendini bogulacak saniyor…
Seçim döneminde muhalefet partilerinin “durum hec de eyi degil” diyerek “enkaz edebiyati” yapmalari dogaldir. : Simdi, Mesut Yilmaz (dostumuz-kardesimiz) basa geçtigi için kan ve can degistiren ANAP da “enkaz edebiyati”na sahip çikmis durumda, iktidar ile, muhalefeti ile cümle politikacilar “en-kaz'”dan sözediyor. Acaba Türkiye “iflah” olmaz bir halde” mi? Rakamlar Dogru Söyler. Ama… Ben iktisatçiyim… Ben rakamlara bakarim… Rakamlara göre neyin ne oldugunu anlamaya çalisirim… Çünkü ülkenin gelecegini rakamlar çizer… Rakamlar… Belli amaca göre saptirilmamis rakamlar…
Buraya bir açiklik getireyim: Türkiye’de bazi kisiler, politikaci – ilim adami – bilim adami – ögretim üyesi gibi çok önemli unvanlarina ragmen, oturduklari koltugun sorumlulugunu hafife alarak rakamlari “se.n-i emellerine” alet etmeye basladiklarindan bu yana insanlar rakamlardan da sogumaya basladi…
içine konulan rakami, ekrana yansitmaktan baska fonksiyonu olmayan bilgisayarlar, basta verilen rakamin toplamini vermekten baska ise yaramayan matematik denklemler bile, “Bilgisayar bu gerçegi ortaya koyuyor, ekonomik model bizi teyit ediyor” seklinde “Bozacinin sahidi siraci” misilli kullanilmaya baslan-‘ di
Bu “Bozaci”larin çarpittiklari rakamlar dogru olsa, hazirladik-lari ilim raporlar” gerçege uysa idi:
-Türkiye, dis borçtan bugüne kadar batmisti. -Türkiye için cümle dis kredi kurumlari kapilarini kapatmisti. Ihracat durmustu. Ithalat patlamisti. -Dolar 10 bin liraya çikmisti.
-Sicak, sicak ve de sicak döviz olarak bavul bavul gelen ya- banci paralar, bankalardan çekildiginden, bankalar çökmüstü.
-Merkez Bankasi’nda döviz kalmadigindan tekrar 17 sayili Türk Parasini Koruma Mevzuati’ni isletmek zorunlulugu çikmisti. -Hazine, maas ödeyemez hale gelmisti. ‘-Enflasyon orani yüzde yüzü açmis (üç haneli, gavurcasi tree digit), enflasyon dönemi baslamisti. -Bankalar çökmüstü. Falan. idi,,.. Filan idi…
Beri size hikâye anlatmiyorum… Bütün bunlar “Bozacilarin” degisik kuruluslar için hazirladiklari ve bu kuruluslar tarafindan bastirilip dagitilan raporlarinda yazili…” Manzara-i Umumiye…
Amerika’dan Türkiye’ye döndüm… “Manzara-i umumiye” söy- le:
-Körfez krizinden, Türkiye’nin yedigi tokada, dünyadaki rezil konjonktüre, Ortadogu’nun durumuna, Bati dünyasinin kotalari- na ve de hükümetlerin “ihracatçilari bosamalarina” ragmen, tem-muz ayinda ihracat geliri yüzde 27.1 oraninda artmis, ilk yedi ayda, toplam ihracat geliri artisi yüzde 11.6. : -Maas, ücret faturalari ve diger cari harcamalardaki patlamaya, seçim savurganligina ragmen, Merkez Bankasi banknot basimini sinirli tutabilmis. Geçen yil ilk sekiz ayda banknot miktari yüzde 61.8 oraninda artmis iken, bu yil artis yüzde 38.1. -Tarim ürünleri destekleme alimlarinin ve Hazine açiginin bas-kisma ragmen Merkez Bankasi yilin ilk sekiz ayinda kamuya verdigi ek kredimiktarini 5=6. trilyon lira dolayinda sinirlama;beceri- sini gösterebilmis.
-Sanayide genel olarak kapasite kullanim orani yüzde 75 dolayinda seyrediyor. Hiçbir malin kitligi yok. -Döviz bol, ikili fiyat sözkonusu degil. -Türkiye’nin dis piyasalarda kisa ve uzun vadeli borç kullanabilme imkâni devam ediyor. Kredibilitesi iyi…
-Fiyatlari yukari siçratmak için herseyin yapilmis olmasina, her hatanin icra eylenmesine ragmen, fiyat artislari yüzde 70 dolayinda…
-Turizmde beklenenin tersine en az geçen yilki düzeyde bir döviz girdisi söz konusu…
•iç piyasa fena degil. Otomobil, beyaz ve kahverengi esya satis rakamlari geçen yilki düzeyde seyrediyor. Demek ki, büyük bir problem yok.
“Manageble”
ingilizce bir deyim var “Manageble”… Türkçesi “iflah olur…”
Ters anlatimla ekonomi hiç de “iflah olmaz…” bir çizgide degil…
Bütün olumsuzluklara, bütün gayretlere ragmen “Türkiye batmiyor… Batma çizgisine gelmiyor… Gelemiyor…”
Bunu sunun için altini çizerek yazmak istiyorum… Seçimden sonra kim iktidara gelirse gelsin (dostumuz-kardesimiz Mesut Yilmaz dahil…), sakin haaa “enkaz devraldik…” türküsünü çagirarak “merhamet dilenmeye” kalkmasin…
iktidara kim gelir ise gelsin, hiç de fena olmayan, “düzeltilebilir – yöneltilebilir” bir ekonominin dümenine geçecek…
Bunu daha iyiye götürmek onun basarisi olacak..’. Daha kötüye götürmek beceriksizligini sergileyecek…
Tevfik GÜNGÖR^

@

 

Sende yorum yap